Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bankalar ve siyaset

Giriş Tarihi: 9.3.2013
Sanayi üretiminin yüzde 1.9 arttığı bir ekonomide banka kârlarının yüzde 37 yükselmesi, kuşkusuz ki mantıklı olarak açıklanacak bir durum değildir. Netice itibarıyla bankacılık sektörü, sonu üretimle biten bir dizi ekonomik faaliyetin aracısı rolündedir. Üretimdeki düşük seyre rağmen bankacılık sektöründe yaşanan olağandışı büyüme, ancak kâr, hatta servet transferiyle... Sokaktaki insanın diliyle soygunculukla açıklanabilir. Yaşanan bu durumun sadece geçen ocak ayına değil, çok daha uzun zaman dilimlerine yayılması ise...

MİKRO KARARLAR DA HATALI
Konunun tesadüfi bir çarpıklık değil, ancak kurgulanmış bir gerçeklik, yani halk söylemiyle 'tezgah'la anlatılabilecek bir süreç olduğu izlenimi uyandırmaktadır. Üretenin kaybedip, rantiyenin kazanmasına neden olan sisteme yönelik eleştiriler yaparken... Bulunduğumuz noktadan geriye dönüp baktığımızda, konunun sadece 'yüksek faiz' gibi doğrudan yanlış makroekonomik seçimlerle ilgili olmadığı... Mikro kararların da bu çarpıklığı besleyen nitelik taşıdığı görülmektedir.
Merkez Bankası'nın çok sıkı bir para politikası uyguladığı bir dönemde Çek Kanunu'nun ısrarla Meclis'ten geçirilerek, piyasada yıllar içinde oluşmuş kaydi para sisteminin aniden çökertilmesi...
Uzun süredir şikâyet edilen zula ve back-toback kredilerin önlenmesi için alınan dış finansman vergilendirilmesi kararının, zulacılardan çok yasalara uygun çalışan işletmeleri zora sokması... n Yıllardır üzerinde çalışılan ve uluslararası piyasalardan elde edilebilecek bir krediye göre yarı yarıya düşük maliyetli borç sağlayan kira sertifikası (sukuk) enstrümanın çıkartıldığı bir dönemde, Maliye'nin gayrimenkul sektöründe belirsizliğe yol açan vergisel değişiklikleri...
Her türlü vergiden kaçış imkânının önünü tıkamak için iyi dizayn edilmiş bir şeffaflık getiren Türk Ticaret Kanunu'nun işlevsizleştirilmesi... Yanlış olarak kabul edilebilecek mikro kararların bazı ve önemli örnekleri arasında sayılabilir. En nihayetinde alınan bu mikro kararlar, üreten kesimi, manipülasyon yaptığı kesinleşmiş bir bankacılık sektörünün kollarına zorla ve savunmasız olarak itmiştir.
Siyasi primi kim alacak?

Tüm bu ekonomik tespitlerin ötesinde ortaya çıkan durumun yarattığı derin çarpıklıklar, siyasi bir prim alanı da yaratmıştır. Önümüzdeki dönemde Türk siyasi hayatına damga vuracak ana kırılma alanlarından biri bu primin kimler ve hangi partiler tarafından devşirileceği ya da devşirilmek isteneceğidir. Mevcut siyasi konjonktür içinde Meclis'imizdeki dört siyasi partinin durumu özetle şöyle görünmektedir: AK Parti söylemsel olarak konudan şikâyet etmekle birlikte iktidardadır ve bu çarpıklık onun döneminde görülmektedir... CHP İş Bankası'ndaki ortaklığı nedeniyle konuya doğrudan taraftır ve hareket kabiliyeti sınırlıdır... MHP ve BDP ise şu ana kadar gösterdikleri performans nedeniyle konuya uzak görünmektedir.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Bankalar ve siyaset
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz