X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Show TV ve BMC'yi Karamehmet önerdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Show TV ve BMC'yi Karamehmet önerdi

  • Giriş Tarihi: 27.5.2013 15:29 Güncelleme Tarihi: 27.5.2013 16:21

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül, Show Tv ve BMC'nin durumunu görünce Çukurova Grubu'nun diğer varlıklarına da gitme ihtiyacı hissettiklerini belirterek, "Şirketlerin nakit durumu iyi değil, hepsi problemli" dedi.

Gül, Anadolu Ajansı (AA) Finans Haberleri Editörlüğü'nün TMSF'nin elindeki şirketlere ilişkin sorularını yanıtladı.

TMSF Başkanı Gül, daha önce yaptıkları tahsilatları düşünerek Çukurova Grubuna geçen yılın ekim ayından bu yana toleranslı davrandıklarını belirterek, "Temerrüde düşeceklerini hissederek görüşmelere başladık. Ocak ayından itibaren borçlarını kapatacaklarını söylediler. Ocak ayı, mart ayı, nisan ayı geldi, ödeyemediler. Bize bir teklifle geldiler; Show Tv ve BMC başta olmak üzere bu şirketleri satıp, alacağımızın tahsil etmemizi teklif ettiler. Sonra yazıyla; bunları satacaklarını ve hakemlik yapmamızı istediler. Biz, Show Tv ve BMC'nin şirketin yönetimini üstlendik" ifadelerini kullandı.

Ödenemeyen taksit miktarına ilişkin soruya Gül, bu miktarın 75 milyon dolar civarında, toplam borcun ise 450 milyon dolar olduğunu kaydetti.

Gül, 75 milyon dolarlık borcun ödenmesi halinde şirketin temerrüde girmeyeceğini ifade ederek, temerrüdün ödenmediğinde, diğer borçların da temerrüde girdiğini hatırlattı.


"BMC'NİN 14 AYLIK İŞÇİ ÜCRETLERİ ÖDENMEDİ"

Gül, Show Tv ve BMC'nin yönetimini üstlendiklerinde iki şirketin de ciddi borç yüküyle karşı karşıya olduğunu dile getirerek, "BMC, uzun zamandır üretim yapmıyor, üretim yapmamasının da ötesinde 14 aylık işçi ücretleri bile ödenmiş değil. Şartel inmiş, elektrikleri yok ve çok ciddi piyasa ve banka borcu olan bir şirket. Show Tv ve BMC'nin durumunu görünce diğer varlıklarına da gitme ihtiyacı hissettik ve Grubun diğer şirketlerinin yönetimine de el koyduk. Şirketlerin nakit durumu iyi değil, hepsi problemli. Şirket yapıları ve şirket sahipleri arasındaki ilişkinin hep sorgulanması gerektiğini savunuyorum. Hele de halka açık şirketler kamusal yükümlülük yükleniyor" değerlendirmesinde bulundu.


"ŞİRKETİN YAŞAMA İMKANI VARSA YAŞATIYORUZ"

TMSF yönetimindeki yapılarda kanun koyucunun iflas mekanizmasını durdurma imkanı tanıdığını belirten Gül, "Biz, şirketlerin nakit akımlarına çok fazla dokunmuyoruz. Nakit akımlarından alacak tahsil etmiyoruz ve şirketlerin yaşamasına çaba gösteriyoruz. Aynı hasta gibi şirketin yaşama imkanı varsa yaşatıyoruz" dedi.

Gül, şirketlerde en etkin çözümün başında toplumun alacağı olduğunu ifade ederek, "Bu alacağı tahsil ederken şirketin diğer alacaklılarını da temin edebildiğimiz ölçüde çözümlemeye çalışıyoruz. Bizim iki tane şapkamız var. TMSF hem öncelikli alacaklı sıfatıyla para tahsil etmek zorunda hem de çözümleme kapsamında problemlerini çözebilecek durumda. Yönetme ile tahsilat şapkaları birbiriyle çatışan şapkalar. Bunları mümkün mertebe çatıştırmamaya çalışıyoruz" diye konuştu.


YÖNETİMİ ELE ALMASAYDIK, GRUP ŞİRKETLERİ TEKER TEKER İFLAS EDECEKTİ

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül, yönetimine el koydukları Çukurova Grubu şirketleri ile ilgili, "Yönetimi ele almasaydık, grup şirketleri teker teker iflas edecekti" dedi.

