X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ÖZGÜR KAYNAR: 'RES't
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ÖZGÜR KAYNAR: 'RES't

  • Giriş Tarihi: 10.12.2014

Termik santral olmaz, bacalarından zehir saçıyor... Hidroelektrik santrala hayır, ekolojik dengeyi bozuyor... Doğalgaz çevrim santralları, cari açığı şişiriyor... Nükleer santralın adına bile tahammül yok, bombadan farksız... Elektrik ihtiyacı gerçeğine rağmen bu itirazların hepsine tamam. Geriye bir tek yenilenebilir enerji kalıyor. Bunlardan biri de Rüzgar Enerji Santralları RES'ler. Üç tarafı denizlerle çevrili Anadolu, rüzgarın beşiği gibi. Tam 8 yönden rüzgar esiyor bu topraklarda. Hele bazı yerler var ki rüzgarsız anı yok. Çanakkale- Muğla arasındaki sahil hattı ve içeriye doğru 100 kilometrelik bölge işte tam da böyle. Ege, denize dik uzanan dağların dar koridorlarında sıkışarak hız kazanan rüzgarıyla elektrik üretiminde ciddi potansiyele sahip. Fakat bir karalama kampanyasıdır, bir itirazdır gidiyor. Kimileri işi öyle ilerletti ki yer değirmenlerine savaş açan Donkişot sanki! "İstemiyorum" diyor, başka da bir şey demiyor, ilginç! Bırakın elektriksiz bir güne, birkaç dakikaya bile tahammül edemiyor bu arada.

TRAJİKOMİK
Havadan elektrik üreten çevreci RES'lere bile rest çekenler, sadece karşı çıkıyor! "Yeri yanlış" diyorlar sadece. Sanırsın ki enerji mühendisi her biri, en iyi onlar biliyor. Karşı çıkarken çözüm önerisi sunanı da görmedik henüz. Çözüm yok, ihtiyaç ise çok; elektrik kesilmeyecek! İyi de nasıl olacak bu iş, bu elektrik denen şey nasıl üretilecek? Bu soruyu aklının ucuna bile getirme, sadece itiraz et, engel olmaya kalk! Hayatın gerçeklerinden bu kadar uzakta yaşayanları anlamak hakikaten zor. Bir zamanlar baz istasyonu savaşçıları vardı. Birkaç yıl öncesine kadar o eylemden diğerine koşarlardı. Cep telefonunu ellerinden düşürmez, o telefonlarla konuşabilmelerini sağlayan baz istasyonlarını görünce çılgına dönerlerdi. Telefonla konuşma özgürlüğünden asla ödün verme, baz istasyonuna ise kafayı fena halde tak, trajikomik doğrusu.

SADECE ELEŞTİRİ VAR
Onlar gitti, 'RES'tçiler geldi! Her nimetin bir külfeti olduğunu anlamamakta ısrar eden, diğer yandan da nimetsiz kalmak istemeyen 'RES'tçilere hatırlatmak lazım. Almanya, Türkiye'nin barajlar, termik ve doğalgaz çevrim santrallarından elde ettiği elektriğin tamamını rüzgar ile güneşten sağlıyor. Orada da RES'lere böyle savaş açan oldu mu bilmiyorum. Almanya'nın daha çok rüzgar gülleri ve güneş tarlaları dikeceğini ise biliyorum, bu ülkenin 2050 hedefinde tüm elektrik ihtiyacını çevreci kaynaklardan karşılamak var. Rüzgarın ve güneşin memleketi Anadolu'da her şeye karşı çıkıp sadece eleştiren, çözüm önerisi ise hiç olmayanlar kime hizmet ediyor, neyin mücadelesini veriyor?.. Gençlerin deyişiyle bu neyin kafası?..

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.