X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Motosikleti ona 'Can' veriyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Motosikleti ona 'Can' veriyor

  • Giriş Tarihi: 8.3.2015
Motosikleti ona 'Can' veriyor
Motosikleti ona 'Can' veriyor

Türkiye'nin 5 büyük aracı kurumundan birini yöneten iş adamı Sinan Can, koleksiyonuna kattığı birbirinden özel üç motosikletinden birine bindiğinde tüm stresini unutuyor. Can, "Özgürlüğün tadına böyle varıyorum" diyor

Mesai saatinde şık takım elbisesi ile şoförlü arabasına binip gittiği ofisinde, Türkiye'nin 5 büyük aracı kurumundan birisini başarıdan başarıya koşturmak için çalışıyor. Çok büyük ciroları yönetiyor. Bu işinde o kadar büyük başarılara imza atıyor ki birbirinden güzel projeleri hayata geçirdiği inşaat şirketini işlerinin arasında saymıyor bile. Ancak motosikletine binip, rüzgarı hissettiğinde, adrenalin vücudunun her noktasını teslim aldığında, tüm iş stresini unutuyor, kendisini hiçbir sorumluluğu olmayan, özgür, yaramaz bir çocuk gibi hissediyor. Sinan Can, aynen yakışıklı ikizleri gibi matematik dehasıydı. Çok başarılı lise yıllarının ardından üniversite sınavında dereceye girince, puanlar boşa gitmesin diye tıp fakültesini tercih etti, ama bu yüzden 3 yılı boşa gitti. Babasının mesleği olan doktorluğu yapmak istemediğini anlayınca, çiftliklerini yönetebilmek için, Ziraat Fakültesi'ne geçti. Bu fakülteyi de başarıyla bitirdi ama kendi ayaklarının üzerinde durmak istedi, çiftliğin kapısını bile açmadı. Yalnız ayakları üzerinde durmadı, kurduğu şirketleri roket hızıyla yükseltip, çok iyi bedellerle sattı. Son şirketi Can Grup Sigorta'yı da yurt dışından çok ünlü büyük şirketlerin ortaklık teklifinde bulunacağı noktaya getirdi. Bir yerde duramayan enerji yüklü Sinan Can, bu iş yoğunluğu arasında kendisini sporla, aynı anda 4 kitap okuyarak, model arabalardan, çizgi romanlara kadar her türlü koleksiyonu yaparak rahatlamaya çalışırken, motosikletin sihrini keşfetti. Bu zevki başlayalı 5 yıl olmasına rağmen, koleksiyonuna birbirinden özel 3 motosiklet kattı, enerjisi, samimiyeti ile motosikletçilerin de sevgilisi oldu. Başarılı işadamı, motosiklet sevdalısı Can Grup Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Can ile iş hayatı, motosikletler üzerine, Kordon'da, kahkahası bol bir sohbet gerçekleştirdik.

Ne okudunuz?
- Tıp fakültesine başladım. Ben tıbbı istemiyordum. Üniversite imtihanında derece yaptığım için, aman yüksek puan boşa gitmesin diye tıbba girdim. Bir gün Çeşme'de sohbet ederken, babam, "Mutlu musun" dedi. "Hayır değilim" dedim, babam da "Bırak, çiftlikler var, sen doktor olsan da büyük ihtimalle doktorluk yapmayacak, yine bu işlerle uğraşacaksın" dedi. Tıp fakültesini 3 yıl okumuştum, ama bıraktım, Ziraat Fakültesini bitirdim çiftliklerden dolayı.

Ziraatı bitirdiniz, ama çiftlikte de çalışmadınız...
- Bizlere sordular, biz bu işi yapmak istemediğimizi söyledik. Ben hiç babamla çalışma yanlısı değildim. Kendi ayaklarım üzerinde durmak istiyordum. Bir bilişim şirketi kurdum 1998'de. Belli bir yere gelince, 2002'de bilişim şirketini sattım. Ben 3 şirket kurup çok karlı sattım.

Bilinen projeniz var mı?
- Doğuş Plazayı yaptık. Güçlü bir yapıdır orası. Libya'da inşaatımız vardı yarım kalan. Rusya'da küçük küçük inşaatlar yaptık. Birkaç otel yaptık, birçok inşaat yaptık. Ama ben pek söylemem bu işi. Ben sigortacıyım. Önüme başka bir kimlik geçmesini istemiyorum. Ben gerçekten sigortacılıktan bu işlerden çok daha iyi kazanç elde ediyorum. Türkiye'de ender modellerden birisiyim. 4-5 şirket ortak olmak istiyor. Çünkü karlı bir şirket bizim şirketimiz. Sektöründe Türkiye'nin en fazla vergi ödeyen ikinci şirket. Şirketin tamamını istemiyorlar. Üretimde bizim kalmamızı istiyorlar yine.

Altınordu'ya sponsor olmuşsunuz...
- Biz sponsorlukları duyurarak yapmayız. Egiad'ın da sponsoruyumdur. Ege Üniversitesi İşletme Kulübü'nün yaptığı, Türkiye'de çalışılması gereken en iyi şirketler projesine sponsor olduk. Rotary'nin yaptığı Cumhuriyet Konserlerinin arka arkaya 3-4 yıl tek ana sponsoruyduk. Altınordu da içinde çocuk olduğu için sponsor olduğumuz bir proje bizim. Koruncuk Vakfı'nda konu çocuk olduğu için varım. Orada Başkan Yardımcısıyım.

