X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Özgür KAYNAR: Başkan Soyer'e teşekkürlerimle
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Özgür KAYNAR: Başkan Soyer'e teşekkürlerimle

  • Giriş Tarihi: 6.8.2014

Yaz mevsiminde, meyve ve sebzenin en lezzetli olacağı dönemdeyiz. Gel gör ki ne domatesin tadı var ne karpuzun ne de diğerlerinin. O eski lezzet ve kokudan eser kalmadı. Domates diye kesip portakalı andıran görüntü buluyorsunuz. Karpuzda uzunca süredir görüntü var, tat yok; bir garabettir gidiyor. Nedeni ise laboratuvar ortamında geliştirilen tohumlar. Tarımda verimliliği artırmak, ürünlerin de raf ömrünü uzatmak gayesiyle genleriyle oynuyorlar tohumların. Doğal döngüdeki gibi tohumdan yine tohum elde edilmesine engel olmak amacıyla da genetik şifreler kodlayıp kısırlaştırıyorlar. Kısır tohumların ürünü o yediğimiz domates, salatalık ve biberler! Hangi zamanda hangi hastalığa yakalanması gerektiğini laboratuvarda programlıyorlar. O hastalıkların ilacı da zaten yine onlardan. Önce hasta edip sonra iyileştiriyorlar anlayacağınız, paraya da para demiyorlar bu arada. Tohum ve tarımsal ilaç maliyetlerinin yüksekliği yüzünden bir türlü ucuzlamıyor meyve-sebze. Lezzetsiz o ürünlere dünyanın parasını veriyoruz, asıl parayı ise tohum üreticileri kazanıyor. Dilimize doladığımız, "Aracılar kazanıyor" tarım efsanesini asıl hak eden onlar. Tarımı esir alan, biz tüketicileri lezzetten yoksun bırakan o tohum şirketlerinin büyük bölümü de Gazze'ye ölüm yağdıran İsrail'den ne yazık ki! Neresinden bakarsan elle tutulacak yanı yok. Bu garabetten kurtulmanın yolu yerli tohumdan başkası değil...

TOHUM BANKASI

Atalarımızın asırlardır kuşaktan kuşağa taşıdığı, bu toprakların nimeti, özlediğimiz lezzetin kaynağı o tohumların kullanılması şart. Endüstriyel tohuma adeta bağımlı kalan çiftçileri, özümüze döndürmek için verilen mücadelenin başlangıcına tanıklık etmiştim 3 yıl kadar önce. Seferihisar Belediyesi, Tohum Takas Şenliği'yle, yerli tohumları bulup yaygınlaştırmayı hedeflemişti. Aradan geçen sürede İzmirimizin o küçük ilçesinde geleceğe bırakılacak belki de en değerli miras olacak tohum bankası kuruldu. Yerli tohum kullanmayı özendirme amaçlı şenlikler de ülke genelinde yaygınlaştı. Genleriyle oynanmış, biyolojik silahtan farksız o hibrit tohumların nasıl bir tehlike olduğunun farkına çoktan varıp böylesine tarihi bir adım atan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer'e teşekkür borcumuz var. Milli hizmet işte budur...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.