'Ev Tadilatının Yeni Adresi: Ustaeli.com

Giriş Tarihi: 9.7.2013 12:10 Güncelleme Tarihi: 9.7.2013 12:17

Stratejik İletişim ve Kariyer Danışmanı Duygu Eren bu hafta ustaeli.com’un kurucusu Tarık Sinan ile konuştu.

Girişimcilik, kendi yaşadığınız kötü bir tecrübe veya gördüğünüz herhangi bir ihtiyaçtan doğabiliyor. Aynı yerde kalmama isteği ve hali hazırdaki düzeni değiştirmeye karar verme girişimci olmak için katalizör görevi görüyor. Bugün röportajını okuyacağınız kişi, geçirdiği kötü boya badana deneyiminden sonra o sektörde kurumsal yönetim anlayışıyla kendi işini kurmuş. Ustaeli.com, Galata İş Meleklerinden aldığı yatırımla yoluna emin adımlarla devam ediyor. Şimdi sizi ustaeli.com'un kurucusu Tarık Sinan'ın röportajını okumaya davet ediyorum.

Eğitiminiz ve özgeçmişinizi öğrenebilir miyiz?

Lisans eğitimimi Sakarya, yüksek lisans eğitimimi İstanbul Üniversitesinin Endüstri Mühendisliği bölümlerinden mezun olarak tamamladım. Lisans eğitimim sonrasında kısa
süreli deneyimlerim oldu. 2004 -2011 yılları arasında yaklaşık 7,5 yıl LC Waikiki'nin Genel Merkezinde çalıştım. Proje Mühendisi olarak başladığım LC Waikiki'de Bilgi Sistemleri Yöneticiliği ve CEO yardımcısı pozisyonlarında görev aldım. Ayrıldığım dönemden, 2.5 yıl
öncesine kadar CEO yardımcılığı pozisyonunda görev yapıyordum. Eski işimden tüm girişimciler için geçerli olan; kendi işini kurma arzusu, çalıştığı yerdeki beklentilere erişememe, daha yüksek gelir beklentisi, tecrübe ve deneyimlerimi kendim için kullanma isteğim sebebiyle ayrıldım. 7 yıllık profesyonel iş hayatımı kendi hedeflerimi ve hayallerimi gerçekleştirebilmek uğruna sonlandırarak, girişimciliği tercih ettim.

Bu işe başlama fikri nereden geldi ve nasıl gelişti?

2008 yılında evimizde yaşadığımız 22 günlük boya badana felaketinden sonra bu işleri yapan kurumsal bir firma yok mu diye araştırma yaparak başladı her şey. Evlerdeki usta ihtiyaçları için profesyonel ve müşteri odaklı bir organizasyonun eksikliği beni "Ustaeli" ni kurmak için heyecanlandırdı. Genel olarak boya, badana, tesisat, alçıpan, fayans vb. işlerdeki amatör organizasyonların bir çok insanda yaşattığı olumsuz deneyimleri fırsat olarak görüp bu işlere kalite ve profesyonellik getirmek gibi bir misyonu da kendime yükleyerek bu yolculuğa başladım Ev ve işyerlerinde basit ustalık hizmetlerini tek bir çatı altında, garanti kapsamında verebilecek organizasyonu kurmaya karar verdim. İlk başlarda ustambenim, ustamani gibi isimlerle başladığım çalışmalarım, domain isimlerinin dolu olması sebebiyle beni "ustaeli"ne yönlendirdi. Ustaeli domain ismini satın alıp, web sitesini tasarlayarak 2010 yılının Ekim ayında kendi işimi kurmanın ilk adımlarını atmıştım artık. Daha önceleri de iki kez kendi işimi kurmak için istifa etmeye niyetlendiğim zamanlarda hep terfi etmiştim ve kendi işimi kurma isteğimi bir şekilde törpülemiştim. Ama bu son girişimimden vazgeçmeye pek niyetim yoktu, bendeki bu isteği gören patronum ve yöneticim Sayın Mustafa Küçük'de zaten sen işten ayrılıp, şirketini kafanda kurmuşsun, yolun açık olsun diyerek beni cesaretlendirdi. 2011 yılının Şubat ayında kendi isteğimle 50.000 TL lik bütçe ile hayallerimi gerçekleştirmek ve Ustaeli ni büyük bir şirket yapmak için işimden istifa ederek, hayatımda yeni bir sayfa açtım.

Bu sermaye dışında, yatırım aldınız mı?

Elimdeki sermayenin hedeflerim için yeterli olmadığını biliyordum. Bu sebeple destek ve yatırım araştırmalarım zaten vardı. Kosgeb'in girişimcilik desteğine başvurdum. En yakın zamandaki eğitim Beykoz Belediyesi tarafından veriliyordu. Bu desteği hakedebilmek için işimden de erken ayrılmıştım çünkü Kosgeb uzmanları bu destekten faydalanabilmek için bir yerde sigortalı olarak çalışmamanız gerekiyor diye bilgilendirmişlerdi. Kosgeb desteğinden faydalanmaya hak kazandım ama 27 bin TL hibe ve 70 bin TL geri ödemeli kredi hakkımda sanırım 650 TL civarında bir para alabildim bir de yurt içi fuar desteği kapsamında 1500 TL gibi bir destek alabildim. Kosgeb'deki teşvikler doğru anlatılmıyor ve insanlara işinizi kurmak için para dağıtıyoruz kimse almıyor diye beyanlarda bulunarak umut dağıtılıyor ama işin arkası öyle değil. Bir defa bürokrasi insanı bezdiriyor bir de girişimcinin paraya ihtiyacı ilk başta var. Siz parayı önce harcıyorsunuz, harcamanızı Kosgeb'ebildiriyorsunuz bu talep kurula gidiyor, onay sonrasında bütçe varsa size ödeme yapılıyor. Bu bürokratik işler yeni bir girişimci için ayak bağından başka bir şey olmuyor. Bu sebeplerle bu teşvikteki haklarımın peşinde çok koşmadım. Kosgeb'deki eğitmenimiz Özden Hanım ile projemi paylaşıp daha fazla paraya ihtiyacım var dediğimde onun sayesinde Galata İş Melekleri ile tanıştım. Galata iş Melekleri Genel Sekreteri Ayşe İnal ile iletişime geçip projemi anlattım. Beni hemen ilk Venture Akademiye davet ettiler ve ilk sunumda projem ilgi gördü GBA dan Ustaeli için yatırım kararı çıktı.

Sonrasında Galata İş Meleklerinin yatırım süreci nasıl oldu?

Venture akademideki sunumdan hemen sonra Galata İş Meleklerinden altı yatırımcıustaeli.com ile ilgilendiğini belirtti ve ilgilenen yatırımcılarla ikinci bir görüşme yapıldıktan sonra bu sayı en son olarak 14 olarak netleşti. Toplamda da 200 bin TL lik bir yatırım aldık. Bu süreçteki tek olumsuz olan nokta ise yatırım sürecinin 7 aylık uzun bir süreçte son bulması oldu.

Ustaeli.com, nasıl çalışmaya başladı?

Hala o zamanki aldığım kararı hangi ruh hali ile aldığımı bazen sorguluyorum çünkü büyük bir şirkette prestijli bir pozisyonda gelecek vaad eden bir profesyonel olarak çalışırken 2 ay sonra boya yapar halde buldum kendimi. Tamamıyla hayallerimin peşine takıldım ve hayallerimi gerçekleştirmek için her şeye sıfırdan başladım. Hiçbir tecrübemin ve çevremin olmadığı bir sektörde iş kurmak çok da akla yatan bir fikir olarak gelmiyor. İlk 6 ay boyunca kendim de bizzat boya yaptım, duvar kağıdı kapladım, matkap kullandım, malzeme taşıdım. Tek tutacağım dal bu işlerde tecrübeli olan amcamın oğluydu. Onun çevresindeki ustalarla kendi çevremdeki insanların işlerini yaparak başladım. Sonra, Bahçeşehir pazarında tahta kiralayarak tanıtım yapıp müşteri yakalamaya çalıştım. Sonrasında evlilik fuarına dekorasyon firması olarak katıldık. Bahçeşehir yerel gazetelerine ilanlar verdim. Bu faaliyetler bana ilk müşterilerimi kazandırdı. Çalışanlar önce taşeronken sonra Internet'teki kariyer sitelerine ilan vererek kendi ustalarımı bünyeme katmaya başladım. İlk başladığımda her şeyi evden yürütüyordum ama evden olunca disiplinli olamıyorsunuz. Anneniz gelip oğlum gel çay yaptım, mutfaktan şu tencereyi verir misin, eve gelen provakatör misafirler olayı profesyonellikten uzaklaştırıyordu. Kendi aracım da depo gibi olmuştu. Bir süre sonra Bahçeşehirde 3+1 giriş kat bir daire kiraladım ve şirketin kuruluşunu da orada yaptık. GBA dan yatırım alınca da işimiz için daha uygun bir yere taşındık. Şu an yaklaşık olarak 400 m2 lik 3 katlı bir yerde faaliyetlerimizi yürütüyoruz.

