X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sermaye renklere ayrılamaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sermaye renklere ayrılamaz

  • Giriş Tarihi: 30.10.2013 17:01

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sermayeyi renklere ayırmanın, tasnif etmenin, makbul ve makbul olmayan iş adamları ayrımı yapmanın bir Cumhuriyet anlayışı olmadığını vurgulayarak, "Cumhuriyet, nasil ki sadece seçkinlerin Cumhuriyeti değilse seçkin sermaye çevrelerinin de Cumhuriyeti değildir" dedi.

Başbakan Erdoğan, Kalkınma Bakanlığınca düzenlenen 5. İzmir İktisat Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, kongrenin küresel ekonomi ve Türkiye için hayırlara vesile olmasını diledi, emeği geçen Kalkınma Bakanlığı ile ilgili bakanlıklara, İzmir Valiliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına teşekkür etti.

Cumhuriyet'in 90. yıl dönümünün dün coşkuyla kutlandığını, Cumhuriyet'in kazanımlarının gururunu milletçe yaşarken, İstanbul'da "asrın projesi" olarak anılan MARMARAY tüp geçidinin açılışını yaptıklarını anımsatan Başbakan Erdoğan, "Bugün de Cumhuriyetimizin 90. kuruluş yıl dönümü coşkusunu devam ettiriyor, 5. İzmir İktisat Kongresi'ni toplayarak hem 90 yılın muhasebesini yapıyor hem de geleceğe ışık tutuyoruz" diye konuştu.

İlk İzmir İktisat Kongresi'nin Cumhuriyet'in ilanından önce, 17 Şubat - 4 Mart 1923'te yapıldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Savaştan henüz çıkmış, büyük zafer kazanmış millet olarak, İzmir İktisat Kongresi ile ülkemizin ve milletimizin iktisadi yol haritamız çizilmişti. 1920'lerin ulusal ve küresel şartları dikkate alınarak Türkiye için en uygun iktisadi yöntemler belirlenmiş, potansiyelimiz, iktisadi envanterimiz çıkartılmış, yeniden doğuşun ve kalkınmanın modelleri benimsenmişti.

Tıpkı ilk Meclis'in yapısı gibi, tıpkı Cumhuriyetimizin kuruluşu gibi İzmir İktisat Kongresi de çok geniş katılımlı düzenlenmiş, Türkiye'nin tüm renklerini, tüm zenginliklerini bir araya getirmiş, umut verici bir istişare zemini oluşturmuştu. İlk İzmir İktisat Kongresi'nde büyük toprak sahipleri vardı, ilk kongrede Meclis üyeleri, esnaf, çiftçi vardı, İstanbul'un varlıklı aileleri kadar Anadolu'nun eşrafı, işçiler vardı. Ekonominin tüm taraflarını bir araya getiren 1. İzmir İktisat Kongresi, Türkiye'ye birlik, dayanışma ve kardeşlik içinde bir kalkınma modelini sunmuştu."

Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet'in kuruluş aşamasındaki atmosfere dikkati çekerek, "Siyasi anlamda ilk Meclis ve Cumhuriyet sınırlarımız içinde yaşayan tüm unsurları, tüm etnik kökenleri, tüm farklılıkları eşit derecede kucaklamış, hem Kurtuluş Savaşı sürecine hem de kuruluş sürecine onları da dahil etmiştir" dedi.

Büyük zaferin kazanılmasının ardından Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, uluslararası ilişkilerde yeni bir sayfa açtıklarını, eski meseleleri kapattıklarını ve başta komşular olmak üzere her ülkeyle yeni bir başlangıç yaptıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, "Türkiye'nin dış politikası, öfke, nefret, husumet, eskinin hesaplarını görme, eskinin intikamını alma duygusu üzerine değil barış, dostluk ve dayanışma üzerine tesis edilmiştir. Askerlik hayatı cephelerde geçmiş olan, düşmanla gögüs gögüse çarpışmalara girmiş olan Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyetimizin kuruluş aşamasında tüm bu husumetleri bir tarafa bırakmış, ilişkileri yeni baştan ve iyi niyet üzerine tesis etmeyi amaçlamıştır" diye konuştu.


