X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Vakıfbank mahkemeye gidiyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Vakıfbank mahkemeye gidiyor

  • Giriş Tarihi: 16.7.2013 10:17 Güncelleme Tarihi: 16.7.2013 12:29

VakıfBank Genel Müdürü Halil Aydoğan, "Rekebet Kurulu cezasının 4'te 3'ünü ödeyerek 30 gün içinde ilgili mahkemeye itiraz hakkımızı kullanacağız" dedi.

Aydoğan, bankacılık sektöründeki gelişmeleri değerlendirmek üzere basın mensuplarıyla bir araya geldi.

İstikrarlı bir şekilde büyümesini sürdüren ve ülkenin en güçlü bankalarından biri olan VakıfBank'ın, hem bankacılık sektörünün hem de Türkiye ekonomisinin gelişiminde önemli bir rol üstlendiğine işaret eden Aydoğan, "Ülkemizin kalkınmasında büyük rol oynayan projelerin finansmanında da aktif rolümüzü sürdürmeyi istiyoruz" dedi.

Otoyol özelleştirmeleri, 3. köprü, İzmit Körfez geçişi, enerji santralleri gibi projelerde VakıfBank olarak yer aldıklarını anımsatan Aydoğan, şunları kaydetti:

"Yeni şube açılışı ve personel alımına devam ediyoruz. Bankamızın güçlü sermaye yapısı ve kredi ağırlıklı verimli büyüme stratejisi ile büyümeyi ve karlılığı sürdürebilir şekilde artırmaya devam ediyoruz. Şube sayımız 799'a ulaştı. Bu yıl içerisinde 100 şube açmış olacağız. 2015 yılında 1.000 şube hedefine rahatlıkla ulaşacağız."

2012 yılında 100 milyar lirayı aştıkları, aktif büyüklüklerini yıl sonunda yüzde 15 oranında artırmayı hedeflediklerini ifade eden Aydoğan, yıl sonunda nakdi kredilerde yaklaşık yüzde 15-20 oranında büyüme planladıklarını söyledi.

Öte yandan fonlama tarafında ise bir yandan yurt içi tasarrufların artmasına paralel olarak mevduat tabanı ve hacmini genişletmeyi hedeflediklerini anlatan Aydoğan, diğer yandan da uygun vade ve maliyetlerle mevduat dışı kaynakların bilançodaki payını artırmayı planladıklarını ifade etti.

Bu yıl sermaye benzeri krediler ve diğer tür borçlanma araçlarını önemli ölçüde gerçekleştirdiklerini anlatan Aydoğan, şöyle konuştu:

"Koşullar uygun hale gelirse, son dönemde faizler uluslararası piyasalarda yükseldi ama biz bunun böyle devam etmeyeceğini düşünüyoruz. Eylül ayından itibaren borçlanmalara devam edebiliriz diye düşünüyoruz tabii uluslararası piyasa şartlarına da bağlı olarak... 9 milyon lira borçlanma gerçekleştirdik ve piyasa şartları uygun olursa 2-3 milyar lira daha borçlanma gerçekleştirebiliriz."


"FAİZLERDE AŞAĞI YÖNLÜ İNİŞ OLACAKTIR"

Toplantıda gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Aydoğan, "Son dönemde kur artışları ve faizlerdeki yükselişin bankacılık karına etkisini oldu mu? VakıfBank olarak yıl sonu hedeflerinde revizyon olacak mı?" şeklindeki soru üzerine şunları kaydetti:

"Ekibimize güveniyoruz. Ben 14 ila 18 saat arasında çalışıyorum. Bu çerçevede elbette ki bankamıza ve ekonomimize kısmen bu faiz ve kur artışlarının olumsuz etkileri var. Bu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak için daha fazla çalışmamız ve müşteri ilişkisine önem vermemiz gerekiyor. Biz bu çalışma tempomuzla hedeflerimizde revizyona ihtiyaç duymayacağımızı düşünüyoruz. Yıl başında hedeflenen 1 milyar 750 milyon liralık karı gerçekleştirmek için elimizden gelen gayreti göstereceğiz."

Halil Aydoğan, 3. havalimanı konusunda kendilerine finansmanla ilgili bir talebin gelmediğini ancak talep gelmesi halinde şartlar ve ne miktarda finansman gerektiğine bakılarak karar verebileceklerini ifade etti.

Merkez Bankası'nın faiz kararı hakkında ise görüş belirtmeyen istemeyen Aydoğan, "Merkez Bankası bağımsız bir otorite. Bunun doğru yapılıp yapılmadığına karar vermek bana düşmez" dedi.

Gösterge tahvilin faizinin yüzde 9,5 seviyesinin suni olduğu görüşünü dile getiren Aydoğan, "Reaksiyonların biraz fazla olduğunu görüyorum. Bu normale döndüğünde faizler de normale dönecektir. Bugün kurlara bakarsanız bunun ilk ışıklarını görürsünüz. Faizlerde aşağı yönlü iniş olacaktır" diye konuştu.

Aydoğan, trendin aşağı yönlü olması halinde kredi faiz oranlarını artırma durumunun ortadan kalkacağını vurgulayarak, faizler aynı seviyesini korur ya da artmaya devam ederse kendilerinin farklı politikalar uygulaması durumunun ortaya çıkacağını ifade etti.


"REKABET KURULU KARARINA İTİRAZ HAKKIMIZI KULLANACAĞIZ"

Rekabet Kurulu tarafından bankalara verilen cezalara ilişkin gerekçeli karara yönelik değerlendirmelerde bulunan Aydoğan, şunları anlattı:

"VakıfBank adına konuşabilirim. Bize iki konudan dolayı 82 milyon lira civarında ceza kesildi. Cezayı düşük görmüyoruz, yüksek bir ceza olarak görüyoruz. Bir konuda 2 ayrı bankacı aralarında konuşurken, bizim de ismimizi kullanarak VakıfBank, Halk Bankası ve Ziraat Bankası'nın isimlerini geçirmesi üzerine cezanın bir kısmı bu şekilde geldi. Biz cezaları kabul etmiyoruz, cezalar ağır. Cezanın 4'te 3'ünü ödeyerek 30 gün içinde ilgili mahkemeye itiraz hakkımızı kullanacağız. Dolayısıyla bankacılık sektörü kayırılıyor ifadelerine katılmıyorum."

Aydoğan, "Faiz lobisi var mıdır?" şeklindeki soruyu "Eğer bir ekonomide faizin çok fahiş olarak çok yüksek miktarda artmasını isteyenler varsa faiz lobisi vardır demektir. Yoksa yok demektir" şeklinde cevapladı.


"HİSSE DEVRİ EKİM AYINDA GÜNDEME GELEBİLİR"

Halil Aydoğan, bir soru üzerine, PTT Genel Müdürlüğü ile 30 bin çalışan ve 3 milyon emekli maaşı ödemeleri ve tüketici kredisi kullanımı anlamında anlaşma yaptıklarını hatırlatarak, "TRT Genel Müdürlüğü ile anlaşma yaptık. Yaklaşık 10 bin çalışan maaşlarını VakıfBank'tan alacak, örnek olarak bunları söylüyorum. 3,5 aylık dönemimde çok müşteri VakıfBank ile çalışmaya başlamıştır" cevabını verdi

Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Vakıfbank'taki hisselerinin Hazine'ye devri ile ilgili konulara da değinen Aydoğan, şunları kaydetti:

"Öteleme yok. Kanun tasarısı taslağı dahi hazırlanmıştı. Ancak kanun tasarısı taslağının Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulması ve TBMM'de görüşülmesi ve TBMM'den çıkması lazım ki, süreç başlayabilsin. Henüz daha o süreci geçirmedik. Dolayısıyla o süreç devam ediyor. Taslak hazır. Ama TBMM tatile girdi. Muhtemelen ekim ayında konu gündeme gelebilir. Ondan sonrasına TBMM karar verir. TBMM karar vermeden zaten biz bir şey söyleyemeyiz. Kanunlaşması lazım ki süreç başlayabilsin."

