Türkiye'nin en iyi haber sitesi

beni kışkırtıyor

Giriş Tarihi: 11.9.2016
İzmir beni kışkırtıyor

Oynadığı her rolün hakkını fazlasıyla veren ünlü sanatçı , “Shirley” adlı oyunuyla lilerle buluştu. İzmir’i ayrı tutan Yavrucuk “İzmir seyircisi coşkusuyla beni kışkırtıyor” dedi

Gündelik hayatında, kendi halinde bir ev hanımı olarak yaşarken, sürpriz bir tatil sonrasında kendini bulan bir kadının öyküsünü anlatan 'Shirley' adlı oyunla seyircisini selamlayan , canlandırdığı roller için "Ben o kişiyi oynamam ben. O anda oynadığım kişi olurum" diyor. Yaz boyunca Ege turnesi aracılığıyla seyirciyle buluşan Sumru Yavrucuk ile İzmir gösterimi sonrası bir araya geldik. "İzmir seyircisinin coşkusu beni bir sanatçı olarak kışkırtıyor" diyen sanatçı performansıyla izleyicileri büyüledi.
Son oyununuz Shirley... Shirley nasıl bir karakter? Shirley'den biraz bahseder misiniz?
Shirley gündelik hayatın sıkıcılığından bunalmış, kendi dünyası içinde yaşayan ama bir yandan da dışarıda süre gelen hayata hizmet vermeye çalışan bir kadın. Shirley aslında bir emekçi, aynı zamanda ev kadını, aynı zamanda kocasının karısı, aynı zamanda çocuklarının annesi yani Shirley pek çok insan aslında. Hepimiz gibi, bizler gibi, çevremizde gördüğümüz kadınlar gibi. Her yere yetişmek isteyen bir kadın. Oyunun uyarlaması da yönetmenliği de ve oyunculuğu da bana ait. Oyunumuzun birinci yılını bitirmenin gururunu yaşıyorum.
Genelde kadın temalı oyunları mı tercih ediyorsunuz?
Dünya sunda olsun, Türk tiyatrosunda olsun kadınlara dair yazılan oyunlar oldukça az. Tiyatroda başrol genelde erkeklerde. Bu yüzden bir kadın oyuncu olarak bizi heyecanlandıran bir proje aradığımız zaman daha fazla araştırıyoruz ve nadir de olsa kadın oyunlarıyla karşılaşıyoruz. Kadın oyuncunun madde olarak ağırlığı değil benim için. Benim içimde bırakacağı tahribat çok önemli. Beni heyecanlandırması, beni sarsması, rolle kendimle ilgili bir kardeşlik kurabilmem önemli.
Rolünüzden etkilenir misiniz?
O an içinde o kişi olmaktır tiyatro. Onu oynak değildir. Onu oynamam ben. O anda o olurum. Oyun bittiği anda da soyunurum rolümden. Sürekli rolde kalmak diye bir fikre inanmam. Zaten demode de bulurum.
Pek çok ödülünüz var. Ödül sizin için ne ifade ediyor?
Ödül benim için fark edilmeyi ifade ediyor. Takip edilmeyi ifade ediyor. Çok reddettiğim bir şey değil çünkü insanı bir yandan da motive eden bir şey. Ama bazen öyle değerlendirmeler oluyor ki keşke o değerlendirmenin içinde olmasaydım diyebiliyorsunuz. Saygınlığı olan ödüller varsa o beni mutlu ediyor, heyecanlandırıyor.
Yoğunluğunuz içinde kendinize vakit ayırabiliyor musunuz?
Kendime vakit ayırabiliyorum. Spor yapıyorum. Galatasaray'da lisanslı olarak yüzme yaptım. Pek çok spor dalı ile ilgilendim ve yaptım zamanında. At binmekten buz patenine kadar... Halen de yapıyorum. Şimdi günde bir saat yüzüyorum.
Ama galiba tiyatrocu olmak da bu performansı istiyor galiba sahnede?
Evet. Hele bir yaştan sonra çok disipline bir hayat gerektiriyor. Kötü alışkanlıklardan arınmış olmak gerekiyor. Bunu Yıldız Kenter hâlâ yapıyorsa bizim çoktan başlamamız gerekiyor. O yüzden özellikle sporu hiç ihmal etmiyorum.

TİYATROYA AŞIĞIM
Sumru Yavrucuk oyunculuğu nasıl tarif eder?
Ben tiyatroya 14 yaşında başladım. Ta ortaokul sıralarında cemre gibi düştü içime tiyatro aşkı. Ortaokulda sahneye çıktım ve ben tiyatrodan başka bir şey yapamam diye karar verdim. Ondan sonrada başka hiçbir şey yapmamaya yemin etmiş olarak yaşadım. O yüzden geleneksel bir şekilde tiyatro benim yaşam biçimim diyeceğim. Gerçekten o şekilde yaşadığımı düşünüyorum. Sanatı sevdiğim kadar sanatçıyla da birlikte olmaktan, dayanışma halinde olmaktan mutluluk duyuyorum. Ömrüm beklemekle geçti. Oyun bekledim, en çok vaktimi alan şey oydu. Belki çok zaman kaybettim ama çok şey kazandığımı düşünüyorum.
İzmir seyircisini nasıl buluyorsunuz?
Bayılıyorum. İzmir hem çok heyecan veriyor, çok kışkırtıyor. Seyircisi çok coşkulu. İzmir'de benim her oyunum güzel geçiyor. Buradan çok keyifli ayrılıyoruz ve İzmir seyircisi oyunun bir parçası oluyor ve o nedenle de çok coşkulu geçiyor buradaki oyunlar. Yıllardan beri bu böyle.
Son olarak yolunuzu takip etmek isteyen gençlere ne tavsiye edersiniz?
Tiyatronun çok zorlu bir yol olduğunu asla unutmamaları gerekiyor. Dünyanın en keyifli işi ama dünyanın en zahmetli işi olduğunu düşünüyorum tiyatronun. Çalışkan olmayan bir insanın tiyatroyu hiç yapmaması lazım. Tiyatro sadece çalışkan işi. Evet, yetenek işi ama daha fazla çalışan işi tiyatro...

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
İzmir beni kışkırtıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz