X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Japonya: Küçük başlayıp büyük düşünmek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Japonya: Küçük başlayıp büyük düşünmek

  • Giriş Tarihi: 26.8.2013 15:49

Türkiye Japonya ilişkilerinin başlangıcı 2. Abdülhamit dönemine kadar gidiyor. Bu ilişkinin tarihi arka planındaki en trajik öykü ise Ertuğrul Firkateyni Faciası.

İlknur Menlik - Sabah.com.tr
imenlik@comart.com.tr

1887 yılında Japon İmparatoru Komeii 'nin yeğeninin, bir savaş gemisiyle İstanbul'u ziyaretinin ardından iade-i ziyaret ve padişahın Japon imparatora hediyelerinin sunulması maksadıyla Ertuğrul Firkateyni Japonya'ya gönderiliyor. Gemi, Temmuz 1889'da İstanbul'dan başlayan yolculuğunu, 11 ay sonra 7 Haziran 1890 tarihinde Japonya'nın Yokohama Limanı'nda tamamlıyor. Japonya'da 3 ay kalan gemi, 15 Eylül 1890 tarihinde Yokohama Limanı'ndan İstanbul'a hareketinden bir gün sonra, 16 Eylül'de Kuşimoto açıklarında tayfuna yakalanarak batıyor. Gemideki 600'e yakın mürettebattan sadece 69'u bu faciadan kurtulabiliyor. Kurtulan 69 kişi Kongo ve Hiyei adlı iki Japon gemisi ile İstanbul'a gönderiliyor. İşte bu facia, iki ülke arasındaki bağların temelinde büyük yer ediyor. 1999 Marmara Depremi ve Japonya'nın yaşadığı büyük tsunami faciası ise ülkeler arasındaki bağı ve yardımlaşmayı daha da arttırdı. Buna rağmen ticaret de dahil olmak üzere iki ülke arasındaki ilişkiler, yeterince gelişmiş ya da arzulanan düzeyde değil.

Bugün Japonya yaşadığı büyük felakete ve küresel krize karşın, dünyanın 3. büyük ekonomik gücü olmayı sürdürüyor. Her ne kadar ikinci çeyrekte yüzde 2,6'lık büyümeyle beklentilerin altında büyüse de tsunaminin ardından ekonomisi iyileşme sinyalleri veriyor. Ülke, 127 milyonluk nüfusuyla çok önemli bir pazar. Türkiye-Japonya dış ticareti ise 3,9 milyar dolar ile düşük bir seviyede.

Ekonomi Bakanlığı'nın raporuna göre, Türkiye'nin hızlı tüketim malları ihracatı 2012 yılında bir önceki yıla göre %6 artarak 13,2 milyar dolara ulaşmış. İhracatın %90'ını gıda ürünleri oluşturuyor. Japonya'ya yönelik hızlı tüketim malları ihracatımız ise 2012 yılında bir önceki yıla göre %20 oranında artarak 129,2 milyon dolara ulaşmış. Japonya'nın bu rakamla hızlı tüketim malları ihracatımızdaki payı ise sadece %1. Ancak şu tespiti de yapmak lazım; gıda ürünleri, 330 milyon dolar seviyesindeki toplam ihracatımızın çok önemli bir kısmını oluşturuyor. En önemli ihraç kalemlerini ise; su ürünleri, konserveler (domates salçası), unlu mamuller (makarna), meyveler, kabuklu yemişler (kuru incir, kuru üzüm, kuru kayısı, fındık), zeytinyağı ve meyve suları oluşturuyor.

Yapılan tahminlere göre Japonya'nın, 2013-17 yılları arasında mal ve hizmet ihracatındaki artışın ortalama %3,8, ithalat artışının ise %3,5 olması bekleniyor.

Türkiye, ticari ilişkileri güçlendirmek ve bu %3,5'lik artıştan pay almak için çeşitli çalışmalar yapıyor. Bunlardan birini, son iki yıldır Japonya'ya yönelik çalışmalarını yoğunlaştıran Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'nın, Türkiye'deki yatırım fırsatlarını anlatmak üzere bu ülkede planladığı bir dizi etkinlik oluşturuyor. Bu açıdan içinde bulunduğumuz hafta oldukça yoğun görüşmelere sahne olacak.

Bir diğeri ise Japonya ile imzalanması düşünülen serbest ticaret anlaşmasına yönelik girişimler. Geçtiğimiz haftalarda bu yönde ilk adım atıldı ve Türkiye ile Japonya arasında Ortak Çalışma Grubu oluşturularak kritik bir eşik daha geçildi.

Şüphesiz 3,9 milyar dolara yaklaşan iki ülke ticaret hacminin arttırılmasında gıda sektörü öncülüğünü korumaya devam edecek. Sektör aynı zamanda, neredeyse 13-14 kat aleyhimize işleyen dış ticaret açığı konusunda da denge unsuru olacak. Japonya'ya ihracatımız küçük ve yıllara göre dalgalı olsa da, bu ülke bizim için her zaman önemli oldu. Bu nedenle Japon iş dünyasında söylenegelen "Küçük başlayıp büyük düşünmek" sözü, bugün için daha bir anlam kazanıyor. Evet, küçük başlayalım ama büyük düşünelim. Bunun da ilk adımları atılmaya başlandı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.