Ekibi nasıl kurdunuz ve geliştirdiniz?

Yatırım alıncaya kadar kendi bünyemizde 4 ustamız vardı. Yatırımın hemen sonrasında daha agresif davranarak ekibi büyütmeye gayret gösterdik. Şu anda toplam 15 usta, bir idari işler uzmanı ve bir de proje yöneticisi olmak üzere toplamda 18 kişiyiz. Kendi alanında uzman kişileri bulmaya gayret gösteriyoruz ama gerçekten bu konuda bazen çok zorlanıyoruz. Yaptığımız her işten kendimize dersler çıkarmaya gayret gösteriyoruz. Sürekli kendi kalitemizi arttırmak için ekip üyeleri ile paylaşımlarda bulunuyoruz. Beraber çalıştığımız partnerlerimizin düzenlediği eğitimlere katılıyor, fuarları takip ediyor bazen de dışarıdan danışmanlık alarak iş kalitemizi arttırmaya çalışıyoruz. Şu anda alçıpan duvar ve tavan sistemleri, alçı süslemeleri, elektrik ve su tesisatı, boya-badana, duvar kağıdı ustası, dekoratif duvar kaplamaları, seramik ve tadilat işleri alanında kendi bordromuzda çalışan ustalarımız var.

Ustaelini kurarken ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Kosgeb benim için hem bir pişmanlık hem de bir katalizör oldu . Girişimcilik eğitimlerine katılabilmek için işimden düşündüğümden daha erken ayrılmak zorunda kaldım. İki ay daha maaşımı alsam daha iyi olabilirdi ama bir girişim ne kadar erken olursa o kadar iyidir düşüncesi bu pişmanlığımı benden uzaklaştırıyor. Yine de olumlu tarafından bakınca başlamak için bir vesile oldu. Bundan başka çevreden gelen olumsuz yaklaşımlar gerçekten girişimciyi ikilemde bırakıyor. Ne güzel her ay maaşını alıyorsun ne gereği var da bu işlere giriyorsun gibi yaklaşımlarla mücadele etmek gerçekten zordu. Kısıtlı finans gücü ve işin başındaki çaylaklık günleri de oldukça zorlu geçti. Ama bir süre sonra para kazanmaya başlayıp tecrübe de oluştuktan sonra Galata İş Meleklerinden gelen destekle bu zorlukları büyük oranda azalttık.

GBA'nın nasıl katkısı oldu?

Galata İş Melekleri sadece para vermiyor, tecrübe ve fikirlerini de paylaşarak çok daha değerli bir destekte bulunuyorlar. Mentörlük yaparak önümüzü daha net görmemiz ve işimizi kolaylaştırmak gayret gösteriyorlar. Ben kendi adıma mentorum ve Pozitron'un kurucusu Fatih İşbecer'den onun bana vermek istediğinden daha azını aldığımı söyleyebilirim. Çok samimi ve dürüst bir şekilde destek oluyor. Aynı şekilde yine Fırat İşbecer'de benimle heraradığımda çok samimi bir şekilde ilgileniyor. Ayrıca, Genel Sekreterleri Ayşe İnal'da sadece bana karşı değil değil diğer tüm girişimcilere karşı çok açık ve ilgili. Ayrıca çok güçlü osyal ağları var bu sayede işte alabiliyorsunuz. Meleklerin en güzel yanı çok pratikler, sonuç odaklı ve hızlılar. Zaten hepsi bu özellikleri sayesinde fark yaratarak belli bir yerlere gelmişler. Benzer yaklaşımlarla bizleri de yönlendiriyorlar. Bence GBA, gerçek girişimciler ve girişimcilik ekosistemi için çok büyük bir şans. Dışarıdaki tüm dedikodulara rağmen çok dürüst bir şekilde proje ve girişimcileri değerlendirip yatırım yapıyorlar. Sonuçta hepsi çok iyi birer iş adamı. Hiçbirinin inanmadığı yada başarılı olacağını öngörmediği bir projeye yatırım yapacağını düşünmüyorum.

Girişimci olmanız sizi bambaşka bir kariyere yönlendirdi, gelen tepkiler nasıldı?

İki yabancı dil bilen, yüksek endüstri mühendisi diplomasına sahip ve kendi alanında Türkiye'nin en büyük şirketinde CEO yardımcısı olarak çalışırken iki ay sonra boya yapan biri olmayı tercih etmek pek dışarıdan anlaşılabilecek bir durum değil tabi. Çevrem ve ailemden çok yadırgayan da oldu destekliyor gibi görünende. Bu bakış açısı ile baş etmek benim için pek kolay olmadı. Bazen kendim bile kendimi çok sorguladım. Bu kadar eğitim ve tecrübeyi bu işi yapmak için mi diye kazandım diye. Oyundan düştüğüm, motivasyonumu kaybettiğim çok oldu. Ama hep kendimi motive etmeyi başarabildim. Ama iş hayatıyla ilgili bir çıkarımımı paylaşmak istiyorum. Bu profesyonel iş hayatında da böyle. Yöneticim beni farketmiyor, şirket beni desteklemiyor, gelişimime kimse yardımcı olmuyor yaklaşımları kişiyi sadece mutsuz eder. Kişi kendi kendini motive etmeyeli becerebilmeli. Hedeflerimi çok net olarak belirlediğim için her türlü olumsuzluğu geçecek ve daha iyisi olacak diye düşündüm. Her seferinde oyuna dönecek gücü kendime verebildim. Elimi kestim, merdivenden düştüm, sevdiğim insanlardan ve sevdiğim şeyleri yapmaktan fedakarlık ettim ama hep kendimi başarmak zorundayım diye motive ettim. Bu bakış açısı sayesinde çevreden gelen tepkilere de aldırış etmeden kendi yolumda yürümeye devam ettim ve ediyorum da. Daha yapacak o kadar çok işim var ki çevremdekilere takılırsam kendimi çok büyük bir kötülük yaparım diye çevreden gelen tepkilere pek kulak asmıyorum.

İşi nasıl büyüttünüz?

Aslında daha büyüyemedik. Ama geldiğimiz noktaya bir şeyleri yaparak değil de yapmayarak geldik diyebilirim. Tamamıyla iş modeline odaklandığımdan ilk başta büyük bir işyeri, lüks bir ofis, iyi bir araba, bir sürü çalışan, ben patronum geç gelir erken giderim modlarına girmeyerek yavaş yavaş bir şeyleri üst üste koyduk. İhtiyaçlarımızı hep asgari çözümlerle giderdik. Kazandığımı yine işe yatırdım. Ustalarımızın işlerini yapabilmeleri için ekipmanlara yatırım yaptık. Kurumsal görüntü için paralar harcadık. Logolu kıyafetler, ustalar için kartvizitler, iş ayakkabıları, teknolojik el aletlerine yatırımlar yaptık. Hem daha ustaeli çok yeni bir şirket, işin çok başındayız, ama büyümek ve gerçekten kafamızda yarattığımız katma değer yaratan bir şirket modeline ulaşmak için ne yapmamız gerektiğini biliyor ve o yolda temkinli bir şekilde ilerliyoruz.

Ustaeli'nde fark yarattığınız nokta nedir?