Gül, Anadolu Ajansı (AA) Finans Haberleri Editörlüğü'nün, TMSF'nin elindeki şirketlere ilişkin sorularını yanıtladı.

Çukurova Grubu ile işbirliği içinde olduklarını vurgulayan Gül, "Bu varlıklar sizin, biz alacaklıyız. Bizim amacımız alacağımızı tahsil etmek. Bu varlıkların şu anda çok ciddi finansal problemleri var. Bu finansal problemler de dâhil olmak üzere, bizimle işbirliği yaparsanız size bu operasyonun maliyeti minimum olur. Bu çerçevede ne yapıyorsanız, bize bu varlıkların satışı ile ilgili olarak müşteri getirin, bizim hakemliğimizde bunların 3. şahıslara devrini sağlayalım, işletmenin problemlerini de bu şekilde çözelim… Bu çerçevede grup ile görüşmeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.

Grup ile olan görüşmelerini dinamik bir şekilde devam ettirdiklerini aktaran Gül, bu çerçevede makul, akla yatkın, piyasaya uygun, bütün izan sahiplerinin ölçülerine uygun her türlü teklifi TMSF olarak değerlendirebileceklerini dile getirdi.

Amaçlarının herkesin üzüm yemesini sağlamak olduğunu belirten Gül, kimseyi bu manada dışlamadıklarını, toplum hakkını en uygun şekilde "nasıl korurum"un yolunu bulmaya çalıştıklarını söyledi.

Gül, Çukurova Grubu'na ait varlıkların satışı ile ilgili, "En az bir kaç aylık süre olacak. Çünkü bunların mali tabloları denetime tabi tutulacak, ekspertizleri yapılacak, ihale takvimleri belirlenecek. O ihale takvimi çerçevesinde alıcılara belli bir süre verilecek. Geçmişte yaptığımız gibi bunların hazırlıkları yapılacak" ifadelerini kullandı.

Bu arada Çukurova Grubu'nun kendilerine makul bir teklifi olursa herhangi bir ihale mekanizmasına gerek duymadan grup ile birlikte satma imkanı olabileceğine işaret eden Gül, sözlerine şöyle devam etti:

"Çünkü mal sahibinin rızası olduğu zaman takdir edersiniz ki, bizim açımızdan fiyat da uygunsa satışları gerçekleştirebiliyoruz. Malın sahibi rıza göstermezse o zaman ihale takvimi açıklayacağız. O çerçevede onları topluma kazandıracağız. Tekliflerin hepsini değerlendiririz. Çünkü grubun yeni bir ödeme takvimi ile çıkma olasılığı çok kuvvetli gibi görünmüyor. Ekimden bu yana bunu bir anlamda ikili görüşmelerle sağlamaya çalıştık. Çünkü grubun bunu yapabilmesi için ne yapması gerekiyor? Aksayan taksitini ödemesi gerekiyor, geri kalan alacakları da sağlam teminata bağlatması gerekiyor.

Burada alacaklı sadece biz değiliz ki? Bizim dışımızda bir sürü alacaklı var. Diğer kamu idareleri var. Savunma Sanayi Müsteşarlığı teminat mektuplarını paraya çevirmiş durumda. Yani teminat mektupları paraya çevrildiğinden dolayı bankaların alacakları var. Dolayısıyla çalışanlarının alacakları var, ticari alacaklar var. Dolayısıyla şimdiye kadar bunu yapabilseydi, yapardı. O yüzden bundan sonraki süreç büyük bir ihtimalle varlık satışı ile devam edecek. Varlık satışını yaparken elbette grupla oturup konuşacağız."


"TMSF TOPLUM AÇISINDAN CAN SİMİDİDİR"

Gül, Çukurova Grubu varlıkları ile ilgili, "Biz bu varlıkların maliyet fayda analizi çerçevesi içerisinde eğer iyileştirmesi gerekiyorsa, iyileştirilmesi durumunda daha iyi bir noktaya gitme durumumuz varsa, onu da değerlendireceğiz" dedi.

Bunu sürecin belirleyeceğini belirten Gül, şu anda hangi şirketi nasıl iyileştirecekleri konusunda bunu geleceğin göstereceğini söyledi.

Yönetimi ele almasalardı, grup şirketlerinin teker teker iflas edeceğini dile getiren Gül, durumun o şekilde görüldüğünü, alacaklar tarafından iflas taleplerinin olduğunu dile getirdi.

TMBF Başkanı Gül, 6-7 aydır Çukurova Grubu'nun kredi temin edecek ve problemlerini çözecek diye beklediklerini belirterek, "TMSF toplum açısından can simididir" dedi.

Gül, el koyulan şirketlerde çalışanların geriye dönük maaşlarına ilişkin soruya "Bundan sonraki süreçte varlıkların satışı ile gelecek satış bedelinden, başta çalışanların alacaklarını ödeyerek çalışanları koruyarak, çözümlemeyi sağlamış olacağız" yanıtını verdi.

Gül, TMSF olarak toplumun kendilerine verdiği yetkiyi son derece hassas bir şekilde kullanmak zorunda olduklarını vurguladı.


"BİZİM VARLIKLAR ÜZERİNDE BULUNMA ARZUMUZ VE HEVESİMİZ YOK"

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül, Çukurova Grubu şirketleriyle ilgili olarak "Bizim varlıklar üzerinde bulunma arzumuz ve hevesimiz yok. Bizim bunları en kısa sürede ekonomiye kazandırma arzumuz var" dedi.

Gül, Çukurova Grubu'nun diğer nakit getiren şirketlerine yönelme durumu olup olmayacağına dair soruya "Süreç içerisinde tek tek varlıkları değerlendireceğiz. Belki bazılarını paket olarak değerlendireceğiz. Grup bize makul bir öneri sunarsa onu değerlendireceğiz. Sunmazsa bunları paket halinde topluma kazandıracağız. Hukuki olarak bizim bilgimiz dışında satış yapamazlar. Ama gizli varlıkları var ve onları gizli bir şekilde elden çıkarmışlarsa grubun TMSF ile olan ilişki hanesine negatif olarak yazılacak bir şey olur" yanıtını verdi.

Gül, Çukurova Grubu'nda Turkcell değil de Show TV ve BMC'ye el konulduğunu içeren soruya ilişkin de şunları kaydetti:

"Keşke Turkcell bu kadar kolay olsaydı da Turkcell'den almış olsaydık alacağımızı. Çukurova'nın Turkcell'de nerede olduğu noktasında, şu an uluslararası hukuku da ilgilendiren bir dava var. Dava sonuçlanıncaya kadar zaten Turkcell hisseleri rehinli. Ortada Çukurova Grubu'nun kullanımında hisse senetleri yok ki, Turkcell'in hisselerini konuşalım. Kaldı ki bize borçlu olan Turkcell değil Çukurova Grubu. Turkcell'in diğer sahipleri var. Onlardan alacaklı değiliz. Ama Çukurova Grubu'nun hakları çerçevesinde ne yapılması gerekiyorsa, varsa böyle bir değer TMSF onunla da ilgilenir."

Çukurova Grubu ile ilgili gelişmenin Uzan Grubu ile ilgili sürece benzemediğini ifade eden Gül, "Biz Uzan ailesi ile hiçbir zaman işbirliği içinde olamadık. Ama bu Çukurova Grubu ile işbirliği yapıyoruz. Yiğidi öldüreceğiz ama hakkını vereceğiz" dedi.


"ADABANK'IN 2 TEMMUZ'DAKİ İHALESİNE İSTEKLİLER VAR"

Gül, son 10 yıldır fona devredilen bankalardan hak sahiplerine yapılan ödeme miktarı ve ne kadarlık alacak tahsili yapıldığına içeren soruyu da şu şekilde yanıtladı:

"Yaklaşık 21 milyar dolar civarında para tahsilatı yapıldı. Geçmişte bankacılık krizinin yarattığı etki ile şu an üzerinde konuştuğumuz bankalar da dahil olmak üzere bankalara toplam 30 milyar doların üzerinde ana para aktardık. Bunun yaklaşık 4 milyar dolarını TMSF kaynaklarından koyduk.

Gerisini Hazine mekanizması ile borçlandı ve gelecek yıllarda Türkiye'nin iç borç rakamına yansıdı. Buradan yaklaşık 17 milyar dolar civarında bir parayı vergi, SSK ve Hazine payı olarak ammeye aktardık. Geri kalan tutarı ise öncelikli alacaklara verdik."

Türk Ticaret Bankası'nın tasfiyesini tamamladıklarını ve bundan sonraki süreçte BDDK'nın bu bankaya faaliyet izni vererek lisanslı halde aktif bir banka olmasını istediklerini anlatan Gül, bu bankanın katılım bankası olması ve ekonomiye kazandırılması noktasında devletin diğer birimlerinin kararının gerektiğini kaydetti.

Gül, Adabank sürecinin de devam ettiğini ve 2 Temmuz itibariyle ihale olacağını ifade ederek, "Bu çerçevede istekliler var. Sürenin uzatılmasını talep ettiler. Biz de süreyi uzattık. İstiyoruz ki en fazla kişi gelsin ve en iyi şartlarda satalım" diye konuştu.


"ARZUMUZ ÇUKUROVA GRUBU ŞİRKETLERİNİ EKONOMİYE KAZANDIRMAK"

Çukurova Grubu'nun elindeki gayrimenkullerin satışına yönelik bilgi veren Gül, "Sadece Çokurova Grubu değil, şirketlerin gayrimenkulleri, işletme dışı gayrimenkuller ve Grubun hakim ortaklarına ait gayrimenkulleri de dahil olmak üzere hepsi çözümlemenin birer parçasıdır" dedi.

Digiturk'le ilgili olarak ise Çukurova Grubu'nun yönetimini temsil eden hisselerin karşılığında yönetime girdiklerini ifade eden Gül, "Şirket düne kadar nasıl devam ediyorsa, bundan sonra da aynı şekilde devam edecek. Çukurova Grubu ile istişare halindeyiz. Grubun getirdiği her rasyonel teklifi, hissenin 3. kişilere satışı da dahil olmak üzere veya toplu olarak diğer ortakların da rızası alınarak şirketin satışı da dahil olmak üzere her türlü teklifi değerlendirme aşamasındayız. Zaten Grup bu manada görüşmeleri yapıyor" değerlendirmesini yaptı.

Çukurova Grubu şirketlerinden el konulan şirket sayısının önemli olmadığını söyleyen Gül, şunları kaydetti:

"Asıl önemli olan alacağımıza yetecek olduğunu düşündüğümüz varlıklar. İlk olarak Show TV ve BMC'ye gittik. Çünkü düşünüyorduk ki bu varlıkları satarız ve alacağımızı alırız. Fakat baktık ki bu iki şirketin durumu içler acısı. Böyle olunca diğer varlıklara gitme durumu oldu. Bizim varlıklar üzerinde bulunma arzumuz ve hevesimiz yok.

Bizim bunları en kısa sürede ekonomiye kazandırma arzumuz var. TMSF olarak bu varlıkların üzerinde uzun süre bulunmak istemiyoruz. En kısa sürede bunları çözümlemek istiyoruz. Gönül ister ki yarın bize çok cazip bir teklif gelse de hepsini devretsek."


" FON REZERVİMİZ AŞAĞI YUKARI 6,5 MİLYAR DOLAR"

Mevduatların sigortalanması konusunda da bilgi veren Gül, 2005 yılından itibaren kendilerinin risk odaklı bir sigorta prim tarifesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Dünyada mevduat sigortacılığı açısından en iyi ülkelerden birisi haline geldik. Mevduat güvencesi 50 bin lira düzeyindeydi. Bu tutar günümüz koşullarında çok düşük kalmıştı. 2004 yılından bu yana mevduat güvencesi enflasyondan ötürü güncellenmesi gerekiyordu ve 100 bin liraya çıkarttık. Her gerçek kişi mudiimizin, (ticari mevduat dahil değildir. Ticari mevduatın da güvence kapsamına alınması konusunda bir talebimiz var. Onun için yasa değişikliği gerekiyor) banka bazında 100 bin liralık mevduatı güvence kapsamındadır.

İlk üç aylık dönemde bankalardan yaklaşık 340 milyon liralık bir prim gelirimiz var. Yıllık 1,2 milyar dolarlık bir gelire tekabül ediyor. Fon rezervimiz aşağı yukarı 6,5 milyar dolardır. Fon rezervi, bankacılık sisteminin gelecek belirsizliklerine karşı rezerv olarak tutulmaktadır. Ağırlıklı olarak da devlet kâğıtlarıdır. Hem mudilerimizi korumaya hem de finansal sistemin istikrarına katkıda bulunuyoruz."

Libananco davası ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Gül, Türkiye'nin bu davadaki haklılığının uluslararası kurumlar tarafında da tescil edildiğini söyledi.

ÇEAŞ ve Kepez davalarını Enerji Bakanlığı'nın yürüttüğünü anımsatan Gül, söz konusu davaların reel bir şeye dayalı olmayan davalar olduğunu dile getirdi.

Hareket ederken yatırımcının haklarına zarar vermemek için çaba gösterdiklerini vurgulayan Gül, şimdiye kadar olan uygulamalarının da bu yönde olduğunu ifade etti.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.