X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Altın yeniden yükselecek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Altın yeniden yükselecek

  • Giriş Tarihi: 27.6.2013 12:58

Piyasalarda altın fiyatlarında yükseliş döneminin bittiğine yönelik ortak bir görüş olsa da, Erste Group’un “Altına güveniyoruz” başlıklı en son raporuna göre, altının lehine olan temel veriler, daha önce hiç olmadığı kadar cazip oluyor.

Erste Group Uluslararası Emtia Analisti ve raporun yazarlarından Hans Engel, "Sonuç olarak önümüzdeki dönemde altına olan ilginin artacağını ve iyileşme yaşanacağını düşünüyoruz. Ancak beklenen iyileşme biraz zaman alacak" dedi.

Altın fiyatlarında görülen en son gerilemeye rağmen, merkez bankalarının devam eden genişlemeci politikalarının altın fiyatlarını yükseltmesi bekleniyor – 12 aylık hedef fiyat 1.480 $.

1979-1980 döneminin aksine, hükümet, hane ve şirketlerin bilançoları ağır borç yükü altında kaldığı için, altın piyasasının faiz oranlarındaki ani ve güçlü bir yükseliş nedeniyle çökme ihtimali yok. Mevcut ortamda, bu durum deflasyonist krize neden olur. BIS'e göre, 18 ana OECD ülkesindeki hükümet, hane ve finans sektörü dışındaki şirketlerin toplam borç yükü, 1980'de GSYİH'nin %160'ı seviyesindeyken, 2012'de GSYİH'nin %340'ına yükselmiş durumda bulunmaktadır. FED, Japonya, İngiltere ve Avrupa Merkez Bankaları, finans sektöründeki ve reel ekonomideki mevcut sorunları çözmek için faiz oranlarını düşük bir seviyede tutmaya devam edecek. Engel, konuyla ilgili olarak "2008'den beri dünya çapında 500'den fazla faiz indirimi gerçekleşti. Faizler, daha önce hiçbir zaman küresel anlamda bu kadar düşük bir oranda seyretmemişti. Pek çok ülkede faiz oranları kaydedilen en düşük seviyelerde. Aynı süreç içerisinde ulaşılan borç seviyesi nedeniyle de, reel faiz oranları negatif ve görece olarak düşük kalmaya mahkum. Negatif reel faiz oranlarıyla altın fiyatı arasında her zaman güçlü bir korelasyon olmuştur; bunun anlamı da mevcut ortamın altın fiyatlarının toparlanması için ideal bir durum oluşturduğudur" ifadesini kullandı.

Altın fiyatlarında yaşanan büyük düşüşün ardından, altına olan güven düşük bir seviyede – ancak yatırımcıların pozisyonları altın fiyatlarının dibe vurduktan sonra toparlanma yaşanacağını gösteriyor.

Yakın zaman once başlayan türbülans döneminde, piyasa olumsuz fiyatlamaları uçlara çekme eğiliminde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Nisan ortasında başlayan ard arda gelen fiyat düşüşleri, beş standart sapmadan daha yüksek bir noktaya ulaştı İşlem hacmi aşırı derecede yüksek olduğundan, satışlar "paniğe bağlı düşüşün" tüm gereksinimlerini karşıladı. Altına olan güvenin şu anda külçe altın piyasasının açılmasından bu yana en negatif seviyede olması, Erste analistlerinin uzun vade için açık bir şekilde olumlu beklentiler oluşturmasına neden oluyor. Güven göstergeleri, altın fiyatının aşırı öforiden uzak olduğunu gösteriyor. Hulbert Financial Digest'e göre, altın bülteni yazarları tarafından tavsiye edilen tevzi oranı -%44 ile rekor düşük seviyede .

CoT (commitments of traders) raporu ise duruma tam ters bir perspektiften bakarak açıkça olumlu bir tablo çiziyor. Rapor, son birkaç ay içerisinde sektördeki pek çok spekülasyonun sona erdiğini onaylıyor. Yükseliş bekleyen yatırımcıların büyük kısmı havlu atmışa benziyor. "En büyük, en geniş bütçeli ve en iyi bilgilere sahip işlemciler kendilerini yüksek altın fiyatlarına göre konumlandırdı. Diğer yandan, spekülatörlerin uzun süredir korudukları pozisyonları azaltmaları, çekici bir döngü karşıtı giriş noktasının ortaya çıktığına işaret ediyor. Vadeli işlem piyasasındaki mevcut konumlanma da bariz bir toparlanmaya zemin hazırlıyor." Ağustos 2011'de rekor kıran altın fiyatları, daha sonra 1974-1976'daki "döngü içi düzeltme" benzeri uzun vadeli bir konsolidasyon evresindeydi. Aşırı olumsuz duyarlılığın ve CoT'nin açıkça olumlu beklentilerinin ışığında, analistler kısa süre sonra dip noktasına ulaşılmasını bekliyor. Mevsimsel olarak bakıldığındaysa, Ağustos ayından önce ciddi bir momentum beklenmemesi gerekiyor.

Altın ve diğer varlık sınıfları arasındaki uzun vadeli karşılaştırma, açıkça pozitif bir tablo çiziyor. Altın, hem parasal büyüklüklere hem de hisse ve tahvillere göre uzun vadeli ortalama değerlerin altında bulunuyor. Bazı oranlar 'Reel varlıklarla" karşılaştırıldığında ortalamanın üzerinde olsa da, aşırı yüksek seviyede değiller.

Altın için uzun vadeli beklentiler olumlu – kantitatif değerleme modeli altının uzun vadeli fiyatının 2.230 $ seviyesinde olduğunu gösteriyor
Erste analistleri, bu raporda ilk kez altının kantitatif değerlendirmesine yer verdi. Bir model yardımıyla, ABD'nin gelecekteki parasal politikalarına ve bu politikaların altın fiyatları üzerindeki etkilerine ilişkin bir dizi farklı senaryo üretildi. Aşırı senaryolar için küçük gerçekleşme olasılıkları modellenmiş olsa da, model ciddi bir risk primini doğrulamakta. Bu parametrelere göre, altın fiyatlarında uzun vadeli hedef 2.230 $.

Altın portföyde tutulmalı: uzun bir geçmişi olan ve kredi riski taşımayan, likiditesi yüksek bir küresel para birimi olması gibi avantajları, mevcut ortamda altını özellikle çekici kılıyor
Erste analistleri, altının yatırım portföylerinin ayrılmaz bir parçası olmaya devam etmesi gerektiğine inanıyor. Altın, mali sorumluluk veya bir alacaklı ilişkisi içermeyen tek likit yatırım değeri. Hükümetlerden bağımsız tek uluslararası ödeme aracı olmanın yanı sıra, tüm savaş ve ulusal iflas durumlarından da etkilenmeyen bir varlık. Altının geçtiğimiz birkaç yüzyılda ortaya koyduğu parasal önem, şu anda yeniden keşfedilmekte. Yüzyıllar boyunca, altın, istikrarlı değeri, bağımsızlığı ve istikrarıyla öne çıktı. Altının fiyatının mı arttığı yoksa kağıt paranın satın alma değerinin mi düşmekte olduğu ise nereden bakıldığına bağlı.

2012 sonu itibariyle Küresel Varlıkların Değeri 223 trilyon Dolar seviyesinde. Yatırım yapılabilir altının mevcut değeri ise 1,1 trilyon $, yani bu rakamın %0,5'i. Engel, durumu, "Altının dikkat çeken özellikleri, yani uzun bir geçmişe sahip küresel bir para birimi olması, kredi veya karşı taraf riski içermemesi, yüksek likiditesi ve küresel geçerliliği ve maden üretimi dolayısıyla çok az enflasyona tabi olması, mevcut ortamda özellikle çekici olduğu için bu payın gelecekte ciddi ölçüde artacağına inanıyoruz" şeklinde yorumluyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.