X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Milli enerji" dönemi başlıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Milli enerji" dönemi başlıyor

  • Giriş Tarihi: 12.6.2013 16:55

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, termik, hidroelektrik, rüzgar ve güneş enerjisinde 5 yılda yerli teknolojiye geçileceğini, Türkiye’nin 2023’e kadar enerjiye yapacağı yaklaşık 130 milyar dolarlık yatırımın, yüzde 80’inin yerli teknolojiler kullanılarak gerçekleştirilmesini hedeflediklerini bildirdi.

Ergün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında dün gerçekleştirilen Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun (BTYK) 26. Toplantısı'nda alınan kararları açıkladı.

Toplantıda öncelikli olarak enerji alanını ele aldıklarını belirten Ergün, bu konunun hem büyümeyle yakın ilişkisi hem de ekonomik ve stratejik boyutu ile çok önemli bir alan olduğunu ifade etti. Dünyadaki küresel güç oyunlarının çok büyük oranda enerji kaynakları üzerinden döndüğünü ve bunun bir tesadüf olmadığını vurgulayan Ergün, şunları kaydetti:

"2012 yılı sonu itibariyle cari açığımızın yüzde 71'i enerji ithalatından kaynaklanıyor. Dolayısıyla cari açığımızı azaltma hedefimiz, enerjide dışa bağımlılığımızı azaltacak adımlarla doğrudan bağlantılı hale geliyor. Bu adımlar da temelde enerji alanında yapılacak Ar-Ge ve yeniliğe dayanıyor. Türkiye'nin son 10 yılda çok istikrarlı bir büyüme trendine girdiğini ve bu sürecin devam edeceğini biliyoruz. 2023 yılına dair hedeflerimizi, Türkiye'nin yeni ihtiyaçlarını düşündüğümüzde, enerji talebinin de çok hızlı bir şekilde artacağını öngörmek işten bile değildir."


"2023'TE ENERJİ HARCAMALARI 106 MİLYAR DOLAR OLACAK"

Ergün, OECD verilerinin ilerleyen süreçte Türkiye'nin enerji ihtiyacının Çin, Hindistan ve ABD gibi ülkelerden bile hızlı artacağına işaret ettiğini belirtti. Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılamak için geçen yıl 60 milyar dolar harcama yaptığını belirten Ergün, bu rakamın 2023 yılında 106 milyar dolar seviyesine çıkmasının beklendiğini kaydetti. Bu paranın çoğunun, Türkiye'de mevcut olmayan fakat enerji ihtiyacının büyük bir kısmını sağlayan kaynakların teminine harcandığına dikkati çeken Ergün, bu nedenle Türkiye'nin enerji ihtiyaçlarını karşılama noktasında alternatif yöntem arayışları ön plana çıkması gerektiğinin altını çizdi.


ELEKTRİK ÜRETİMİNDE YENİLENEBİLİR ENERJİ HEDEFİ

Bakan Ergün, 2023 yılında elektrik üretimi içerisinde yenilenebilir enerji payının en az yüzde 30 olmasını hedeflediklerini ifade ederek, üniversitelerin, sanayinin, kamu kurumlarının enerji alanına ve enerjinin alt dallarındaki Ar-Ge konularına odaklanmalarının, Türkiye için çok hayati önem taşıdığını vurguladı. Dünkü BTYK toplantısında, artan bu enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik 3 ana öneri geliştiğini bildiren Ergün, bunların; yerli enerji kaynaklarının kullanımını artırmak, bu kaynaklara yönelik yerli üretim teknolojilerine odaklanmak ve enerji verimliliğini artırmak olduğunu belirtti.


ENERJİDE 7 ÖNEMLİ KARAR

Yerli enerji kaynaklarını kullanmak ve bu teknolojilere yönelik üretimi geliştirmek adına, geçmiş aylarda TÜBİTAK ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında önemli bir protokol imzalandığını hatırlatan Ergün, bu protokol kapsamında TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Enerji Enstitüsü bünyesinde çok kritik projeler başlattıklarını ifade etti.

Ergün, dünkü BTYK toplantısında bu projelere vurgu yapan 7 önemli yeni karar aldıklarını bildirdi. Toplantıda alınan ilk kararın, yerli termik santral tasarım ve imalat kabiliyetinin geliştirilmesi olduğunu belirten Ergün, Türkiye'de kurulu 24 termik santralin tamamının, yabancılar tarafından kurulup geliştirildiğine işaret etti. Ortalama bir santralin kuruluş maliyetinin 1,7 milyar dolara yakın olduğunu düşünüldüğünde, bu konuda uygulanacak Milli Termik Santral (MİLTES) Projesi'nin öneminin daha iyi anlaşılacağını vurgulayan Ergün. 2023 yılına kadar termik santral yapımında Türkiye'de yaklaşık 36 milyar dolarlık bir yatırım potansiyeli öngördüklerini bildirdi.


YERLİ HİDROELEKTRİK SANTRALİ

İkinci olarak, kısa adı MİLHES olan Hidroelektrik Enerjisi Teknolojilerinin Geliştirilmesi yönünde yeni bir karar aldıklarını belirten Ergün, projeyle ağır türbin, jeneratör ve SCADA sistemleri gibi bu santrallerde kullanılan ve dışa bağımlı olunan teknolojileri, Türkiye'de geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Ergün, 2023'e kadar hidroelektrik enerjisi alanında Türkiye'deki yatırım potansiyelinin 18 milyar dolar olmasını öngördüklerini kaydetti.


RÜZGAR VE GÜNEŞ ENERJİSİNDE YERLİ TEKNOLOJİYE GEÇİŞ

Bakan Ergün, yerli teknolojilerin geliştirilmesi konusunda alınan 3. ve 4. kararların ise rüzgar ve güneş enerjileriyle ilgili olduğunu bildirdi.

Milli Rüzgar Enerjisi Santrali Teknolojilerinin Geliştirilmesi Projesi (MİLRES) ile önce 500 kw'lık, daha sonra 2,5 megawattlık milli santraller kurulacağını belirten Ergün, şöyle devam etti:

"2023'e kadar rüzgar enerjisi alanında Türkiye'deki yatırım potansiyelinin 26 milyar dolar olmasını öngörüyoruz. MİLGES yani Güneş Enerjisi Teknolojilerinin Geliştirilmesi Projesi ile son yıllarda öne çıkan güneş enerjisi teknolojileri alanında da milli teknolojilerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. MİLGES kapsamında, Şanlıurfa-Ceylanpınar'da tarıma elverişli olmayan arazi üzerinde yaklaşık 10 MW gücünde bir santral kurulacak. Bu alanda da 2023 yılına kadar 5 milyar dolarlık yatırım öngörülüyor.

Bu konuda özellikle şu hususu vurgulamak istiyorum: Önümüzdeki 5 yıl içinde termik santralde, hidroelektrik, rüzgar ve güneşte yüzde 80 oranında yerli teknolojiye ulaşmayı hedefliyoruz. Böylece Türkiye'nin 2023'e kadar enerjiye yapacağı yaklaşık 130 milyar dolarlık yatırımın, yüzde 80'i yerli teknolojiler kullanılarak yapılabilecektir.

Toplantımızda aldığımız 5. karar, termik santral atık ısılarının değerlendirilmesi projesidir. Bu proje ile termik santrallerde elektrik enerjisinin yanı sıra ortaya çıkan ısıyı, sıcak su ve ısıtma ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanmak istiyoruz. Bu proje kapsamında Soma'daki termik santral için yaptığımız pilot uygulama ile şu an 22 binin üzerinde konutun sıcak su ve ısıtma ihtiyacını karşılayabiliyoruz. Bu uygulamayı sadece EÜAŞ'a bağlı 14 termik santrale yaygınlaştırırsak, 620 bin konutu ısıtmış ve ülke ekonomisine yılda 1,8 milyar lira katkı sağlamış olacağız."


YERLİ KÖMÜRDEN SIVI YAKIT ÜRETİLECEK

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün, toplantıda kömür gazlaştırma ve sıvı yakıt üretimi teknolojilerinin geliştirilmesine ilişkin de karar aldıklarını ifade etti. Biyokütle ve Kömür Karışımlarından Sıvı Yakıt Üretimi Projesi kapsamında düşük kalorili linyit kömüründen sıvı yakıt üretimi hedeflediklerini bildiren Ergün, bu sayede yerli kömürlerden katma değeri en az 2 kat yüksek ürün elde edilebileceğini vurguladı. Bu teknolojiye sahip bir ticari tesiste, günde 30 bin varil sıvı yakıt üretilebileceğini, bunun da böyle bir tesisle, Türkiye'nin sıvı yakıt ihtiyacının yüzde 5'ini yerli kaynak ve yerli teknolojiler ile karşılanabileceği anlamına geldiğine işaret eden Ergün, TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsündeki bu teknolojiyi geliştiren pilot tesiste başarılı deneme üretimleri yaptıklarını hatırlattı.


ENERJİ VERİMLİLİĞİ İLE 10 YILDA 140 MİLYAR DOLAR TASARRUF

Türkiye'nin hızla artan enerji ihtiyacına yönelik BTYK'da sunulan son önerinin ise enerji verimliliğimizin artırılması olduğunu belirten Ergün, şunları kaydetti:

"Enerjiyi üretmek elbette önemli ama enerjiyi en verimli şekilde kullanabileceğimiz mekanizmaları oluşturmak da büyük önem taşıyor. Gerekli çalışmalar yapılırsa, 2023 yılına kadar 140 milyar dolar gibi çok önemli tasarruf rakamlarına ulaşmamız mümkün olacaktır.

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun aldığı bu kararlar, enerji sektörümüz açısından çok önemli sonuçlar doğuracaktır. Şurası çok önemli: Artık Türkiye, gelecekte ortaya çıkacak sorunlarına şimdiden çözüm üretmeye çalışan proaktif bir kimlik kazanmıştır. Bu sorunların çözüm adresi olarak da bilim ve teknoloji politikalarını, üniversiteleri, bilim insanlarını merkeze yerleştirmiştir. Dünkü toplantımızda alınan bu kararların orta ve uzun vadede çok iyi sonuçlar vereceğine inancımız tamdır."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.