Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ÖZGÜR KAYNAR: YÖK'e arzuhal

Giriş Tarihi: 5.2.2015
Her meslek ayrı bir hususiyet arz ediyor. Herkesin her şeyi yapması ne mümkün ne de yeri. Deniz tutan birinin kaptanlık yapması, uçaktan ödü kopanın pilot koltuğuna oturması tek kelimeyle çılgınlık! Hekimlik, hukukçuluk, diş hekimliği, mühendislik ve mimarlık gibi alanlar da öyle. Hem mesleki yatkınlık hem de eğitimde üst düzey başarı gerektiriyor. Matematik ve fizikte yetersiz biri inşaat mühendisi diploması alırsa, vay onun projesine imza attığı binalarda oturanlara! Güç bela doktor olup beyaz önlük giyene kendini emanet eden için ya ne demeli?.. Son dönemde üniversite kontenjanlarının artması, düşük puan alanların da böyle kritik alanlara yerleşmesine yol açmıştı. Öğrencileri merkezi yerleştirmeyle devlet ve vakıf üniversitelerine gönderen sistemin bir açığıydı. YÖK, yeni bir düzenleme yapıp sınırlama getirdi, bu yıldan itibaren tıp ve hukukta baraj olacak. Doğrusu tam isabet, YÖK'ün yeni yönetimine teşekkür ve şükranlarımı iletiyorum. Devlet üniversitelerinin tıp ve diş hekimliği fakültelerinde tanıklık ettiğim önemli bir aksaklığı da bu köşeden aktarmak istiyorum. Tıp ve diş hekimliği eğitiminin önemli bölümü pratiğe dayanıyor, uygulama hastanelerinin varlık nedeni de bu. Hastane olmadan tıp ve diş hekimliği fakülteleri eğitime başlayamıyor. Olmazsa olmaz bir koşul, çok da yerinde. Fakat eskisi gibi uygulama yapılamıyor, sebebi ise performans sistemi! Aslında iyi niyetle, vatandaş düşünülerek performans sistemine geçildi. Hocaların öğleden sonraları muayenelere gitmeleri yerine, tam gün fakültelerde kalmalarını ve hasta bakmalarını sağlamak amaçlanmıştı. Bu minvalden bakılınca maksat hasıl oldu olmasına da bu kez eğitim aksamaya başladı. Akademisyen doktorlar önceden olduğu gibi öğrencilere vakit ayırmıyor, hasta bakıp performansını yükseltmeyi tercih ediyor. Dikiş bile atmadan, hastaları uzaktan görerek mezun olan bir hekim ya da diş hekimi meslek hayatına nasıl adım atıp şifa verebilecek? Kamudaki performans sisteminin yol açtığı bu aksaklığa çözüm bulunması şart.

YEPYENİ BİR DÖNEM
Prof. Dr. Yekta Saraç
başkanlığındaki yeni YÖK yönetimi mutlaka bu konuya eğilecektir, belki gündemlerine bile almışlardır. YÖK'te uzun yıllardır yöneticilik yapan, yükseköğrenimi çok iyi bilen Prof. Dr. Saraç'la birlikte akademik hayatta yepyeni bir döneme geçildi. Üniversitelerin akademik kalitelerinin ve eğitim seviyelerinin yükselmesi, daha nitelikli mezunların verilmesi için peş peşe düzenlemelere imza atılıyor. Tıp ve diş hekimliği eğitiminde uygulamayı bir kenara iten performans sistemi de Sağlık Bakanlığı işbirliğiyle revize edilecektir, yürekten inanıyorum...

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
ÖZGÜR KAYNAR: YÖK'e arzuhal
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz