X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Roma'da "Türkçe" konuşuluyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Roma'da "Türkçe" konuşuluyor

  • Giriş Tarihi: 27.6.2014 11:44

İtalya'nın başkenti Roma'daki Yunus Emre Enstitüsü, Türkçe öğrenmek isteyen İtalyanlardan büyük ilgi görüyor.

Ocak ayında Roma'nın tarihi kent merkezinde yer alan Lancelotti Sarayı'nda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından açılışı yapılan Yunus Emre Enstitüsü Roma Merkezi'nin kısa süre önce başlattığı kurslara katılan öğrenciler, Türkçeleriyle takdir topluyor.

Kimi Türkiye'yi çok sevdiği, kimi Türk yemeklerini unutamadığı, kimi Türk müziğini daha iyi anlamak istediği, kimi de ekonomiden futbola Türkiye'yi yakından takip ettiği için kendi çabalarıyla Türkçe öğrenen ve daha da ilerletmek amacıyla Yunus Emre Enstitüsü'nde eğitim gören 12 öğrenci, deneyimlerini paylaştı.

"Neden Türkçe öğrenmek istediği" sorusuna Türkçe yanıt veren İtalyan öğrencilerden Daniela, dil öğrenmeye 1,5 yıl önce başladığını belirterek "Türkiye'yi ve Türkçe'yi çok seviyorum. Türkçe öğreniyorum çünkü müziği çok seviyorum. Ne zaman Türkçe müzik dinledim, anlamak istedim" dedi.

Hayko Cepkin ve Mustafa Ceceli'nin en çok sevdiği Türk şarkıcılar olduğunu söyleyen Daniela, "Ceceli'nin geçen yaz çıkan 'Es' şarkısı benim için çok önemliydi. Jehan Barbur'un 'Gidersen' şarkısını da çok seviyorum" ifadelerini kullandı.

Daniela, öğretmeni Firdevs Kapusızoplu'nun isteğini kırmayarak Ceceli'nin çok sevdiği "Es" şarkısının bir bölümünü AA kameraları önünde seslendirdi.

Türk mutfağından sigara böreğini çok sevdiğini dile getiren Daniela, daha önce 3 kez geldiği Türkiye'de Bodrum, Antalya, Marmaris ve Fethiye'de bulunduğunu, Antalya'ya hayran kaldığını söyledi.

Kursa katılan öğrencilerden Carmen de 1,5 yıl çalıştığı Türkiye'de öğrenemediği Türkçeyi şimdi Roma'da Yunus Emre Enstitüsü'nde öğrenmekten çok mutlu olduğunu dile getirdi.

Türkiye'de en sevdiği şehrin İzmir olduğunu belirten Carmen, "Çünkü havası çok güzel. Limanı var. Çok güzel şehir, küçük ama güzel" dedi.

Carmen, en sevdiği Türk yemeğinin ne olduğu sorusuna "Mercimek köftesi, mangal. sebzelerin hepsi. İmambayıldı" yanıtını vererek Türk mutfağına aşina olduğunu da gösterdi.

Avukatlık yapan Corrado ise tarihe, Osmanlı İmparatorluğu'na ve Türk ekonomisine ilgi duyduğunu belirterek, "Ben Roma'da Türkçe öğrenmekten çok mutluyum" diyerek duygularını dile getirdi.

Türkiye'yi ziyaret edip etmediği sorusuna, "İstanbul'a gittim. İstanbul'u çok seviyorum. Çok güzel bir şehir. Çok güzel insanlar var" diye yanıt veren Corrado, Roma ile İstanbul arasında seçim yapması istendiğinde de "Bence İstanbul daha güzel" dedi.

Türkiye'yi dört kez ziyaret eden Ombretta da Türkiye ve Türk dilini çok sevdiğini, salep ile kumpirin unutamadığı tatlar arasında yer aldığını söyledi.

Türkiye'ye hiç görmemesine karşın kişisel çabasıyla ileri düzeyde Türkçe konuşan Luca, "Ben dil öğrenmeyi çok seviyorum. Türkçe çok özel bir dildir. Mesela fiil her zaman cümlenin sonunda vardır. Ve Türkçe'nin telaffuzundan çok hoşlanıyorum. Türkiye'ye halen gitmedim. Gitmeyi çok istiyorum. Ben Türkçe'yi bir yıldan beri öğreniyorum. Ve bu kursa geldiğim için çok mutluyum. Çünkü önceden kimseyle pratik edemiyordum. Şimdi pratik yapabiliyorum. Bu yüzden şimdi mutluyum" ifadelerini kullandı.

Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor futbol takımlarına hayranlığını dile getiren Luca, Hakan Çalhanoğlu ve Salih Uçan'ın da en çok sevdiği Türk futbolcular olduğunu belirtti.

Merkez Müdürü Aktaş: "Gördüğümüz ilgiden çok mutluyuz"-

Yunus Emre Enstitüsü Roma Merkezi Müdürü Sevim Aktaş, öğrencilerin böyle bir merkezin Roma'da olmasından mutlu olduklarına işaret ederek, "İtalya'da eksikliği hissedilen bir kurumdu. Türkiye ve Türkçe ile ilgisi olan insanların eksikliğini hissettiği bir yerdi. Bunun göstergesi de zaten şu an kurslarımıza gelen 20 öğrencimiz" dedi.

Öğrencilerin çoğunun Türkiye ile geçmişi olduğuna dikkati çeken Aktaş, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye'yi ve Türkçe'yi büyük merakla öğrenmek istiyorlar. Bu da bizi çok memnun ediyor. Şu an bir konuşma sınıfı açtık. Çoğu daha önce benim Türkçe kurslarına gelen öğrenciler. Birkaçının Türkiye ile bağlantısı var, bazıları Türkiye'de çalışmış. Arkeologlar var örneğin. Duygusal anlamda gidip belirli süre kalanlar var ya da turizm amaçlı hep Türkiye'yi tercih edenler var. Belirli aralıklarla 1-2 ay kalıp arkadaş çevresi edinenler var. Bizim buradaki varlığımız, onlar için çok büyük bir fırsat. Burada Türkiye'yi yaşıyorlar."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.