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) geçen hafta bankalardan Merkez Bankası'nın döviz satım ihaleleri ile ilgili istemiş olduğu belgelere ilişkin, "Daha önce böyle bir uygulama ile karşılaştınız mı? sorusuna cevaben Aydoğan, BDDK'nın adı üstünde düzenleme ve denetleme kurumu olduğunu ve sektörde herhangibi bir yaşanan durum var ise, bunu önce inceleyerek, denetleyerek tespit etmesi gerektiğini söyledi.

Aydoğan, şöyle konuştu:

"Bu tespitine göre de pozisyon alması gerekiyor. Dolayısıyla konu ne olursa olsun, kim olursa olsun, uluslararası kuruluş olsun, yerel kuruluş olsun, eğer muhatabı ise bu yapılır. Bu doğal bir şey. Bu denetlemeler sonucunda, alacağı karar nedir? Belki bir karar alındıktan sonra konuşulabilir. Denetleme ve düzenleme dedikten sonra bunu yapabilir mi, ötekini yapabilir mi? İşin doğrusunu nasıl saptayacak? İncelemeden, bakmadan, denetlemeden… BDDK düzenleme, denetleme yapacaksa, yapmalı. Bunda bir şey yok. Ama haksız yere bir şey ortaya çıkacaksa o zaman belki konu değerlendirilmeli diye düşünüyorum. Ama hiç bir şey yapmayacaksınız isminizde düzenleme, denetleme olacak. Siz duracaksınız. O zaman olmaz ki diye düşünüyorum."


"KATILIM BANKACILIĞINDA SÜREÇ DEVAM EDİYOR"

Son dönemde faiz piyasasında yaşanan dalgalanmalardan sonra ''Ertelediğiniz bir tahvil ihracı var mı?" şeklindeki soruya Aydoğan, ''Bizim yok. Biz ihraçlarımızın zamanlamasını iyi ayarlamıştık" dedi.

"Sukuk ihracı gerçekleştirmeyi düşünür müsünüz?" sorusuna Aydoğan, "Şu anda yok ama uygun şartlar olursa tabii ki olabilir" yanıtını verdi.

Gezi parkı olaylarından sonra mevduatlarında bir artış olup olmadığının sorulması üzerine Aydoğan, şunları aktardı:

"Çok kısa bir süre geçtiği için… Büyük bir kamu kurumu-müşteri ilişkisi bugünden yarına kurulacak bir ilişki değildir. Çok açık söylüyorum. Samimi söylüyorum. Değerlendirmek için çok erkendir. Bir iki ay geçmesi lazım. Bu durumda şartlar çok önemlidir. Sizin vereceğiniz oranlar, tanıyacağınız imkanlar, vereceğiniz hizmet, bunların hepsi önemlidir. Bunun alt yapısı önemli."

Kamu bankalarının katılım bankacılığı yapması ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Aydoğan, "İlk Vakıf Katılım-Halk Katılım diye yazıldı. Sonra Ziraat-Halk Katılım diye yazıldı. Sonra üçü birden yazılmaya başladı. Şimdi ise üçü birden yazılmaya devam ediyor" dedi.

"Şu anda katılım bankacılığı ile ilgili bir çalışmanız var mı?" sorusuna Aydoğan, "Tabii ki süreç devam ediyor. Öyle diyelim. (Yurt dışı ortaklık) O da dahil olmak üzere süreç devam ediyor. Zamanını belirli bir süre sonra söyleyebilirim. Şu anda süre konusunda öngörü yapamam" yanıtını verdi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.