X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sözünün eri olmak işte böyle bir şey
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sözünün eri olmak işte böyle bir şey

  • Giriş Tarihi: 29.7.2014

Genç yaşta babasına verdiği sözü tutmak için kolları sıvayan EGEBETA'nın kurucusu Gafur Alişer, sıfırdan başlayıp başarıya uzanan iş hayatını anlattı. Otomatik kapı sisteminde zirveye tırmanan Gafur Alişer, siyasete de göz kırptı

Gafur Alişer, Diyarbakır'ın, karda kışta elektriği kesildiği zaman 3 ay gelmeyen Çüngüş ilçesinde doğdu. Başka kurtuluş yolu olmadığı için, Çüngüş'ün çoğu genci gibi okudu. Ancak henüz ortaokul öğrencisiyken sırtına yüklenen aileyi kurtaracak çocuk ağırlığı ile diğerlerinden hep daha fazla çaba gösterdi. Parasız gittiği İstanbul'da geçici iş olarak başladığı otomatik garaj kapısı satışı, ona başarı kapılarını açtı. Babasına verdiği sözü yerine getirmek için, çok daha kolay büyüyeceği İstanbul yerine, İzmir'e yerleşti. Zorlukların ardından, otomatik kapı sistemlerinde zirveye tırmanan Gafur Alişer, Türkiye'nin ilk fotoselli yerli kapısını üretti, son olarak da Türkiye'nin ilk ve tek otomasyon yapı marketini açtı. Bence ileride siyasette göreceğimiz EGEBETA'nın sahibi Gafur Alişer ile 5 bin metrekare kapalı alanı olan yapı marketindeki ofisinde konuştuk.

Nerelisiniz?
- Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde doğdum. Nüfusu 5 bin ama okuma oranı çok yüksek diğer ilçelerine göre. Benim küçüğüm veteriner, büyüğüm öğretmen, amcamın oğlu doktor, mühendis. Çünkü okumaktan başka çaremizin olmadığını gördük.

Neden inşaat mühendisliği?
- Dayımın oğlunu çok severdim, o inşaat mühendisiydi. Başka cevabı yok. Liseyi Diyarbakır'da bitirdim. Orada niye oldun, nasıl oldunu anlatacak kimse yoktu. Balıkesir inşaatı bitirdim. Çok yüksek puanım vardı. İTÜ'de okuyabilirdim ama dayım Balıkesir'deydi. İstanbul'da okuyacak paramız yoktu. Aynı anda 3 kardeş üniversite okuyorduk. Babam demirciydi. Üniversiteye başladığımda 16 yaşındaydım. Banka hesabı bile açamadım. O yüzden de dayımın yanında okumam iyi oldu.

Okul bitince mi İzmir'e mi geldiniz?
- Hayır, Diyarbakır'a döndüm. Karakaya Barajı'nda staj yapmıştım. Okulu bitirdim, orada çalışmaya başladım. Ancak bir yıl sonra iş bitince, tekrar iş aramaya başladım. 91-92 yılları zor yıllardı. DSİ'de iş yok, Karayolları'nda iş yok, tam geminin eksiye gittiği dönemde. Dayım, "ENKA'da iş var" dedi, atladım İstanbul'a gittim. O zaman 22 yaşındayım. Her şeyde anlaştık, bir hafta sonra Azerbaycan'a gideceğim, dolarla maaş ödeyecekler, ben daha doları görmemişim ömrümde. Tam formu imzalayacakken, askerlik yapmadığım ortaya çıktı. Görüştüğüm kişi, "Git askerliğini yap, söz ben döndükten sonra sana iş bulacağım" dedi. "Askerlik kararı aldırsam bile 6 ay sonra çıkar. Ben o arada ne yapacağım" dedim. Bir arkadaşını aradı. Hiç araba kullanmamışken iyi şoför olduğumu, hiç bilmediğim İstanbul'u iyi bildiğimi söyleyerek beni telefonda işe soktu. Almanya'dan otomatik kapı distribütörlüğü almışlar, askere gidinceye kadar onu tanıtmamı istiyordu. Ben daha hayatımda otomatik kapı görmemişim. İlk gün bir yere gönderdi. Alarko'nun Alsit Villalarıymış. Patronun kızı diye birisini gösterdiler uzaktan. Yanına gidip, garaj kapısı sattım ona. Hayatımda ilk işim, Leyla Alaton'a kapı satmak oldu. Çaprazında da bir galerici var ona da sattım, o da Kadir Has'mış. Sonra bir başkası, o da Dinç Bilgin'miş. Şaka gibi ama hiçbirini tanımadığım için bana bir şey ifade etmedi.

KADER BENİ KAPICI YAPTI
İşi kolay yapıyorum, çünkü rakip yok, ben sadece tanıtıyorum. Patron bir gün, "Bir ihale var, alırsak sana 10 bin mark pirim, ancak askerliği tecil ettireceksin" dedi. Bahçeşehir Villaları ihalesi bize kaldı. 500 kapı dile kolay. Askerliğe kadar diye girdiğim işte, iki dönem bakaya kaldım. Askere giderken 30-35 bin markım birikti. "Kapı"nın kapısı bana böyle açıldı. Kader beni kapıcı yaptı. Ailemin, kardeşlerimin kaderi otomatik kapıya kilitlenmiş durumda.

16 YAŞIMA KADAR DEMİR DÖVDÜM

Babanızın yanında demircilik yaptınız mı?
- Babamın yanında üç kardeş de çalıştık çocukken ama ben daha çıraktım onların yanında. 16 yaşıma kadar demir dövdüm. Babam orta 2'de takdirname aldım, bana "Gafur, müteahhit olacak, bizi kurtaracak" dedi.

Müteahhitlik eşittir çok kazanmak mı?
- Tabii onun için para kazanacak, bizi kurtaracak. Aslında müteahhitliğin okulu yok ama babam öyle düşünüyor. Babamın orta 2'de bana söylediği bu söz, bizi İzmir'e getirecekti.

Neden İzmir?
- Akrabaların tamamı İzmir'e göç etmiş. Teyzeler, dayılar, ciddi akrabalarımız var Çüngüş'ten. Babam bana bir misyon yükledi. "Gafur bizi kurtar." Bodrum beni 96'da iyi tanır. Kuşadası tanır, ama İzmir tanımazdı. Yeni gelmişim. Türk Koleji mezunu musun? Hayır, EGİAD üyesi misin? Hayır. O günleri unutmam. Ancak şimdi de fanatik EGEBETA'cılar var.

İSTEDİĞİ NOKTAYA GELDİ
İzmir'e de teşekkür etmem lazım. Ben Balıkesir'de okurken veya başka küçük illere baktığımız zaman Güneydoğu'dan göç eden nüfusun çok kabullenilmediği yerler de var. Ben İzmir'in demokratik yapısı sayesinde hiç dışlanmadım. Hiçbir İzmirli bana sen doğulusun, Kürt'sün, Türk'sün diyerek önyargılı olmadı. Tabii biz de bunu hiç kötüye kullanmadık.

İşinizde kaç yaşında iyi noktaya geldiniz?
- 33 yaşında. O yaşımda da evlendim. Ben, "Anne babama ev almadan evlenmeyeceğim" dedim. "1000 kişilik yemekli düğün yapacağım" dedim. Diğer kardeşlerim yapamamıştı. Bizim aile anlayışımıza göre geç yaşta evlendim ama aile geniş, Çüngüşlüler Derneği'nde kayıtlı 300 haneyiz. Dilediğim gibi evlenmek için beklemek zorundaydım. "Allahım bana öyle eş ver ki hem kültürlü olsun hem de ben işimi yapmak istemiyorum desin kendiliğinden" derdim. Herkesin kızını gösterdiler 2 yıl. Gösterdikleri kızların biri, üniversiteyi kazanmak üzere. "Bu da olur mu hiç çok küçük" dedim. Eşim ekonomi üniversitesini kazandı. Ben arkasında oturuyorum. Dersten çıktıklarında bile birbirimizi görüyoruz, oldu evlendik. İlk sene üniversiteye devam etti hazırlıktı, okumayı da pek sevmiyor. Anadolu lisesinde bıkmış 2. sene, "Gafur gitme desen de gitmesem" dedi. "Donduralım, 3 sene sonra git" dedim, bir yıl sonra Şeva'mız, 2009'da Tümer'imiz oldu. Dolayısıyla okuyamadı. Her istediğim gerçekleşti.

Hayatınızdan memnunsunuz...
- Evet, memnunum. Bir daha dünyaya gelsem inşaat mühendisi olurum. İnşaat mühendisi adam, iş bitiricidir. Evliliklerinde bile en az üzen erkektir diyorum. Çünkü şantiyeciliği biliyor. Çok pimpirikli olmamayı biliyor. Titizliğin sınırlı. Dünyaya bir daha gelsem, aynı eşimle evlenirim. İşimi de aynen tercih ederim. Bu iş çok insana dokunmamı sağladı. 55 ilde bir yarışma yapalım, 55 telefon açacağım, "Yarım saat içinde hükümet konağına git, EGEBETA diye bağır" diyeceğim, hepsi yapar. Böyle bir Gafur Alişer, böyle bir EGEBETA izi var. Bu illerde beni havaalanında karşılayacak en az 4'er arkadaşım var.

İZMİR SEVGİSİ
İzmir'de olmaktan mutlu musunuz?
- Hani hep derler ya "Yaşlanınca İzmir'e gideceğim" diye. Biz şanslıyız. Yaşlanmadan burada yaşıyoruz. Bize imreniyorlar. İzmir'de tutunmak zordur ama tutunduğunuz zaman hayat çok güzeldir.

Bundan sonrası için sizi ne mutlu eder?
- Burada 130 kişi çalışıyor, aileleriyle birlikte 500 kişi eder. Bundan sonra burada çalışan 5 bin kişi de olsa, beni fazladan mutlu etmeyecek. Ben 40'lı yaşlardayım, hep işimde bir yerlere gelebilmek için mücadele verdim, hala da veriyorum. Ancak 50'li yaşlara geldiğimiz zaman, felsefi olarak yapmak istediklerimi yapacağım. Yapılmayanlar var.

TAM BİR İŞKOLİK

Bundan sonra daha topluma dönük işler yapmak istiyorum. Tam bir işkoliğim. Hep işimin rayında gitmesi için çalıştım. Ben iyi bir örneğim. Bir insan hem Diyarbakırlı olup hem vatan deyip hem bayrak deyip hem yer sofrasında oturup hem kalamarı, karidesi biliyorsa, bir örnektir.

Siyasete girmeyi mi tarif ediyorsunuz?
- Doğu-Batı arasında köprü olmak, topluma dönük işler yapmak istiyorum dediğimde bunun adı siyasetse, 50 yaşımdan sonrası siyasettir. Sokakta ben su, ağabeyim ayran sattık. Hep ağabeyimin kitaplarıyla okudum. Hiç kitap kokusu alamadım.16 yaşıma kadar demir dövdüm. Yaşadığım yerde elektrik kesilir, 3 ay gelmezdi. Birbirimizin eskisini giyerdik. Bunları hep yaşadım. Ben çok çektim demek için anlatmıyorum bunları. Ben neyden korkacağım? Daha ne olabilir ki? Yaşadıklarım bir zenginlik. Gafur, bir şeyler daha ne yapabilirimin peşinde. Bir şey bilip susmak kadar zor şey yok. Bozuklukları daha konuşabilen, daha arabulucu olabileceğim pozisyonda olmak istiyorum.

İş hayatınıza yönelik planlarınız ne?
- EGEBETA bir marka. Otomasyon ile ilgili grubu tamamladığını düşünüyorum. Bundan sonra bir gayrimenkul danışmanlığı hayalim var. Şu an onu yapıyorum zaten.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.