X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Son çaresi buydu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Son çaresi buydu

  • Giriş Tarihi: 21.12.2014
Son çaresi buydu
Son çaresi buydu

Henüz 20 yaşındaki genç kız, erkek arkadaşının şiddetinden kurtulmak için ameliyatla yüzünü değiştirecek. Türkiye'de ilk kez bu kararı aldıran avukat Mehmet Harun Elçi, genç kızın dramını anlattı, "Yapacağı başka bir şey yoktu" dedi

Daha 20 yaşında. Fiziği, avukatının anlattığına göre çok iyi. Burnumu küçülteyim, dudağım kalınlaşsın çenem sivrilsin gibi bir derdi yok yani. Gençliğinin de etkisi ile pırıl pırıl, yaşam dolu, güzel bir üniversite öğrencisi. Ama o bıçak altına yatacak, eski halinden hiçbir iz kalmamacasına bir seri estetik operasyon geçirecek. Nedeni, onu çok sevdiğini söyleyen, bir zamanlar evlilik hayalleri kurduğu genç bir erkek. Ayrılmak istediğini söyleyince içindeki canavar ortaya çıkan, ölümle tehdit eden, öldüresiye döven, yerlerde sürükleyen, her türlü şiddeti uygulayan 3 yıldır kabusu olan sevdiği! Şiddetinden kurtulmak için defalarca şehir değiştirdiği, gücü belki de ondan başkasına yetmeyen bir zavallı. Yasanın onu korumadığını görünce, çareyi kaçmakta buldu. İzmir'e geldi, Adalete sığındı. Baro, ona, genç bir avukatı verdi. Parası ile avukat tutsaydı böylesine genç bir avukata güvenir miydi acaba? Ama bu genç avukat, ısrarlı çalışması ile Türkiye'de bugüne kadar yapılmayanı yaptı. Genç kızın tanık koruma programından faydalanarak estetik cerrahi ile fiziki görünümünün, kimlik bilgilerinin, okulunun değiştirilmesi kararını çıkarttırdı mahkemeden. Bununla sadece müvekkili genç kızın değil, aynı yastığa baş koyarken kabusu haline gelen erkeklerin gazabında kaçmaya çalışan nice şiddet mağduru kadının umudu oldu. Tüm gazetecilerin peşinde koştuğu, ancak hayati tehlikesi olduğu için isimsiz, resimsiz mülakatı dahi kabul etmeyen şiddet mağduru genç kız ile görüşme imkanı bulamayınca, vekiline gittik. Erkek şiddetine maruz kalıp hayatını kaybeden kadınların sayısını tespit için neredeyse sayaç kullanılmaya başlanacak bu günlerde kadınlara umut olan bu genç, pırıl pırıl Avukat Mehmet Harun Elçi ile dosyaların arasına gömüldüğü bürosunda bir araya geldik.

Genç kız size nasıl ulaştı?
Şehir değiştirirken İzmir'e geldiğinde, Baro vasıtasıyla geldi. Bizim Aile Mahkemesine ilk yaptığımız müracaat reddedildi. "Tanık Koruma Kanunu'nun şu maddesi gereğince şu kararları alın" diye müracaat ettik mahkemeye, ama reddetti. Biz ısrarcı davrandık, "Kabul etmiyoruz" dedik. Aile Mahkemesi biraz daha kapsamlı araştırma yaptı. MİT'e, emniyete, nüfus müdürlüğüne, icra müdürlüklerine yazdı. "Neden bu kız ismini değiştirmek istiyor bir sorun var mı?" diye. Sıkıntı olmadığını görünce talebimizi kabul etti.

Neden ailesinin yanında değil?
Ailesinden de gerekli desteği göremiyor. Şehri terk edip kadın sığınma evine yerleşiyor. Çocuk yerini bir şekilde öğreniyor. Birkaç şehir değiştirmek zorunda kalıyor.

Bu sırada devlet korumuyor mu?
Sadece kadın sığınma evine yerleştiriyor. Şikayeti var savcılığa. Sadece para cezası alıyor. Hürriyeti bağlayıcı ceza olmuyor.

Kızın eski erkek arkadaşını tutuklatmanın bir yolu yok mu?
Ceza Hukuku'nda kişinin hürriyetini bağlamak için mutlaka kesin ve net deliller olmalı. Çocuğun şiddet yaptığı dönemde ya tanıklık yapmak istememişler ya da kamera görüntüsü vs olmadığı için tutuklanması sağlanamıyor.

