X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AYTEN DİRİER: Bıcır neden öldü?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AYTEN DİRİER: Bıcır neden öldü?

  • Giriş Tarihi: 12.6.2014

Muhabbet kuşum Bıcır, yedi yılın ardından öldü... Sırtı mavi, gövdesi beyaz tüylü, güzel gözlü çok özel bir kuştu. Kızım eve getirdiğinde iki aylıktı. Günüm onunla başlar, onunla biterdi. Uyanır uyanmaz salona koşar, kafesin üstündeki örtüyü kaldırıp, "Günaydınım, güpgüzelim Bııcırcanım" diyerek onu salardım. Sevinç çığlıkları atarak evin içinde birkaç tur atar, ardından omuzuma konardı. Pencerelere tel taktırıp, ev içinde özgürce hareket etmesini sağlayınca, ailenin bir ferdi olarak banyodan yemek masasına kadar bize eşlik ederdi. Bilgisayarın başına veya omzuma tüner yazılarımı izlerdi. Kızım veya oğlum geldiklerinde sevinçten çoşardı. Kızımın kıvır kıvır saçlarına konunca; "cici Ece" ile başlar, habire bir şeyler anlatırdı. Tekerlek gıcırtısından oğlumun gelişini anlar, kafesinde sevinçle öterdi. Kapı açıldığında, füze hızıyla omuzuna konardı. Umut'un mırıl mırıl konuşmalarını dikkatle dinlerdi. Gittiklerinde ise hüzünlenir, tüneğinde başını kanatlarının arasına gömerdi. "Babacım!" diye seslendiği eşimden çekinir, göğsüne konup konuşmasını hayranlıkla dinlerdi. Evimize gelenlerin onunla ilgili mutlaka bir anısı vardı. Barometre gibiydi, mevsim değişikliklerinde hemen etkilenirdi. Kendimi çok yorgun hissettiğimde, ona bakar tünekte bezgin duruyorsa mevsimsel deyip, geçerdim. Yaz dışında ince kalın örtülerle üstünü örter, vücudunu kontrol eder, kaşındığında ilaçlardım. Günüm üzerini örtmekle sona ererdi.

KARNINDAKİ ŞİŞLİK

Onunla anılarımızı çocuklar için yazmayı düşünürken, karnının alt kısmındaki şişliği gördüm. Arada kuyruğunu titretmek dışında tavırlarında bir değişiklik yoktu. Eşim kanser olduğunu söyleyince, oğlum veterinere götürdü, şişlikteki iltihap boşaltıldı. Döndükten sonra yorgun, ama rahattı. Suyuna belirtilen oranda antibiyotik damlattık. Koluma kondu, dirsek kıvrımımda göğsüme yaslandı. Uzun süre öyle kaldıktan sonra kafesine girip, yeminden yedi. Akşam yemeğini hazırlarken, yine yemlikte gördüm. Dışkısı süt beyaza dönmüştü. Antibiyotik ishali dedim. Bir ara yine baktığımda kafeste görünmüyordu. Etrafı kolaçan ettim yok! Kafese koştuğumda dibinde mecalsiz kıvrandığını gördüm. Suyuna baktım epey eksiltmişti. Hemen elime aldım, birkaç kez titredi. Okşayıp öptüm, baktım kanatlarını hızla açtı, çırparak uçmaya çalıştı. Ardından avucuma yığıldı. Gözlerini iri iri açtı, bana baktı baktı, açık gözlerle ebedi uykusuna daldı. Hıçkırıklar içinde kafese koydum. Sabah olunca peçeteye sarıp, ağacın dibine gömdüm. Soma özümüzü yakmıştı, Bıcır'ın ölümü acımı katmerlendirdi... Günlerce gözyaşım dinmedi. O şişlik neden olmuştu? Ona iyi bakıyordum, konduğu yerleri kontrol ediyordum, iltihabı nereden kapmıştı?.. Kuşkularım farklı yerden, açıktan alınan yemde odaklanıyordu. Okuduğum bir haber sorularımın yanıtı oldu!

DENETİM ŞART
Entegre tavuk tesislerinde çabuk büyüsünler diye ilaç verilen tavuklar kansere yol açıyor. Kuluçka süresi 17 güne inen tavuklar kesilmediklerinde kendiliğinden 45 günde ölüyorlar. Çünkü vücutlarını tümör sarıyor... Yemden tavuğa, ondan insana... Menhus hastalığın çığ gibi artmasının baş nedeni ilaç endüstrisi...
Bıcır'ın yemi de ilaçlıydı demek... Yalnız yemler değil, meyve-sebzelere de aynı şeyi yapıyorlar. Daha 2000'ler öncesinde bu konuya dikkat çekilmişti. Ehil eller uygulamayınca yalnız hayvanların değil, insanların da sağlığı tehdit altında... Bu konuda denetim şart! İri ürünler yerine, ufak organikleri seçersek üretici de dikkat etmek mecburiyetinde kalır. Can dostlarınız daim, sağlığınızın iyi olsun!

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.