X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kaldıraçlı işleme sınırlama
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kaldıraçlı işleme sınırlama

  • Giriş Tarihi: 10.11.2013 12:19

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş, aracılık sektörünün Temmuz 2014'den itibaren daha kurumsal ve daha güçlü bir sermaye ile faaliyetlerini sürdüreceklerini belirterek, "Bunun dışında herhangi bir değişiklik bizim ajandamızda yok" dedi.

SPK Başkanı Vahdettin Ertaş, Sermaye Piyasasında yapılan düzenlemeler ve 2023 vizyonunda Sermaye Piyasası için planlanan düzenlemelere ilişkin soruları yanıtladı.

"Aracı kurumların sermaye limitlerinin artırılmasıyla ilgili itirazları olmuştu. Sonuç ne oldu? Foreks piyasası ile ilgili yeni düzenlemeler yapılacak mı?" şeklindeki soruya Ertaş, Foreks piyasasının yapısı itibarıyla tezgahüstü işleyen ve SPK'nın ilk düzenlemelerinin yapıldığı günden bu yana sürekli olarak gelişmekte olan bir piyasa olduğunu söyledi.

Bu durumun piyasaya yönelik yeni düzenlemeler yapılması ihtiyacını da beraberinde getirdiğini anlatan Ertaş, şunları kaydetti:

"Biz de gerek piyasadan gelen talepler ve gerekse müşteri şikayetlerine ilişkin yaptığımız incelemelerde tespit ettiğimiz hususlar üzerinden yeni düzenlemeler yapmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca piyasadaki hızlı büyüme çerçevesinde gözetim ve denetim faaliyetlerine önümüzdeki dönemde ağırlık verilecektir. Bunlara ilave olarak; bu dönemde kaldıraçlı alım satım işlemlerinde hesap açılması sırasında alt limit belirlenmesinin veya kaldıraç oranının daha düşük belirlenmesinin gerekip gerekmediği hususlarına yönelik çalışmalar yapmaktayız. Bu konu gündemimizde olan bir konu olup, sektörün tüm katılımcılarını da dinledikten sonra nihai karar vermek istiyoruz."


"YIL SONUNA KADAR 26 YENİ DÜZENLEME"

"SPK gelecek dönemlerde hangi alanlarda yeni düzenlemeler yapacak?" sorusuna Ertaş, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 30 Aralık 2012 tarihinde yürürlüğe girdiğini anımsattı.

Kanun kapsamında bugüne kadar 30 adet yeni düzenleme çalışmasını tamamladıklarını belirten Ertaş, "26 düzenlemeyi ise yıl sonuna kadar tamamlayacağız. Bu düzenlemelerle birlikte sermaye piyasalarımızın kurumsal ve hukuki altyapısı tamamen değişmiş olacaktır" dedi.

Başkan Ertaş, şöyle devam etti:

"Yıl sonuna kadar; yatırım kuruluşlarının kuruluş ve faaliyet esasları, sermaye piyasası suçları ve piyasa bozucu eylemler, sermaye piyasasında bilgi sistemleri denetimi, girişim sermayesi yatırım fonlarına ve altyapı gayrimenkul yatırım ortaklıklarına ilişkin esaslar, ortaklıktan çıkarma ve ayrılmak hakkı, birleşme ve bölünme işlemlerine ilişkin esaslar, kurumsal yönetim ilkeleri, ortaklıkların kendi paylarını satın ve rehin almalarına ilişkin esaslar başta olmak üzere birçok farklı sermaye piyasası düzenlemesini yürürlüğe koymuş olacağız."

Bugüne kadar yayınladıkları ve bundan sonra da yayınlayacakları tebliğlerin piyasanın işleyişini belirleyen, uygulamada karşılaşılan sorunlara çözüm alternatifleri üreten, piyasaların daha kurumsal ve uluslararası normlarda çalışmasını hedefleyen düzenlemeler olduğuna dikkati çeken Ertaş, yayınladıkları ve yayınlayacakları tebliğlerin bir kısmının yürürlülük tarihini 1 Temmuz 2014 olarak belirlediklerini söyledi.

Ertaş, bunun nedeninin kurumların teknik ve kurumsal altyapılarını yeni düzenlemelere hazır hale getirmeleri amacıyla olduğunu belirterek, "İnşallah yeni yılla birlikte yeni bir sermaye piyasamız olacak ve bu yapı bizi 2023 yılına kadar dünyanın ilk 10 finans merkezinden birisi yapacak sistemin hukuki altyapısını oluşturacaktır" diye konuştu.


