Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ZEKİ HOZER: Madde bağımlılığı

Giriş Tarihi: 8.7.2014
Son günlerde, orijini Çin olmakla birlikte Japonlar tarafından bir sanat dalı haline gelen minyatür ağaç yetiştirme tekniği 'Bonsai' ismi ile ironik olarak anılan, sentetik uyuşturucu maddelerinin kullanımı konusu sıklıkla gündeme gelmekte. Esasında, satın alma kolaylığı nedeni ile alkol tüketimi çok yaygın bir toplumsal sorundur ancak esrar, kokain ve LSD gibi etken maddeler ile diğer uyuşturucu ve keyif verici ilaçların kanunsuz kullanımı ve toplumda yaygınlığı da giderek artmaktadır. Uyuşturucu, yasal olarak, bulundurulması ve satılmasının yasaklandığı narkotik-psikotrop maddeler için kullanılan bir terimdir. Bu grupta zikredilen alkol kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Afyon ve esrar gibi maddelerin ağrı dindirici ve uyuşturucu olarak kullanılması ise Milattan Önce 16.yy'a kadar uzanmaktadır. Sümer ve Asur tabletlerinde ve kabartmalarında bu maddeler tanımlanmıştır. Bu kültürlerden Antik Yunan dönemine aktarılan maddelerden afyon bitkisi eski Yunan rüya Tanrısı Murpheus'un sembolüdür.

EGE İKİNCİ SIRADA
Hemşerimiz Homerus, Odessia adlı eserinde bu preparatı 'alırsın ilacı göz pınarın kurur, akan gözyaşın durur, öldürülse sevdiklerin umursamaz olursun' şeklinde anlatmıştır. Hipokrat ise Histeri adlı eserinde aynı bitkiden ağrı ve sızıların giderilmesinde kullanılabileceğinden bahsetmiştir. Kokain ise insanlığa, ne yazık ki Peru yerlilerinin mirasıdır. Koka yaprağı çiğneyerek dinç olmaya çalışmak yaygın kültürleri idi. Tüm bunlara, yakın çağlarda sentetik uyuşturucular eklenmiştir. Madde bağımlılığı başlığı altında gruplandırılan sigara içiciliğinin nüfusa oranları maalesef yüzde 30'lara ulaşmıştır. Hatta Ege Bölgesi için bu oran yüzde 32.6'lardadır. 13-18 yaş grubunda özellikle ergen grup için en iyimser tahmin yüzde 19.5'dur. Alkolde ise, kullanım oranı Türkiye genelinde yüzde 13.3'dür. Ege Bölgesi'nde rakam yüzde 19.2'dur ve en yüksek ikinci bölge anlamına gelmektedir. Bu oranların tetiklenmesinde en büyük etken aile yapısı ve sosyal etkileşimlerdir. Örneğin ailesinde bir şekilde huzursuzluk ve sorun olan gençlerin yüzde 54'ü sigara, yüzde 37.5'u alkol ve yüzde 6.8'i esrar kullanmaktadır. Alkol tüketimi kişi başına 15.5 litre iken ülkemizde bu oran 1.4 litredir. Avrupa kıtasında her yıl 600.000 kişi alkolün neden olduğu hastalıklar yüzünden ölmektedir ve Avrupa genelinde 500 milyar dolar harcanmaktadır. Toplumumuzda öncelik gençlik gibi risk gruplarının korunması ve yasal düzenlemeler, kontrol ve denetlemeler ile yukarıdaki oranların aşağıya çekilmesidir.

DENETİMLER ARTMALI
Medya desteği ve kampanyalar ile bu etki kuvvetlendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki alkol, uyuşturucu kadar tehlikelidir ve kolay ulaşılması en büyük riskdir, genelde de bira gibi hafif alkollü içeceklerle başlar. Alkolizm, aile ve toplum yapısının bozulması ve ülke ekonomisine tedavi ve işgücü giderleri de dahil olmak üzere 10 milyar doları aşkın külfeti ile ciddi bir kalemi oluşturmaktadır. Türkiye'nin içinde bulunduğu Balkan rotasında güvenlik güçlerince yakalanan 30 tonu esrar, 15 tonu eroin olmak üzere toplam uyuşturucunun yüzde 52.6'sı ülkemizde ele geçirilmiştir. Nihayetinde büyük, genç ve dinamik nüfus yapısı ile Türkiye, tütün ve alkol tröstlerinin ve uyuşturucu kartellerinin hedefinde yer almaktadır. Bu durum her geçen gün toplumumuz adına tehlikeyi büyütmektedir. Öncelikle gençlerimiz olmak üzere tüm toplum gruplarının korunması için daha sıkı yasal düzenlemeler ile kontrol ve denetim mekanizmalarının oluşturulması öncelik arzetmektedir.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
ZEKİ HOZER: Madde bağımlılığı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz