X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Alzheimere erken teşhis
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Alzheimere erken teşhis

  • Giriş Tarihi: 27.11.2016
Alzheimere erken teşhis
Alzheimere erken teşhis

Ege Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ali Saffet Gönül başkanlığında çalışan ekip, beyin görüntüleme yöntemini kullanarak ileride Alzheimer hastası olup olmayacağınızı belirliyor

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalından Prof. Dr. Ali Saffet Gönül başkanlığındaki büyük bir ekip, kısa adı SoCAT olan projeyle beyin görüntüleme yöntemleri kullanarak, ileride Alzheimer olup olmayacağınızı tespit ediyor. Görülme yaşı giderek inen, erken dönemde tespit edilemediği için tedavisinde gecikilen bir hastalık Alzheimer... Bu yöntem ile Alzheimer olacağınız, yalnız acıları değil, tüm güzel anılarınızı da unutacağınız, en yakınınıza, evladınıza, sevdiğinize yabancılaşacağınız söylense ne yapardınız? Kanser yüzünden sayılı günleri kalan iki yaşlının ölmeden yapmak istediklerinin listesini çıkartıp hepsini gerçekleştirmeye çalıştıkları The Bucket List (Şimdi ya da Asla) isimli film geldi aklıma bunu düşünürken. Kanserde yapacaklar listelenebilir de bir süre sonra hiçbir anlamı kalmayacak anıları not etmenin kime ne faydası olacak? İleride Alzheimer olacağını bilmek çok mu ürkütücü? Ürküp erken tedavi şansını kaçırmak ne kadar akılcı? Ege Üniversitesi'ndeki çalışmada, gönüllüler deyim yerindeyse beyin check-up'ından geçiriliyor. Proje tamamlandığında dileyen Alzheimer olma riskini öğrenip, ancak hastalığın erken dönemde etkili olan ilaçları kullanma şansını elde edecek. Projeye gönüllü olarak katıldığım için beni de testlerden geçirip Alzheimer olma riskimin bulunmadığını müjdeleyen Prof. Dr. Ali Saffet Gönül ile hatıralarımızla yaşlanmak için neler yapmamız gerektiğini konuştuk.
Alzheimer neden bu kadar yaygın?
65 yaş üstü yaşam süresi artmaya başladı. İnsanlar daha uzun yaşayınca da başka hastalıkları daha sık görmeye başlıyoruz. Alzheimer da bunlardan bir tanesi. 65 yaş sonrası yüzde 5, 80 yaş sonrası yüzde 20 civarında görülüyor. Katlayarak artıyor, ama 45-55'te de hastalarımız var.
Eskiden de bu kadar genç yaşta görülüyor muydu?
Görülüyordu, ama hekimin teşhisi koyabilmesi için önce aklına gelmesi gerekiyor. Eğer siz az görülen hastalığı daha sık görülen bir hastalıkla açıklarsanız o teşhisi atlıyorsunuz. Eskiden depresyon, yaşlandı perişan oldu, bunadı deniyordu. Şimdi Alzheimer teşhisi daha kolay konuyor. Alzheimer o kadar popüler oldu ki her önüne gelene Alzheimer denmeye başlandı. Bugün Alzheimer denen vakaların birçoğu Alzheimer değil.
Ne olursa Alzheimer diyoruz?
Bir kişinin unutkanlığının günlük işlerini aksatacak kadar olmasını bekliyoruz. Yine beraberinde bizim yürütücü işlev dediğimiz planlama, programlama, düzene koyma gibi birtakım işlevlerin kaybolmasını bekliyoruz. Eğer bütün bunlar kaybolmaya başladıysa unutkanlık da kendisini gösteriyorsa aklımıza Alzheimer geliyor.
Neden Alzheimer oluyoruz?
Bir kısmı genetik, bir kısmı da beta amiloid dediğimiz bir maddenin beyinde birikmesiyle oluşuyor. Bu madde hücrenin içinde değil de dışında birikiyor. Kendisi bir toksik ortak oluşturuyor ve diğer hücrelerin ölmesine yol açıyor. Bu maddenin beyinden alınarak karaciğere taşınması lazım, ama taşınamıyor ve orada birikmeye başlıyor. Aslında beyinde toksik madde ürer, bunları vücut bir şekilde dışarı atar, ama burada bu maddeyi dışarı taşıyıp atamıyor.
Bu maddeyi dışarı atmayı sağlayacak bir ilaç geliştirilebilir mi?
Buna yönelik denemeler oldu, hatta aşı çalışmaları oldu, ancak bu maddenin bir başka özelliği daha var. Yapıların sağlam olması için kenarlarında da durması lazım. Bu kez her taraftaki maddeyi alınca beyin kanamaları olmaya başladı. Olması gerekenden daha fazlası alındı. Beyindeki Alzheimer ile ilgili süreç 20'li, 30'lu yaşlarda başlıyor. Hücre içinde bir de TAU dediğimiz protein var, o protein de bozuluyor. Hücrenin bir yapısı da ondan bozuluyor. Dolayısıyla iki patoloji var. 30-40'lı yaşlarda idare ediyorsunuz, 60-70'li yaşlara gelince kendini gösteriyor. Asıl problem, Alzheimer hastalığı teşhisi konduğunda hastalığın erken dönemin sonuna veya orta döneme gelmiş olması. Dolayısıyla tedavi için elimizdeki ilaçlara başlanmasına bir miktar geç kalınmış olunuyor. Çünkü bu ilaçlar unutkanlık üzerine ve genellikle de hastalığın erken döneminde etkili.... Ege Üniversitesi'nin Uluslararası Bilgisayar Enstitüsü, biz, radyoloji ve benim 20 kişiden oluşan araştırma ekibim yoğun bir şekilde bunun üzerinde çalışıyoruz. Yapıyı ayıramazsak acaba işlevsel olarak önden tespit edebilmek mümkün mü? Yapı gözle görülebilir bir şey ama işlevsel olarak baktığınızda çalışırken acaba ileride Alzheimer mi olacak diye bakmak farklı bir şey. Beynin çalışırkenki aktivitesini ölçebilir bir sistem var. Bunu Alzheimerde erken tespit için kullanmaya başladık. Kişilere belirli ödevler vermeye başladık. Bu genelde öğrenmek çok zor olduğu için bir yüzü tanıma oluyor. Bir yüzü öğrenip, sonradan bunu hatırlamasını istiyoruz. Alzheimer adayı beyninin çok daha büyük kısmını kullanarak bu işi yapıyor. Projenin sırrı da bu. Biz böyle bir yöntem geliştirdik. Şimdi bu yöntemi deniyoruz.
Kaç kişide deneyeceksiniz?
Şu an için 80'er kişinin olması gerekiyor. Bunu erken dönem Alzheimerde, yani daha ilk unutkanlığı başlayan insanlarda deniyoruz. Tabii hafif unutkanlığı olan insanların bir kısmı Alzheimer olmuyor. Dolayısıyla bu hatalı kısmı da tespit ediyoruz. Bazı insanların unutkanlığı olacak, ama Alzheimer olmayacak. Şu ana kadar taradığımız belki 200-300 kişi var ama alabildiğimiz 45 kişi var.
Bu araştırma bittiğinde Alzheimer riskimizin ne olduğunu öğrenecek miyiz?
Böyle ihtimal var. Hemen çok pratik değil. Evet şöyle düşünün prototip şeklinde bir araba üretiyorsunuz, ama daha seri üretime geçmiyor bazı testlerden geçmesi lazım.
Kendinize de test yaptırdınız mı?
Bütün çalışmalarda ben MR'a girmişimdir.
Sonuç? Alzheimer olacak mısınız?
Birkaç damar tıkanıklığını gösteren şeyler var ama onun dışında yok... Bir ailede bir hasta olması riski biraz artırıyor ama birebir olacak diye bir şey söz konusu değil.

"UNUTMADAN YAŞLANMAK"
Unutkanlık olmadan yaşlanmak için öneriniz var mı?
Kesin bir yöntem söz konusu değil ama bugünkü verilere baktığımızda en önemli etkenin düzenli spor olduğunu görüyoruz. Haftada 3 gün 40 dakika ile bir saat arasında spor dahi bellek fonksiyonlarını düzenliyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.