"YABANCILARIN MÜLK EDİNMESİNİN ÖNÜ CUMHURİYETİMİZİN İLK YILLARINDA AÇILMIŞTI"

Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet'in siyaset ve diplomasinin yanında iktisatta da kucaklayıcı bir anlayışın üzerine bina edildiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Cumhuriyet, sermayeyi renklere ayıran, sermayeyi tasnif ve tefrik eden değil ekonominin tüm taraflarını bir ve beraber gören bir anlayışı egemen kılmıştı. Sanılanın tam aksine Cumhuriyetimizin ilk yıllarında uluslararası sermayeye kapı aralandığını, yabancıların mülk edinmesinin, bunun altını özellikle çiziyorum, mülk edinmesinin önünün Cumhuriyetimizin ilk yıllarında açıldığını bizzat Gazi Mustafa Kemal döneminde yabancılara toprak satıldığını özellikle vurgulamak isterim.

Cumhuriyet tarihimizle ilgili olarak iktisatta, dış politikada, siyasi hayatta ve demokraside kuruluş dönemi ve sonrasının, özellikle 1940'lı yıllar ve müdahale dönemlerinin birbirinden çok çok farklı olmasını herkesin bilmesi gerekir. Malesef, özellikle 1940'lı yıllar ve müdahale dönemi Cumhuriyetimiz kuruluş felsefesinden, özünden, birleştirici ruhundan uzaklaşma dönemleri olmuştur. Böyle dönemlerde toplumun farklı kesimleri arasında uçurumlar büyütülmüş, Türkiye içine kapatılmış, topluma dayatmalar yapılmış, sosyal hayatta olduğu kadar iktisatta da ilk istikametten sapılmıştır."


"ANADOLU SERMAYESİNİ HORLAMAK, İTİP, KAKMAK ASLA VE ASLA CUMHURİYET'İN İKTİSAT POLİTİKASI DEĞİLDİR"

Başbakan Erdoğan, bugün Cumhuriyet'in temel dinamiği, temel felsefesi gibi lanse edilen birçok görüş ve uygulamanın Cumhuriyet'in kuruluş dönemine değil sonraki dönemlere ait olduğunu vurgulayarak, "Sermayeyi renklere ayırmak, tasnif etmek, makbul ve makbul olmayan iş adamları ayrımı yapmak kesinlikle bir Cumhuriyet anlayışı değildir. Başta İstanbul olmak üzere büyükşehirlerin büyük sermayedarlarına öz evlat muamelesi yapıp, Anadolu sermayesini horlamak, itip, kakmak asla ve asla Cumhuriyet'in iktisat politikası değildir" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, "Cumhuriyet, nasil ki sadece seçkinlerin Cumhuriyeti değilse seçkin sermaye çevrelerinin de Cumhuriyeti değildir. Bu Cumhuriyet İstanbul sermayesinin olduğu kadar, Gaziantep, Kayseri, Uşak, Manisa, Denizli, 81 vilayetteki her bir iş adamının, esnafın, çiftçinin de Cumhuriyetidir. Cumhuriyet zenginin olduğu kadar fakirin, sermayenin olduğu kadar emeğin, işverenin de olduğu kadar işçinin de Cumhuriyetidir" dedi.

Türkiye'nin bugünlere ulaşmasında Anadolu ve Trakya'daki hemen her ailenin en az 1 şehidinin kahramanlığının ve fedakarlığının bulunduğuna, 76 milyonun ecdadının da Cumhuriyet'te emeği, alınteri ve gayreti olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, "Bu Cumhuriyet'i birlikte kurduk, birlikte bugünlere taşıdık ve hep birlikte geleceğe taşıyacağız. Şehitlerimiz kanlarıyla bizlere bu yolu açarken, çalışanlarımız da alınterleriyle, emekleriyle bu yolda ilerlediler ve bugünümüzü inşa ettiler. Devraldığımız mirasın kutsiyetine uygun olarak emek sarfederek, çalışarak, mücadele ederek, bu Cumhuriyet'i inşallah çok daha yüksek seviyelere, hak ettiği seviyelere birlikte ulaştıracağız" diye konuştu.


kalan karakter 1000

Ahmet Ahmet

Başbakan sermayeyi bölgelere ayırıyorr.
Mesela Gezi , Taksim vb.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır1
cevapla 30.10.2013 17:49

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.