X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Merdiven altına savaş açtı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Merdiven altına savaş açtı

  • Giriş Tarihi: 9.9.2013

'Merdiven altı' tabir ettiği katarakt ameliyatlarıyla mücadele etmek için SGK ile anlaşma yapan Dünya Göz Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Eray Kapıcıoğlu, "Herkes bu anlaşmanın içinde. Bizim işini düzgün yapanlara lafımız yok" dedi

Türkiye'de son yıllarda sağlık turizmi arttı. Gözde yabancılar niye ameliyat olmaya geliyor? Ameliyatlar çok mu ucuz?
Yurtdışından gelenlerin yüzde 80'i lazer hastası. Çünkü bir lazer ameliyatı yurtdışında 4 bin euro, Türkiye'de ise 2 bin 500 euro.
Gözde merdiven altı olayı çok mu?
2007'de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), kliniklerle anlaşma yaptı. Üniversite ve devletten doktorlar, oluk gibi boşaldı. 2008'de doktor transferiyle hastane açılmasını yasakladılar. 3-4 doktor birleşti her hastanenin karşısına klinik açtı. Devlet 23 lira muayene parası veriyor. Devlette günde 100 tane hasta bakacağına, günde 40 hastaya 23 liraya baktı. 1 milyar lira. Devlet katarakt ameliyatına 410 lira veriyor. Bir katarakt ameliyatının maliyeti bin 500 lira.
Merdiven altı yüzünden mi oldu bunlar?
SGK ile anlaşma yapıyorlar. Katarakt ameliyatı ve muayene yapmak için klinik açıyorlar ama hasta gelmiyor. Bankanın üstünde klinik var. Otobüsleri köylere yolluyorlar. Muhtarlara, kahvelere gidiyorlar, emekli hastası topluyorlar.
Siz SGK'ya ne önerdiniz?
'410 liraya bu ameliyat yapılmaz, fiyatı biraz yükseltin' dedik. Yoksa köylerden hastaları topluyor, getiriyorlar. Aksaray'da bir klinik 90 katarakt ameliyatı faturası kesiyor devlete. Tıbben mümkün değil. SGK'ya 'Siz bir adım atın biz herkese bu ameliyatı yaparak, insanların doğru yere gitmesini ve devletin az para ödemesini sağlayacağız' dedik. SGK da bir adım attı.
Son durum nedir?
Katarakt ameliyatı 622 liraya getirildi. Katarakt ameliyatının maliyeti bin 500 lira. Devlet 622 lirasını ödüyor. 400 doları da hastane hastası için ödüyor. Yani aradaki farkı hastasından almıyor.

Okusaydım buralarda olamazdım
Ticaret hayatına daha çocuk yaşta atıldınız. Okulu bırakmaktan hiç pişmanlık duydunuz mu?
Duymuyorum. Biz o ticaretin okulunu bitirdik. Orta üçten sonra okulu bıraktım. Babam çok tepki göstermişti. Bugün okulu da birlikte yürütseydim diye düşünüyorum.
Hastane işine nasıl girdiniz?
Fulya'daki Avrupa Hastanesi'nin olduğu binayı yapmıştım. İşyeri olarak satmak istiyordum ama bir doktor grubu binayı kiralamamı istedi. Kiraya vermek işime gelmedi, onlar da birlikte hastane yapmayı teklif etti ve Avrupa Hastanesi öyle doğdu. Ardından Gayrettepe'de şu an Metropol Hastanesi olan binayı Çocuk Esirgeme'den kiraladım. Orayı da hastane yaptım. Avrupa Hastanesi'nin devamı gibi düşünmüştüm. Ancak ekonomik kriz geldi. Ortaklar istemedi. Ben sağlıkta henüz yabancıyım. İşin finans kısmına bakıyorum. Derken Cem'i Demiroğlu üniversite kuracak, hastaneye ihtiyacı vardı. Bana geldiler. Ben de 'niye satayım. Ortaklarım satıyor. Alın yüzde 50'yi dedim. Tam anlaşmıştık, karar değiştirdiler. Yüzde 51'i istediler. 'O zaman yüzde 75'i vereyim' dedim ve anlaştık.
Ama devam etmediniz.
Çünkü ben o işten ürktüm. Çünkü hastanede, ameliyathaneleri, hasta odalarını, her yeri dışarıdan gelen doktorlar dolduruyor. Benim hayalim şuydu: Kendi doktorum, kendi hastam. 6 ay sonra da hisselerin tamamını verdim ve çıktım. Sonra sağlık işine girmeyeceğim dedim.
Peki ne oldu da bu fikriniz değişti?
İnşaat işlerim devam ediyordu. Bir gün sevdiğim 2-3 göz doktoru geldi. Dediler ki Türkiye'de hiç göz hastanesi yok. Bir fizibilite yaptılar ve bana getirdiler. 'Düşüneyim' dedim. Balıklama atlamadım. Hemen çok ciddi bir araştırma yaptım. Üniversitenin göz bölümlerini araştırdım. Yurtdışında bu bölümleri yapan yerleri araştırdım. Neticede göz hastanesi kurmaya karar verdik. Türkiye'deki ilk göz hastanesini 1996'da açtık.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.