X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Down sendromundan hiç yılmadı, üniversite bitirdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Down sendromundan hiç yılmadı, üniversite bitirdi

  • Giriş Tarihi: 13.7.2014

Ayçe Deniz Karagöz, down sendromlu olmasına rağmen hayata tutundu. Normal sınıflarda eğitim gördü. İzmir Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünden mezun oldu. Şimdi de iş arıyor

Ayçe Deniz Karagöz, dünyalar güzeli bir down sendromlu. Bizlerden farkı, fazladan bir kromozomunun olması. Bir de kocaman ama kötülüğe sızacak yer bırakmayacak kadar sevgi ile dolu bir kalbinin, sürekli gülen bir yüzünün olması. Bu masum farkları yüzünden Deniz doğduğu günden itibaren hep yalnız kaldı. Annesinin en yakın arkadaşları bile çocuklarının onunla arkadaşlık yapmasına izin vermedi. Öğretmenler okutmak istemedi, o güleç yüzüyle yaklaşmaya çalıştıkça arkadaşları ondan korkup kaçtı. Annesi Seray İlkmen'in hayatı, bu yüzden hep mücadele ve gözyaşı ile geçti. İnat etti, en az Deniz kadar gayret etti, onu hep normal sınıflarda okuttu. Arkadaşları ne çalışıyorsa, Deniz de aynısını çalıştı, aynı sınava girdi. Türkiye, Deniz Ayçe Karagöz'ü, üniversite bitiren down sendromlu genç kız olarak tanıdı. İzmir Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümünü bitiren Deniz, bugünlerde hem yaz okuluna gidip notlarını yükseltmeye çalışıyor hem de iş olanaklarını araştırıyor. Deniz'i çok yormamak için konuştuğumuz Seray İlkmen, yalnız yıllarını, üzüntülerini, çabalarını, beklentilerini, Egeli Sabah okurları için anlattı.

Deniz Türkiye'deki down sendromlu ilk üniversite mezunu mu?
- Sanırım iki tane daha var. Kuaförlük bölümünü bitiren bir kızımız Adana veya Mersin'de, bir de İstanbul'da sanıyorum. Ayrıca, TBMM kütüphanesinde çalışan downlı bir çocuğumuz var.

Deniz'in downlı olduğunu öğrendiğinizde ne hissettiniz?
- Eskişehir'de doğum yaptım. Orada Tatar çoğunlukta. Doktorlarımız "Sizin ailenizde Tatar var mı" dediler. Hayır cevabını alınca, başladılar kan tahlilleri almaya.

"SEFERBER OLDUK"
Kabulleniş ne zaman oldu?
- Ben 3 ay sonra toparlandım. "Hiç kimseyi suçlamanın anlamı yok. Ne yapabilirim" dedim. O andan itibaren, Eskişehir'de ne kadar tıp ile ilgili kütüphane varsa, pediatri kitaplarını okumaya başladım ne yapabilirim diye. Ondan sonra, çocuğumun zeka seviyesini nasıl artırabilirim dedim. Gıdasına çok dikkat ettim. Beyin gelişimi için halkaları geçirmesi gerekiyor, kutuları üst üste koymak gerekiyor, hepimiz seferber olup yaptırdık. Elimden geldiğince anne sütü vermeye çalıştım. Sonra Anadolu Üniversitesi'nin özel eğitim bölümünde özel öğretmenden eğitim aldı.

Problem yaşadınız mı?
Hem de nasıl. Okula başladık, yaşantımızda her şey allak bullak oldu. Çocuklar tepki gösterdi, öğretmeni istemedi. Bunu isteyen, ona gerekli eğitimi verecek bir öğretmene ihtiyacımız vardı. 19 Mayıs Ortaokulu'nda Mücella Hanım kabul etti, kızım, diğer çocuklarla beraber, Mart ayında okumayı söktü. Deniz 5. sınıftayken İzmir'e tayin olduk. Öğretmen bulduk ama veliler bizim hakkımızda imza topladılar. Biz hep mücadele ettik. Ortaokulu bitirince, Kız Meslek Lisesine geçti. Orada da başta problem oldu. Sonra düzeldi.

Lise çocukları büyük. Artık tepki vermiyorlardır...
- Vermezler mi? Konuşmuyorlardı. Arkadaşlık etmiyorlardı. Hayatımda en çok kırıldığım noktalardan biri, Büyük kızım Milas'taydı, yanına gittik. Spora gidiyor, "Deniz de benimle gelsin" dedi. Ben de gittim. İlk derste sorun yoktu, ikinci derste bir bayanla çocuk geldi. Bir süre sonra çocuk, "Ben bu kızı istemiyorum, korkuyorum bu kız gitsin" diye ağlamaya başladı, susmuyor. Ben sinirlendim. Toplumun bakış açısı bu.

Meslek lisesinin hangi bölümünü bitirdi?
- Yiyecek içecek bölümünden mezun oldu. Oraya kaydettirdiğimizde beni çok ağlattılar. Burada "Yapamaz" dediler. Toplumun bilinçaltına sanki bir korku yerleştirilmiş.

Okuduğu sürece farklı bir eğitim mi verildi Deniz'e?
- Diğer çocuklara ne yapılıyorsa aynısı. Farklı hiçbir şey uygulanmadı. Diğer çocuklardan hiçbir farkı yoktu.

TATİL İYİ GELDİ

Deniz üniversiteyi burslu okumuş...
- Aslında yüzde 50 burslu kazandı ama Rektör Bey, bursunu yüzde 100'e çekti. Okulu 34 öğrenci arasında 17. sırada bitirdi.

Üniversite hayatında mutlu muydu?
- Ben Deniz'i, "Üniversite hayatı, arkadaşlıkları çok güzel. Sen de yaşamalısın" diyerek büyüttüm, ama üniversitede hazırlığa başladığında da bir yalnızlık hissetti. Arkadaşlarıyla okul gezisi oldu, Asos'a gittiler kalmalı. Arkadaşlarıyla gidip orada kalmak, müthiş bir moral getirdi.

İş bağlantısı da kurdu mu?
- Bize yakın olduğu için havaalanında çalışmak istiyor. Biraz zor ama deneyeceğiz.

AYRI EĞİTİM GÖRMELİLER
Devletten ne istiyorsunuz?
- Bu çocukların taklit yetenekleri çok fazla. Bu nedenle normal çocukların içinde olmaları gerekiyor. Maalesef Milli Eğitim özel eğitim alt sınıfı açıyor. Bu sınıfta, serebral yetmezliği olanı, otistik olanı, downlısını bir araya koyuyor. Bir araya koyduğunuz takdirde bu çocuğun gelişimi geriler. Toplum sahip çıkmıyor aslında. Kimse sahip çıkmıyor. Otistik ve down sedromlu arasındaki farkı bile bilmeyen öğretmenler var. Bizler bu kadar şey yapmak için çabalarken toplumun da bunları kendi aralarına almasını istiyoruz.

Evde kendi başına idare edebilir mi?
- Edebilir. Her işini kendisi yapabilir. Yemeğini yapar, karnını doyurur. Gidip marketten alışverişini yapar. Kuaföre kendi başına gider gelir. Spor merkezine gidiyor, sporunu yapıp, eve geliyor. Anneannesi rahatsız. Demansı var. Deniz onun ilaçlarını takip edip, içeriyor.

Evlenmesini ister misiniz?
- Onlar da normal insanlar gibi birtakım şeyleri hissediyorlar. Aşık olabilirler. Bizler gibiler. Hiçbir farkları yok. Bu konuda katı değiliz anlaştığı biri olursa evlenir ama bazı şeyler çok zor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.