X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Piyasalar Fed'e göbekten bağlı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Piyasalar Fed'e göbekten bağlı

  • Giriş Tarihi: 7.8.2013 15:38 Güncelleme Tarihi: 7.8.2013 15:45

Rhea Portföy Yönetimi Yatırım Komitesi Üyesi Cüneyt Paksoy, ABD'de büyümenin artması ve reel ekonominin desteklenmesiyle uzun vadeli yatırımların yapılacağı ortamın oluşacağını bunun da tekrar gelişmekte olan ülkelere fon aktarımı sağlayacağını söyledi.

Fed Başkanı Ben Bernanke'nin varlık alımında azaltıma gidileceği ve 2014 yılında da varlık alımlarına son verileceğini belirtmesinin ardından gözler Fed'e çevrildi. Bu durumların hangi tarihte başlayacağı kadar ABD verilerinin seyri de odak noktası haline geldi.

Analistler, bundan sonraki süreçte Fed'in varlık alımlarını her an azaltabileceği gerçeğiyle piyasanın yeni normale göre pozisyon almaları
gerektiğini ve ABD verilerinin yakından takip edilmesini ifade ediyor.

Fed'in varlık alım süreci, Fed'in sıkı para politikasına geçişi ve bu geçişin Türkiye'ye muhtemel etkilerini AA muhabirine değerlendiren Rhea Portföy Yönetimi Yatırım Komitesi Üyesi Cüneyt Paksoy, Fed'in parasal genişlemeye başlamasının ilk etapta gelişmekte olan ülkelere (GOÜ) pozitif etkisi olduğunu söyledi.

Paksoy, GOÜ'lerde bol likidite, düşük faiz ve carry trade yatırım ortamının mayıs ayına kadar sürdüğünü ancak Fed Başkanı Bernanke'nin
açıklamalarıyla durumun tersine döndüğünü belirtti.

Fed'in parasal genişlemeyi sınırlandıracağı ve sonlandıracağı haberlerinin GOÜ'lerde negatif algılanmasında en fazla ABD on yıllık
tahvillerinin faiz oranlarının yükselmeye başlaması ve dolarizasyonun etkili olduğuna dikkati çekerek, "Karlarını realize etmek isteyen yatırımcılar da GOÜ'lerden çıkmaya başladı" dedi.

ABD'de açıklanan verilere GOÜ piyasalarının hassasiyetinin uzun zaman daha süreceğini anlatan Paksoy, "ABD verilerini daha fazla takip edeceğiz. Ekonomi normalleşince de takibe devam edeceğiz. Denklem gelişmiş ülkelere kaydı. Likidite ABD'ye dönmeye başladı. Verilere bakılınca ilk etapta ABD'de normalleşmenin başladığını görüyoruz. Büyüme arttıkça ABD on yıllıklar yüzde 3,5'in üzerine çıkacaktır. Ekonominin reel sektörü daha fazla desteklenmesiyle ikinci etaba geçilecek. Uzun vadeli yatırımların yapılacağı ortam oluşacak ve tekrar gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere fon aktarımı olabilecek" öngörüsünde bulundu.

"Fed'in eylül ayında varlık alımını azaltmaması piyasalara doping etkisi yapar"

Ekinci Economics Consulting (EEC) Kurucusu ve Ekonomist Şevin Ekinci, "Fed varlık alımlarını eylül de mi yoksa aralıkta mı azaltacak? Bunun piyasalara etkisi ne olacak?" şeklindeki soruya şöyle cevap verdi:

"Öncelikle şunu belirtmek gerekli ki; bu vakitten sonra artık Fed'in eylülde veya aralıkta varlık alımlarını azaltmaya başlamasının piyasalara yapacağı etki dışında hiçbir farklı etkisi yok. Çünkü zaten Fed'in bilanço büyüklüğü 4 trilyon doları bulmuş durumda. Eylül ayında veya aralık ayında alınacak karar bu bilançoya sadece son birkaç milyar dolarlık etkiden ibaret olur. Fed, varlık alımlarında azaltım yoluna artık girdi. Gelen iyi verilere rağmen Fed'in hala varlık alımlarında azaltıma geçmesi için eylül ayının erken olabileceğini düşünüyorum."

Ekinci, Fed'in uzun vadede enflasyonun yüzde 2 seviyesine yaklaşmasını istediğini ifade ederek, "Ancak halihazırda bu enflasyon oranı (kişisel üketim harcamaları enflasyonu) sadece yüzde 1,3. Dünyanın geri kalanından ciddi bir enflasyon baskısı da yok. Örneğin Çin'de görülen ekonomik yavaşlamanın etkisiyle ciddi bir global enflasyon baskısı yok. Öte yandan petrol fiyatlarında gelecek yıl talebin azalacağı yönünde
görüşler sebebiyle düşüş beklentisi hakim" dedi.

Fed'in kontrolü dışında olan dezenflasyonist etkilerin de olduğuna işaret eden Ekinci, "Bununla beraber piyasalarda hakim olan belirsizlik yüzünden faizlerin yükselmesi 30 yıllık sabit mortgage faiz oranlarını yüzde 4,6 seviyelerine taşıdı, bunlar konut piyasasında görülen toparlanmanın da sağlam olmasına engel oluyor. Keza belirsizlik sebebiyle bono piyasalarında yaşanan faiz artışları da Fed'in uzun vadede genişletici para politikasında yapacağı azaltım planlarının tarihini daha da ileri atmasına sebebiyet verebiliyor" değerlendirmesini yaptı.

Fed'in projeksiyonunda ABD'nin 2013 yılı büyümesinin yüzde 2,3-2,6 aralığında olduğunu ve bu projeksiyona erişebilmek için ikinci yarıda en az yüzde 3,1 büyümek zorunda kaldığının gözardı edildiğine dikkati çeken Ekinci, yılın ikinci yarısında ABD'nin global yavaşlamanın olduğu bir ortamda yüzde 3,1 büyümesinin biraz zor göründüğünü belirtti. Sonuçta Fed yetkililerinin politikalarını büyümeyi desteklemek için kullanmaya devam edecekleri söyleyen Ekinci, bu durumun piyasalara etkisine ilişkin olarak da şunları aktardı:

"İki-üç etki var. Fed'in eylül ayında varlık alımlarında azaltıma gitmemesi piyasalara ciddi doping etkisi yapar. Çünkü artık görünüm daha belirginleşmiş olur ve piyasa oyuncuları artık aralık ayında gelecek azaltıma kendini hazırlamış olur. Böylelikle gelişmekte olan ülkelerden çıkış sene sonuna ertelenmiş olur. Ancak eylül ayında varlık alımlarında azaltıma giderse hem gelişmiş hem gelişmekte olan ülke piyasalarında ani ciddi bir türbülansa sebebiyet verebilir. Çünkü hala bunun beklentisi içinde olmayan piyasa oyuncuları var."