BENİM DE TUTKUM BU


Motor merakı ne zaman başladı?
- Çok eski değil, 4-5 yıllık bir merak. Biliyorsunuz 50 yaşa gelince ya kırmızı pantolon giyermişsiniz ya motor kullanırmışsınız, ben motor kullanmayı tercih ettim.

Etrafınızda motosiklet meraklısı var mıydı?
- Arkadaşlarım çoktu. Hep istiyordum zaten. Kendime vakit ayırıyorum desem de belli bir dönem çok yoğun çalışıyordum. Ben bir şeyi kafama takarsam yaparım. Motoru kullanmayı bilmiyorsam, bu konuda mütevazı olmak istemiyorum, iyi motor kullanıcısı olurum.

Motosikletiniz ne?
- Harley Davidson DYNA Street bob var 2012 model, 85 beygir. Bir de yine Harley Breakout CVO var el yapımı, 1800 cc, 135 beygir. Kavuniçi renginde. El boyama.Beni anlatan bir motor asi, sıra dışı. Niye hep siyah olur. Otomobiller de öyle gri, siyah beyaz. Özel yapım bir motor. Her bayiye birer tane gönderilen, koleksiyon amaçlı yapılan motor. Koleksiyon amaçlı üretilmiş bir motor da siparişte. Sreet Glide CVO el yapımı. Mart ayında elimde olacak. Ben hastayım. Biriktiriyorum sürekli. O da el boyama, kavuniçi alevli koyu gece mavisi. 1500 watlık müzik sistemi var. Hiçbir arabada bu müzik sistemi yok.

Yenisi gelince diğerlerini satmayacak mısınız?
- Hayır satmam. Her şeyi biriktiriyorum dedim ya.

Çocuğunuz var mı?
- İkizlerim var. 11 yaşında Kaya ve Sarp. Çok tatlılar. İkisi de inanılmaz bir matematik dehası. SEV'de okuyorlar. Komikler. Eğlenceliler. Eşim de çok tatlı, çok düzgün, çok mütevazı bir insan.

Kaya ve Sarp'ta motosiklete merak var mı?
- Başladı.

Eşiniz kızmıyor mu çocuklara da aşıladınız diye?
- Hayır kızmaz.

Tehlikeli değil mi?
- Değil. İyi bir garson olmak için eğitim alıyorsunuz. İyi bir motor kullanıcısı olmak için de eğitim almanız lazım. Bugün en çok söylenen, 'Sen ne kadar dikkatli davranırsan davran, gelir karşıdan sana vururlar'dır. Bunun da eğitimi var.

Motosiklette çok korumasızsınız...
- Öyleymiş gibi geliyor, ama motorlar çok dengeli artık. Çok kolay devrilmezler. 1906'dan beri yapılıyor Harley Davidson, ölümlü kazası yok daha.

Eğitimin yanında bir de iyi motor mu gerekiyor?
- Tabii ki iyi motor önemli. Bugün motorlar abs frenden, antipatinaj sistemlerine kaymasını engelleyen sistemlere kadar yüksek teknolojiye sahip. Bugün 'abs'siz 'esp'siz araba kullanıyor musunuz? Standart neredeyse. Niye motorlarda olmasın?

İyi motora binmek için belli bir maddi güce sahip olmak gerekiyor tabii...
- Esasında değil. Her şeyin bir ikinci el pazarı var. Motorun yüksek gelirli kullanıcısı da var. 10 bin liraya da Harley bulabilirsiniz. 2. el alırsınız. 96, 98 model alırsınız. Çalışır sonuçta. Problem olmaz. Ama 200- 250 bin lira da verirsiniz özel motorlar aldığınız zaman.

Motosikleti bir yere yetişmek istediğinizde de kullanır mısınız?
- Hayır, motor keyif işi. Aceleyle kullanmıyorum. Hava güzel olduğu zaman işe giderken de kullanıyorum ama zevk için.

Motosiklet kullanmak iş stresini gideriyor mu?
- Motor kullanırken konsantre oluyorsanız, hiçbir şey düşünemezsiniz. Sürekli yola konsantresinizdir. Arabanın yaklaşık 5-6 katı dikkatli kullanıyorsunuz motoru. Çevresel bakış yapıyorsunuz, ara sokaktan çıkanı görüyorsunuz, köpeği görmek zorundasınız. Aynı zamanda rüzgarı hissediyorsunuz, özgürlüğü tadıyorsunuz.

SIRADAN BİR ŞİRKET DEĞİL

Can Grup'ta neler var?
- Can Grup, aslında sigortacılıktaki grubumuz. Şirketimiz, Türkiye'deki en büyük 5 aracı kuruluşundan bir tanesi. Merkezi İzmir, ama İstanbul'da da şubesi var. Bünyesinde hem broker şirketi hem de aracı kuruluş var. Reasürans hizmeti veriyoruz.

Sıradan bir sigorta şirketi değilsiniz yani...
- Genelde Türkiye'de yapılmayan sigortaları yapıyoruz biz. Finansman sigortaları, bankaların yaptığı birtakım işleri yapan, şirketlere kredi veren, teminat mektupları verebilen, uzun vadeli krediler açabilen, alacaklarını sigortalayabilen, tamamen uzmanlaşmış bir grubuz. Factoring de yapıyoruz.

Böyle mi başladınız, sonradan mı büyüdünüz?
- Biz 2002 yılında başladık. Aynı zamanda bizim ailemizin tavuk çiftliklerimiz, yem fabrikamız vardı. Biz oldukça eski kesimhaneye sahibiz. Türkiye'de Lades'ten sonra yapılan ilk kesimhanelerden biri, benim aileme aitti. Babam kesimhaneyi 1979'da bıraktı. Gaziemir'in içindeydi kesimhane.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.