Bizim alanımızda iş yaptırıp ta memnun kalan müşteri sayısı gerçekten dikkat çekici oranda az. Mimarlık kalitesine yakın hizmeti, ustalık fiyatlarının biraz üzerinde, bir yıl garantiyle veriyoruz. Daha öncede bahsettiğimiz gibi ustalarımızın kartviziti var, kurumsal kıyafetlerle mekanda çalışıyorlar, dairelerde çalışmaya başladığımızda hemen afiş asıyoruz. Profesyonel ve kurumsal bir firmadan hizmet aldıklarını hissettirmeye çalışıyoruz. Sadece boya uygulaması için bile müşterimizle sözleşme yapıp kredi kartı ile taksitle ödeme seçeneği sunuyoruz. İşimiz bittikten sonra da müşterilerimizle zaman zaman iletişime geçip iş ile ilgili sıkıntılarının olup olmadığını soruyor kusurlu uygulamaları ya da eksikleri en kısa zamanda çözmeye gayret gösteriyoruz.

Markanızı kendi sektörünüz içinde, rakiplerinize göre nasıl konumlandırırsınız?

Biz gerçektende Türkiye'de usta denince akla gelen ilk adres olmak istiyoruz. Bu hedefi gerçekleştirme noktasında en büyük rakibimiz kahvede oturup kartvizitiyle iş yapan, arabasına yazı yazıp her türlü tadilat işiniz itinayla yapılır diyerek gezen ya da ev ofis sisteminde çalışan mahalle ustaları ile sokaklardaki küçük esnaflar bizim pazarımızdaki payın büyüklüğüne sahipler. Biz bu ustaları da kendi bünyemize katarak bir usta ordusu yaratmak istiyoruz. Şu anda okyanusta bir damlayız ama her geçen zaman yatırımcılarımızın da desteği ile önce İstanbul'da sonra da Türkiye'de ustalık gerektiren işlerde ilk akla gelen adres olacağımıza inanıyorum.

Gelecekte nasıl büyümeyi hedefliyorsunuz?

İyi organize olmuş ve 100 ustanın çalıştığı profesyonel bir bakım onarım şirketi olmak kısa vadeli hedeflerimiz arasında. İstanbul'da boyanacak tüm evleri neden boyamayalım diye iddialı bir hedefimiz de var. Bizim işimizde iyi referans en iyi büyüme modeli. Sürekli kaliteli ve hızlı işler yaparak memnun müşteri kitlesi oluşturup büyümek en kolay ve en ucuz büyüme stratejimiz. Ama pazarlama ve kurumsallık alanında da profesyonel yaklaşımlar ve yatırımlarla da fark yaratıp büyümeyi hedefliyoruz. Profesyonelliğin en alt düzeyde olduğu bu alanda bir marka yaratarak ihtiyaç sahiplerine güvenilir, kaliteli ve uygun fiyatlı hizmet sunmak en büyük hedefimiz. Her alanda kendi dalında uzman maaşlı çalışanlarımızla müşterilerimize güvenilir hizmet vermek için organize olmaya çalışıyoruz. Bu işi yapan bir çok firma bu yaklaşımdan daha ziyade taşeron ile çalışarak daha az risk ve sorumluluk altına giriyor biz ise bunun tam tersini yaparak sürekli çalışan ve müşteri memnuniyetini sağlamaya gayret göstereceğiz.Bu bağlamda İstanbul'da güvenilir bir şirkette çalışmak isteyen gerçekten konusunda uzman elektrik, seramik, boya , tesisat, alçıpan ve diğer dekorasyon ve tadilat ustalarını da şirketimize davet ediyoruz. İşimizi iyi yapmak dışında da marka olmak ve kurumsallaşma çalışmalarında karşı karşıya kalacağımız maliyetleri süspanse etmek için ileride bir yatırım arayışına daha girebiliriz. Bu belki GBA ile ikinci bir seans olur ya da yurt dışı kaynaklı bir yatırımda olabilir. Ama bir süre daha bu mevcut durumda devam etmeyi planlıyoruz çünkü şu an şirket dönebiliyor ve kendi kendini idare edebiliyor.
Duygu Eren

Stratejik İletişim ve Kariyer Danışmanı

Yazarla iletişim için: duygu@dpdanismanlik.com
ARKADAŞINA GÖNDER
'Ev Tadilatının Yeni Adresi: Ustaeli.com
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz