X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İşi için 10 yıl sonra üniversiteye gitti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İşi için 10 yıl sonra üniversiteye gitti

  • Giriş Tarihi: 2.6.2013 14:27 Güncelleme Tarihi: 2.6.2013 14:28

"Mektepli hattat" olabilmek için liseden 10 yıl sonra üniversitede okudu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD Başkanı Barack Obama'ya hediye ettiği hat eserini hazırlayan ve asıl mesleği radyoculuk ile kameramanlık olan Hattat Mustafa Cemil Efe, hobi amacıyla başladığı hat sanatını daha iyi öğrenebilmek için liseyi bitirdikten 10 yıl sonra üniversiteyi kazanıp lisans eğitimini tamamladı.

"Barack Hüseyin Obama" yazılı hat sanatı eserinin sahibi Efe, Konya'da, liseyi bitirdikten sonra Destegül Güzel Sanatlar Mektebinde hafta sonları gittiği kursta, hat sanatına daha fazla ilgi duymaya başladığını söyledi.

Kendisini "alaylı" olarak gördü için bu sanata "mektepli" devam etme ihtiyacı hissettiğini belirten Efe, liseyi bitirdikten 10 yıl sonra üniversite sınavlarına girerek Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesini kazandığını anlattı.

Lisansı tamamladığını ve halen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde yüksek lisans öğrenimini sürdürdüğünü dile getiren Efe, şöyle devam etti:

"Hat sanatı beni, üniversite okumaya teşvik etti. Destegül Güzel Sanatlar Mektebinde eğitim gördüğüm dönemde bu sanatı daha iyi öğrenebilmek için tatil dönemleri dahil 5 yıl Konya dışına çıkmadım. Günde de en az 5 saatimi ayırdım. Asıl mesleğim olan kameramanlıkta şehir dışı işlere çok giderdim ve kendimi özgür sanırdım. Daha özgür olabilmek için bu sanata gönül verdim. Daha önce yurt dışına çıkmadığım halde hat sanatı sayesinde 9 farklı ülkeye gittim."

"Aileler, çocuklarını mutlaka bir sanata yönlendirmeli"

Çocukların veya gençlerin herhangi bir sanata yönelebilmesi için ailelerin bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Efe, insanların hem meslek hem de sanat sahibi olabileceğini belirtti.

Eskiden bakkallık yapan bir kişinin, aynı zamanda hattat da olabildiğini ifade eden Efe, şunları kaydetti:

"Gençler bu şekilde yetiştirilebilirse bir mühendis, doktor olması, onun sanatla meşgul olmasını engellemez. Profesyonel kameramanlık, görüntü yönetmenliği, radyoculuk mesleklerini icra etmiş birisiyim. Mesleğim normalde bunlardı, paramı onlardan kazanıyordum. O meslekleri, hat sanatında ilerlemek istediğim için bıraktım. Sanat bir süre sonra sizin hayatınızı kuşatabiliyor. Ondan ekmeğinizi kazabiliyorsunuz ve o sanatla mutlu ve özgür olabiliyorsunuz. Öyle avantajları var. İnsanlar bazen 'sanatkar olunca ne olacak' gibi duygulara kapılabiliyor. Sanatkarlık, insanı mütevazi haline getiriyor. Bu mütevazilikle Allah sizi alıp bir yere taşıyor. Aileler, çocuklarını mutlaka bir sanata yönlendirmeli."

Hat sanatı deyince akla önce İstanbul, daha sonra Bursa'nın geldiğini dile getiren Efe, özellikle Bursa'daki Ulu Caminin, eşsiz sanat eserleri ve enteresan tabloları barındırdığını anlattı.

Efe, hat sanatı ile Bursa'nın birbirine adeta eş gibi olduğunu ve bu kentin müthiş bir tarafı bulunduğunu sözlerine ekledi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.