X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kent'i sattığıma pişman değilim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kent'i sattığıma pişman değilim

  • Giriş Tarihi: 13.10.2013

Kent Gıda'nın eski sahibi Özcan Tahincioğlu, gayrimenkul sektöründeki yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Ege'de aldığı geniş arazilerde meyve yetiştiren işadamı, "Kent'i sattığıma pişman değilim. Ancak bu iş ilgimi çekiyor. Gıdada ne yapabiliriz diye bakıyoruz" dedi

Tahincioğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Tahincioğlu, babasının kurduğu Kent Gıda'yı dünya devi Cadbury Schweppes'e sattıktan sonra, yeni faaliyet alanı olarak gayrimenkulü seçmişti. Aradan geçen sürede ise daha çok ticari gayrimenkul yatırımlarıyla adını duyurdu. Gayrimenkul sektöründe 3 yılda 800 milyon dolarlık yatırım planlayan işadamının aklının bir tarafında ise yeniden şekerleme sektörüne girmek var. Gayrimenkul, enerji, tarım ve gıda alanlarında yatırımı bulunan Tahincioğlu'yla büyüme planlarını konuştuk.
Kent Gıda'yı sattıktan sonra gayrimenkul alanındaki yatırımlarınızla ön plana çıktınız. Bugün dönüp baktığınızda içiniz "cızzz" ediyor mu?
Ben arkama bakmayı sevmem, ileriye bakarım. Marka yaratmanın kolay olmadığını biliyorum. Kent halen Türkiye'de şekerlemenin lider markası. "Keşke satmasaydık" diye düşünmüyorum. Ama "Şu anda bir marka sahibi olmak ister misiniz" derseniz kesinlikle "evet" derim. Gıda bizim DNA'mıza işlemiş. Zaman zaman "Bu alanda ne yapabiliriz" diye bakıyoruz. Aile bireylerinden hobi olarak yapanlar var.
Son çeyreğe girdik. Ekonomik gidişatı nasıl görüyorsunuz?
Pozitif görüyorum. Her geçen gün portföyümüzü büyütüyoruz. Elimizde 1.5 milyon metrekareden fazla proje var. Geçen hafta Antakya'da 150 milyon dolarlık yatırımla ikinci Palladium Alışveriş Merkezi'ni açtık. Yatırımlarımız sürecek.
Daha çok ticari gayrimenkul yatırımları yapıyorsunuz. Yeni konut yatırımınız da olacak mı?
Bayram sonrasında Beşiktaş'taki Nidapark Beşiktaş konut projemizin lansmanını yapacağız. Metrekare fiyatları 5 bin lira civarında olacak. Bunun devamı gelecek. Çünkü doğru lokasyonda yapılmış nitelikli projelere ihtiyaç var.
Kentsel dönüşüm projeleriyle ilgileniyor musunuz?
Çok ilgiliyiz, çünkü İstanbul'da arsa kalmadı. İhtiyaç ise çok yüksek. İstanbul'un iki yakasında da çalışmalarımız var. Yeni Sahra'da irtibat ofisi açtık. O bölgelerde imzalar alınıyor. Markalı firmalara ilgi var.

Restoran zinciri olacağız
Dört yıl önce Polonez'le ortak Braserie Polonez diye restoranlar açtık. Halen 3 restoranımız var. Bu alandaki yatırımlarımız büyüyecek. Doğru yer bulursak Boğaz'da da restoran açarız. Yakın zamanda 4 restoran daha açacağız. Buradaki hedefimiz doğru lokasyonlarda büyüyen bir zincir olmak.

Ege'de meyve bahçelerimiz var
Ege
Bölgesi'nde tarım yatırımları olduğunu söyleyen Tahincioğlu, "Bu alanda büyüyoruz. Salihli'de bin 100, Eşme'de bin dönüm arazi aldık. Yakın zamanda 700 dönümlük bir yer alan daha eklendi. Tarım yatırımlarımızı büyütmeyi hedefliyoruz. Çekirdekli meyve üretiyoruz. Bunu uzun vadeli bir iş olarak görüyoruz. En büyük sıkıntı büyük tarım arazileri bulmak" dedi.

Şark terbiyesiyle yetiştirildim
Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdunuz. Kent'i sattıktan sonra aklınızdan "Çalışmasam da rahat bir hayat sürerim" düşüncesi geçti mi?
Biz aslen Mardinliyiz, Şark terbiyesiyle büyüdük. Babamdan ve amcalarımdan çalışmayı öğrendim. Cumartesi günleri bile çalışıyorum. Bir tek pazar günü dinleniyorum. Zaten aksi durumda mutsuz olurum.
Kaç yaşında çalışmaya başladınız?
Gözümü fabrikalarda açtım, 10 yaşından itibaren de babam beni toplantılara sokardı. Çocukken yaz tatillerimde, kamyon üstünde Türkiye'nin her tarafına giderdim. Bu sayede ülkenin kültür mozaiğini çok iyi öğrendim. 15 yaşında bir kızım, 12 yaşında bir oğlum var. Onları da işe getiriyorum. Babamdan aldığım terbiyeyi onlara vermek istiyorum.

Babam ölüm döşeğinde bile hesap yapardı
Bu yaz Türk sanayisinin temel taşlarından babanız Yakup Tahincioğlu'nu kaybettiniz. Yokluğu sizin için ne demek?
Benim için onun yokluğuna alışmak çok zor. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Hastalığının son dönemlerinde babama gidip yaptığımız yeni işleri anlatıyordum. Vücudunun çeşitli yerlerinde serumlar, burnunda tüp varken bile elinden hesap makinesini düşürmezdi. Hesap yapardı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.