X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Körfez temizliğine Haliç örnekli çözüm
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Körfez temizliğine Haliç örnekli çözüm

  • Giriş Tarihi: 28.6.2014

İzmir'in kabusu haline gelen Körfez için çözüm önerisi bulundu. Başbakan Erdoğan'ın Belediye Başkanlığı döneminde Haliç projesinde görev alan eski Çevre Koruma Daire Başkanı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, "Basit yöntemlerle İzmir de sonuca gidebilir" dedi

İzmir'de son günlerde Körfez'e dökülen bazı dereler ile yağmur suyu kanallarının kokması nedeniyle insanlar burnunu tutmadan bu bölgeden geçemezken, yıllar önce benzer bir durum İstanbul'da bataklığı andıran Haliç'te yaşanmıştı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın belediye başkanlığı döneminde başlatılan temizleme projesini yürüten o dönemin Çevre Koruma Daire Başkanı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Haliç ile ilgili yapılanları ve İzmir'de kokuyu önlemek için gereken çalışmaların neler olabileceğini Egeli Sabah'a anlattı. Türkiye'de ilk kez çamur taramasını Haliç'te yaptıklarını anlatan Öztürk, "Haliç'te 4.5 milyon metreküp çamur taraması yapıldı. İzmir'de bu tip çalışmaları yapacak. Kirletici kaynakları belirleyecek. Çamurun özelliğini belirleyecek. Çamuru nasıl bertaraf edeceğini ortaya serecek. Bunların hepsini yaptıktan sonra sorunlar hallolur. Proje süresi uzun sürüyor fakat uygulama kısa sürede bitiyor. 3.5 senede bütün işlemi bitirmiştik. Haliç'in etrafında tüm sorunlar çözüldü. Artık Haliç'in etrafında çok modern binalar yükseldi" dedi.

KAYNAĞI TESPİT ETTİ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde 1994-2002 yılları arasında Çevre Koruma Daire Başkanı olarak görev yapan ve şu anda da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı olan Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bir zamanlar bataklığı andıran ve kötü kokusu nedeniyle yanına yanaşılmayan Haliç'i özlenen günlerine nasıl kavuşturduklarını anlattı. Haliç'te ilk olarak mevcut durumun tespitini yaptıklarını belirten Prof. Dr. Öztürk, kirletici kaynakları da tespit ettiklerini ifade etti. Sonra Haliç'i bataklık haline getiren çamurların ve atıkların mevcut durumunu incelediklerini söyleyen Öztürk, "Bunu yaparken İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Gebze İleri Teknoloji Enstitüsü'nden toplam 23 öğretim üyesi ile beraber çalıştık. Durum tespiti çalışması yaklaşık 1.5 sene sürdü. Bu çalışmalar bittikten sonra Haliç'te ne kadar çamur olduğu da belirlendi. Haliç'i kirleten atık suların nasıl kolektöre bağlanacağı ve nasıl uzaklaştırılacağı, nerelerde arıtma tesisi kurulacağı belirlendi. Bunları ortaya koyduktan sonra ilk etap olarak bataklık haline gelen Haliç'in çamurunun taranması ile ilgili çalışma yapıldı" dedi. Haliç'teki 4.5 milyon metreküp çamurun çıkartılması için ihaleye çıkıldığını anlatan Öztürk şöyle devam etti: "Haliç'in taranan çamuru pompalarla yaklaşık 3.5 kilometre uzaklıktaki çamur barajına verildi. Şöyle düşünün. Nasıl Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederken kızaklarla gemileri taşıdı. Biz de çamuru borularla, pompalarla 3.5 kilometre uzaklıktaki çamur barajına bastık. Katı maddeler orada kaldı. Çamur barajına bacalar koyduk. Bacaların içinde filtre edilen sular da Haliç'e geri geldi. Katı madde kaldı. İçindeki suyu drenaj sistemiyle geri aldık. Çamurlar orada kaldı, çamurun içindeki suyu Haliç'e geri verdik. 1.5 yıl projesi sürdü. 8 ay gibi kısa süre içerisinde Haliç çamurdan temizlendi."

ARAŞTIRMAYLA BELİRLENDİ
Çamur temizlenmeden önce Haliç'te tarama yapılan yerlerde derinliğin sıfır olduğunu dile getiren Prof. Dr. Mustafa Öztürk, "Tarama yapıldıktan sonra kıyıda derinliği 2 metreye, ortada ise derinliği 5 ile 6 metreye kadar çıkardık. Şimdi Haliç eski günlerine geri geldi ama baktık Haliç yine de çözülmüyor. Haliç'te sıkıntılar devam ediyor. Bunun üzerine nedenlerini araştırdık. 'Devam eden bir nedeni var' dedik. Yaptığımız araştırmaya göre Haliç'in uç noktasına kadar Boğazdan günde ortalama 11 milyon metreküp su girmesi lazımdı. Normalde Haliç'in doğal yapısı bu aslında. Taze suyun girmesi gerekiyor" diye konuştu.

YOSUN OLUŞTU KEFAL KAYNADI
Bir süre sonra yosun oluşmaya başladığını belirten Öztürk, şöyle devam etti; "Yani 'ben temizleniyorum' haberini verdi. Daha sonra kefal balığı kaynamaya başladı. Oksijen değeri yükselmeye başladı. Ama bu arada bir iş daha yaptık. Haliç'i kirleten sanayi tesislerinin bazılarını kapattık. Bazı sanayi tesislerinin atık sularını kolektöre bağlattık. Atık su nerede Haliç'e geliyorsa onları kolektöre bağlattık. Haliç'e atık su girmesini de önledik. Bunun sonucunda bugün Haliç bildiğiniz gibi kaliteli bir su haline geldi. Durgun sularda bir özellik vardır. Zaman zaman Haliç taranıyor. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Türkiye'de de bu tip bir taramayı ilk kez biz yaptık. 4.5 milyon metreküp çamur taraması yapıldı. Bu teknolojiyi Türkiye'ye getirdik. Şu anda bu teknolojiyle Türkiye'de ilgilenilmeye başladı. 3.5 senede bütün işlemi bitirmiştik. Haliç'in etrafında tüm sorunlar çözüldü. Artık Haliç'in etrafında çok modern binalar yükseldi."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.