X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER “Yetersiz beslenme” gerekçe olamaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

“Yetersiz beslenme” gerekçe olamaz

  • Giriş Tarihi: 25.4.2013 10:45

Hatırlarsınız, 30 Ekim 2011’i 1 Kasım’a bağlayan gece saat 00.01 itibarıyla doğan çocuklar, dünyanın her ülkesinde sembolik olarak dünyanın 7 milyarıncı bebeği kabul edilmişti.

İlknur Menlik
ilknur@gidahatti.com

Çünkü dünya nüfusu o tarihte 7 milyara ulaşmıştı. Türkiye'nin 7 milyarıncı bebeği ise Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde dünyaya gözlerini açmıştı.

Birleşmiş Milletler, o günden bugüne dünya nüfusuna yaklaşık 130 milyon bebeğin katıldığını tahmin ediyor. Yine tahminlere göre, önümüzdeki 1,5 yıl içinde dünya nüfusuna 120 milyon bebek daha katılacak. Ancak, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu UNFPA, bu çocukların büyük bir kısmının savaşlar, kuraklık, hastalıklar ve yoksulluklarla dolu bir dünyaya göz açtığını söylüyor. Saydığım bu nedenler, çocukların erken dönemde hayata veda etmelerinin de sebepleri arasında aynı zamanda. Ama dünyadaki çocuk ölümlerinin nedenleri arasında ilk sırayı %50 gibi yüksek bir oranla yetersiz beslenme alıyor.

Dün İstanbul'da bir basın toplantısı düzenleyen Bebek Besinleri Sanayicileri Derneği (BEBESAD) Başkanı Yusuf Tokdemir; "ne kişisel olarak ne de temsil ettiği endüstri adına yetersiz beslenme gerekçesini içine sindiremediğini" açıkladı. Tokdemir'e göre, bebek ölümlerindeki bu gerekçeyi derhal ortadan kaldırmak adına eylem planları geliştirilmesi gerekmekte.

Tokdemir, Türkiye açısından sevindirici bir gelişmeyi de paylaştı: Sağlık Bakanlığımızın çalışmaları ile ülkemizde bebek ölüm oranlarında 2008'den bu yana önemli oranda düşüş olmuş. Bunun temelinde yatan sebebin ilk 6 ay anne sütü ile beslenen çocukların sayısındaki artışa bağlıyor.

Ülkemizde ilk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenen bebeklerin oranı %41,6'ya yükselmiş. Türkiye'nin bu alandaki performansının, UNICEF'in 2012 Dünya Çocuklarının Durumu raporunda verilen %37'lik dünya ortalamasının üzerinde olduğunu söylüyor.

Bu noktada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın çalışan annelerin bebeklerini emzirme konusunda yaşadığı sorunları yasal bir düzenlemeyle giderme yolunda attığı adımı da desteklediklerini ve düzenlemenin ivedilikle hayata geçmesini arzu ediyor.

Altını çize çize "anne sütü"ne vurgu yapıyor: "Yeni doğan bir bebeğin yegâne besini anne sütüdür. Olağan koşullarda da ikamesi mümkün değildir."

Peki, ya olağan koşullar yoksa?

Yani, annenin sütü yoksa veya yetersiz ise ya da annenin kendisi sağlık sorunları yaşıyor ise? Yahut bebeğin özel beslenme gerektiren metabolik bir hastalığı varsa? Ne yapacağız?

"O zaman bizler devreye giriyor ve anne sütünün verilemediği ya da yetersiz kaldığı durumlarda bebeklerimizin beslenme ihtiyacını karşılayan yüksek kalitede besinler sunuyoruz" diyor ve hemen ekliyor: "Günümüzde en güvenilir ve en besleyici anne sütü ikamesi, Codex Alimentarius ve Türk Gıda Kodeksi standartlarına göre ve bilimsel rehberlikle üretilmiş bebek formülleridir."

Dünya Sağlık Örgütü, Global Bebek ve Küçük Çocuk Beslenmesi Stratejisi'ne (Global Strategy for Infant and Yound Child Feeding) göre de bebek besini üreticileri, güvenli ve besleyici ürünler sağlamakla, çocukların sağlıklı gelişiminin sürmesi için gerekli olan ve artan beslenme ihtiyaçları için artık tek başına yeterli olmadığı durumlarda yapıcı bir role sahip.

Bebek Besinleri Sanayicileri Derneği'nin de, ülkemizde sayıları 4,7 milyona ulaşan 0-3 yaş grubu bebek ve çocuklarımızın yeterli ve dengeli beslenmelerinde, sağlıklı gelişimlerinde yapıcı bir rolü olacağına ve derneğin çalışmaları ile bu rolün artacağına inanıyorum. Bu alanda bir sivil toplum kuruluşuna duyulan eksikliği tamamladılar. Bundan sonrası, tüm kamu kurumlarıyla işbirliği içinde toplumun bebek beslenmesi konusundaki bilincini arttırmaya yönelik faaliyetlere katkıda bulunmak ve bu amaçla tüm eğitim ve araştırma çalışmalarını teşvik etmek. Bunu da dünkü toplantıda taahhüt ettiler zaten.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.