Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Atardamar darlığı ihmal edilmemeli

Giriş Tarihi: 29.11.2015
Atardamar darlığı ihmal edilmemeli

Op. Dr. Necmettin Yakut, atardamar darlığının tedavi edilmezse görme kaybı, güçsüzlük, felç gibi sonuçlar doğuracağını ifade etti

Gaziemir Akut Kalp Damar Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Necmettin Yakut, özellikle 60 yaş sonrasında görülen Karotis Arter'in (Atardamar Darlığı) tedavi edilmediği takdirde gözde geçici görme kayıpları, vücudun bir tarafında güçsüzlük, konuşma bozukluğu, felç gibi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, karotis arterin tedavi yöntemlerini anlattı. Karotis arterinin boynun her iki tarafında beynimize oksijenli kan taşıyan büyük atardamarlar olduğunu belirten Op. Dr. Yakut, "Bu damarlardan birinin daraldığı zaman beyne yeteri kadar oksijen taşınamadığını, bu durumunda felç denilen halk arasında inme olarak bilinen duruma sebep olabileceğini söyledi. Hastalığın çoğunlukla ileri yaşlarda özellikle 60 yaş sonrasında görüldüğünü kaydeden Op. Dr. Yakut, "Kan yağları yüksek olan hastalar (hiperkolestrolemi), şeker hastalığı bulunanlar, yüksek tansiyon değerlerine sahip kişiler (hipertansiyon), kalp-damar hastalığı bulunanlar, sigara içenler ve obezite dediğimiz kilolu hastalar bu hastalığa aday kişilerdir" dedi.

GERİ DÖNÜŞÜMLÜ ATAKLAR

Normalde beyne kan taşıyan karotis arterinden kanın sürekli ve yeterli miktarda geçmesi gerektiğini ifade eden Op. Dr. Yakut, zamanla risk grubundaki hastalarda atardamar duvarında sertleşme, damar duvarında çatlama ve bu noktada pıhtı oluşumu ile kanın akışında azalma meydana geldiğini söyledi. Bu durumda beyne yeteri kadar kan gitmediğini belirten Op. Dr. Yakut, "Bunun sonucunda gözde geçici görme kayıpları, vücudun bir tarafında güçsüzlük, konuşma bozukluğu gibi geçici felç bulguları gelişebilir. Bu belirtiler genelde geri dönüşümlü ataklardır. Ancak tıkanıklık seviyeleri yüksek derecede olan hastalarda belirtiler daha ağır olup kalıcı felç durumu görülebilir. Bu nedenle geçici felç görülen hastalar ileride kalıcı felç geçirmeye aday hastalardır" diye konuştu. Op.Dr. Yakut, karotis arterin tedavi seçenekleriyle ilgili olarak da şunları söyledi: "Hasta, kan sulandırıcı özellikteki kanın pıhtılaşmasını azaltıcı ilaçlarla yakın takibe alınırlar. Sadece ilaç tedavisi yetmez. Risk faktörleri ortadan kaldırmada (sigarayı bırakma, yağdan yoksun diyet, aşırı kilolardan kurtulma, düzenli tansiyon değerleri, uygun egzersizler, kollesterol düşürücü tedavi gibi) gayret edilmelidir. Operasyon sonrası kan sulandırıcı ve pıhtı oluşumunu engelleyici ilaçlar verilmektedir. Hastalar çoğunlukla böyle bir cerrahi girişimden sonra ilaçlarını düzenli şekilde kullanarak normal hayatlarına devam ederler. Hastanemizde bu tür hastalıkların yaygın olarak tedavileri ve ameliyatları yapılmaktadır. Başarı ile ameliyatları yapılan bu hastalar operasyon sonrası 2-3 gün serviste izlendikten sonra taburcu edilirler. Daha sonra düzenli olarak poliklinik kontrollerine çağrılarak takipleri yapılmaktadır."
ARKADAŞINA GÖNDER
Atardamar darlığı ihmal edilmemeli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz