X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Merkez'e sonsuza kadar güvenemeyiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Merkez'e sonsuza kadar güvenemeyiz

  • Giriş Tarihi: 26.6.2013 14:58

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Küresel ekonomik ve finansal problemlere sürdürülebilir bir çözüm bulunmak isteniyorsa, sadece sonsuza kadar Merkez bankalarının likide operasyonlarına güvenemeyiz" dedi.

Babacan, Uluslararası Endüstri Mühendisleri Enstitüsü Konferansı'nda yaptığı konuşmada, dünyada yaşanmakta olan ekonomik krizin tamamına bakıldığında bunun bir güven krizi olduğunun görüldüğünü, güven sağlanmadıkça ve yeniden kazanılmadıkça mevcut zorlu mali süreçten çıkışın zor olacağını kaydetti.

Birçok ülkenin yüksek kamu borcu bulunduğunu, finansal kurumların birçok açıdan zayıf olduğunu ifade eden Babacan, şunları söyledi:

"Gelişmiş ülkelerin birçoğunda ise yapısal reformlara kuvvetli bir şekilde ihtiyaç duyuluyor. Bu ülkelerin birçoğu geç kalıyor. Merkez Bankaları sorunun çözümünde biraz yalnız kaldı. Merkez bankalarının bildiği en iyi işlev ise para basmak oldu. ABD'de, Japonya'da ve birçok ülkede bu oldu. Merkez bankaları gerçekte gerekli olana doğru ilerlemek için sadece bir fırsat penceresi sunabilirler. Eğer küresel ekonomik ve finansal problemler sürdürülebilir bir çözüm bulunmak isteniyorsa, sadece sonsuza kadar Merkez bankalarının likide operasyonlarına güvenemeyiz.

Gelişmiş ülkelerin mali programlarındaki öngörülemezlik sonsuza kadar devam edebilecek bir seçenek olarak kalamaz. Eğer finansal kurumlar, bankalar zordaysa, o zaman bilançoların iyileştirilmesi, bilançoların da daha çok sermayenin, likiditenin olması, finansallarının daha güçlendirilmesi için iyi bir plana ihtiyaç var demektir. Bu adımların etap etap er ya da geç atılması gerekiyor."


"SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN KOORDİNELİ BİR EYLEM PLANI GEREKİYOR"

Başbakan Yardımcısı Babacan, Avrupa'da rekabetin ciddi bir sorun olduğunu dile getirerek, "Ekonomideki verimlilik azaldı. Birçok ülkede potansiyel büyüme daha önce olduğu gibi yüksek değil. Problemlerin merkezine baktığımızda, yapısal reformların kesinlikle gerekli olduğunu görüyoruz. Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği alanında ve sağlık alanında çeşitli reformların yapılması gerekiyor" dedi.

Yakın zamanda Avrupa'da büyüme ve kemer sıkma politikalarının uygulanması konusunda tartışmaların olduğunu belirten Babacan, "Bunların her ikisi birbirini dışlayan seçenekler değil. Öngörülebilen bir mali politikanın oluşturulması, kamu borcunun en azından bir puan geriye gideceğini garanti eden bir programın oluşturulması gerekir" değerlendirmesinde bulundu.

Ali Babacan, bir ekonominin büyümesi için tüketicilerin, şirketlerin ve bankaların kendini güvende hissetmesinin çok önemli olduğuna işarete ederek, tüketicilerin harcamadığı, şirketlerin yatırım yapmadığı, bankaların borç vermediği bir ortamda ekonomik büyümenin gerçekleşemeyeceğini söyledi.

Merkez bankalarının ekonomik sıkıntılar yaşayan ülkelerde ekonomik büyümenin artması için ne kadar büyük teşvik paketleri sunarlarsa sunsunlar, ne kadar büyük likidite operasyonları yaparlarsa yapsınlar, neticede en önemli unsurun güven unsuru olduğunu ifade eden Babacan, şunları kaydetti:

"Dünyanın dört bir yanında hükümetlerin neler yaptığına baktığımızda sürdürülebilirlik meselesinin maalesef yapılacaklar listesinden en başında yer almadığını görüyoruz. Sürdürülebilirlikten bahsederken, geleceğin ve gelecekteki nesillerimizin de sürdürülebilirliğinden bahsediyorum. Gelecek nesillerin geleceğini tehlikeye atmadan, bugünkü neslin ihtiyaçlarını karşılayabilmektir. Eğer bugün ülkelerin sadece bedeli ne olursa olsun, insan, çevre açısının önemsemeden sadece büyüme talebi varsa, belki bugün büyüme kaydederiz.

Ama aslında bu gelecek nesillerden tehlikeye atmaktır. Bankalar çökerken, likidite krizi varken, işsizlik artarken, sosyal baskılar varken, birçok hükümet çevresel konuları, küresel ısınmayı, sürdürülebilirlik konularını unutuyor. Küresel gelişme zorlukları giderek doğası gereği daha zorlu ve sınırlar ötesi bir hal alıyor. Bu yüzden koordineli bir eylem planı uygulanması gerekiyor."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.