SORU İŞARETLERİ VAR
Siz de son çare olarak Tanık Koruma Programı'ndan yararlanmasını talep ettiniz?
Tabii son çare. Düşünsenize şiddet gösteren bir insan yüzünden fizyolojik görüntünüzü değiştirmek zorunda kalıyorsunuz. Bu şiddeti yaratanın cezalandırılması esas olan. Olayın ilk olması herkesin dikkatini çekti. Tanık Koruma Kanunu'ndan hala çok istifade eden yok. Nisan ayı içinde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Tanık Koruma Kanunu kapsamında sadece 1 2 kişinin estetik cerrahi yoluyla fizyolojik görüntüsünün değiştirildiğini açıkladı. Kadın şiddeti nedeniyle bu bir ilk olacak.

Süreç nasıl işleyecek?
Süreç noktasında savcılığın da ilk işi olması ve mahiyeti gereği biraz acemi olduğunu söylemek mümkün. Onlar da net bir fikre sahip değiller. Bakanlıkla istişare halindeler. Aile Mahkemesinin verdiği kararı icra edecek merci, savcılık. Estetiği, randevuları vs. kim yapacak diye soru işareti var.

Estetik giderlerini Devlet sağlayacak tabii...
O konuda birtakım soru işaretleri var. Bunu devlet yapmayacaksa kişi dışarıda kendiliğinden de istediği bir cerraha giderek operasyon geçirebilir. Bizim bu müracaattaki amacımız, devlet eliyle bu işlemin gerçekleşmesi. Kaldı ki kişi, şiddet nedeniyle korktuğu, dışarıya adım dahi atamadığı için, doğal olarak çalışamıyor. Zaten öğrenci. Herhangi bir birikimi olmadığı için devlet eliyle yapılması zorunlu. Devletin pozitif koruma yükümlülüğü kapsamında yerine getirmesi gereken bir yükümlülük. Dolayısıyla bunun yasal dayanağı da Tanık Koruma Kanunu madde 19. Estetik giderleri, İçişleri Bakanlığı bütçesindeki ödenekten karşılanıyor.

SADECE ADLİ BİR OLAY DEĞİL
İlki gerçekleştirmeniz hukuk çevresinde nasıl karşılandı?
İşin ilginç tarafı, benim canımı sıkan bir nokta oldu bu süreçte. Bir ceza hukukçusu olan Prof. Dr. Ersan Şen'in, "Kararın yasal dayanağını göremedim" gibi bir ifadesi oldu. Onun gibi ceza hukukçusunun açıp yasayı, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa kapsamında 4. Maddenin atfıyla 726 Sayılı Tanık Koruma Kanununun 5. Maddesinde birtakım düzenlemelerin öngörüldüğünü görmesi gerekirdi. Bu, yüzünün estetik cerrahi ile müdahale edilecek şekilde değiştirilmesi, eğitim gördüğü kurumun değiştirilmesi ve tüm kimlik bilgilerinin değiştirilmesi gibi birtakım düzenlemeler öngören bir yasa.

Şiddet giderek de artıyor değil mi?
Açtığımız her boşanma davasında, şiddet var. Bize gelen boşanma davalarında kadın vekilliğini yürüttüğümüz davaların neredeyse 4'te 3'ünde şiddet var. Şiddet fiziki olabildiği gibi psikolojik de oluyor.

Ne yapmalı?
Bu meseleyi sadece adli bir vaka olarak değerlendirmek de doğru değil. Multidisiplinel olarak almak gerekiyor. Medikolegal tarafı da var işin. 2002 yılında Dünya Sağlık Örgütü, kadın şiddetini bir hastalık olarak tanıdı. Tabii sadece bir hastalık değil, aynı zamanda bir insan hakkı ihlali. Bunun çözülmesi sadece adli önlemlerle olmaz. Toplumun bu konuda bilinçlenmesini sağlamak, bu tip durumlarda kadınların adli makamlara daha rahat ulaşmasını sağlamak lazım.

Müvekkiliniz estetik için ne düşünüyor?
Aslında müvekkilim son derece şık, güzel bir bayan. Fiziksel özelliklerinden hiçbir rahatsızlığı yok. Ancak içinde bulunduğu durum, onu maalesef bu kararı almak zorunda bırakmış durumda.

Psikolojisi nasıl?
Karardan mutlu. Şaşırdı da emsali olmadığı için. Ailenin Korunması Hakkında Kanunla istifade edebileceği hakları anlattım. Kendisi de bunu kullanmak istedi. Şimdi iyi ama estetik operasyonlardan sonra psikolojik destek alacak.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.