"ARACI KURUMLARLA İLGİLİ BİR DEĞİŞİKLİK AJANDAMIZDA YOK"

Aracı kurumların sermaye limitlerinin artırılmasıyla ilgili itirazları hakkında da görüşlerini paylaşan Başkan Ertaş, şöyle devam etti:

"Aracı kurumlara yeni Sermaye Piyasası Kanunu'nda tanımlanan yatırım hizmet ve faaliyetleri ile yan hizmetlerin yanı sıra ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli izinlerin alınması ve öngörülen esaslara uyulması kaydıyla diğer finansal ürün ve hizmetlerin de sunulabilmesine imkan verilmektedir. Kurulumuzca yapılan düzenlemelerde aracı kurumların güçlü bir mali yapının yanı sıra sağlıklı bir organizasyon ve etkili bir kurumsal yapıya sahip olmaları hedeflenmektedir."

Ertaş, bu çerçevede aracı kurumların gerçekleştirecekleri faaliyetlere göre dar yetkili, kısmi yetkili ve geniş yetkili olarak gruplandırıldığını ve buna göre asgari özsermaye tutarı belirlendiğini anımsattı.

Ayrıca, aracı kurumların söz konusu sürece uyum sağlamasının kolaylaştırılmasını teminen düzenlemelerin yürürlüğe girmesini takiben 1 yıllık geçiş sürecinin de tanındığını ifade eden Ertaş, "Söz konusu sınıflandırma ve ilgili diğer düzenlemelerimizi, aracılık sektörümüzün sermaye piyasalarımızın gelişimine katkı sağlayacak bir yapıya kavuşmasında attığımız önemli birer adım olarak görüyoruz. Bu konuda yayınladığımız Tebliğler kapsamında aracılık sektörümüz Temmuz 2014'den itibaren daha kurumsal ve daha güçlü bir sermaye ile inşallah faaliyetlerini sürdürecekler. Bunun dışında herhangi bir değişiklik bizim ajandamızda yok" değerlendirmesini yaptı.


"TURKCELL GENEL KURULUNUN TOPLANMASININ ÖNÜNDE HUKUKİ HİÇBİR ENGEL YOKTUR"

"Turkcell'de yaşanan yönetim kurulu üyesi sorunu atamaların ardından sonlandı mı? Genel kurulun toplanmasının önünde hukuki bir sorun kaldı mı? SPK'nın yapması gereken herhangi bir düzenleme ya da atama söz konusu mu?" şeklindeki soruya Ertaş, şöyle cevap verdi:

"Yönetim kurullarında bağımsız üye bulundurulmasına ilişkin Kurumsal Yönetim İlkelerine uyum zorunluluğunun Turkcell tarafından yerine getirilmesini teminen geçtiğimiz mart ayında şirket yönetim kuruluna 3 bağımsız yönetim kurulu üyesi ataması yapmıştık. Kurulumuzca atanan bu 3 bağımsız yönetim kurulu üyesi dışında kalan 4 üyenin görev süresi ise geçtiğimiz nisan ayında dolmuştu.

Dolayısıyla Şirket Türk Ticaret Kanunu'na göre bir şirkette zorunlu olarak bulunması gereken iki organ olan hem yönetim kurulu hem de genel kurulsuz kalma riski ile karşı karşıya idi. Ağustos ayında Resmi Gazete'de yayımlanan Sermaye Piyasası Kanunu değişikliğinin verdiği yetki çerçevesinde Şirketin hem hakim hem de azınlık ortaklarının haklarını koruma adına önce yönetim kurulunda karar alacak yeter sayı olan üye sayısını beşe tamamlayacak atama yaptık. Sonra da boş kalan iki yönetim kurulu üyeliği için üç ana ortaktan isimler istedik. İki ana ortak isim bildirmedi ya da bildiremedi bizde iki yönetim kurulu üyeliği için isim bildiren Sonera grubunun iki temsilcisini yönetim kuruluna atayarak yedi kişinin tamamını atamış olduk."

Yapılan bu atamalar sonrasında şirketin yönetim kurulunun toplanmasının önünde herhangi bir engel kalmadığını ve şirket yönetim kurulu toplantılarının düzenli olarak yapılmakta olduğunu ifade eden Ertaş, "Burada özellikle belirtilmesi gereken husus, Kurulumuzca atanan yönetim kurulu üyelerinin tamamının, şirket genel kurulu tarafından mevzuata uygun üyeler seçilinceye kadar görev yapmak üzere atanmış olduklarıdır. Mevcut durumda şirket genel kurulunun toplanmasının önünde hukuki hiçbir engel yoktur. Ortakların iradesine bağlı bir husustur" dedi.

Bununla birlikte, Sermaye Piyasası Kanunu'nda ağustos ayında yapılan değişiklikle ayrıca, olağan genel kurul toplantısını üst üste iki hesap dönemi içerisinde yapmayan ve yönetim kurulu üyeleri kısmen veya tamamen Kurulca atanmış olan halka açık ortaklıklarda genel kurulun yetkilerinin Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından kullanılabileceğine ilişkin bir düzenleme de getirildiğini anımsatan Ertaş, bu süre henüz dolmadığı için Kurulun bu aşamada bir karar almasının mümkün olmadığına dikkati çekti.


ÖNEMLİ NİTELİKTEKİ İŞLEMLERDE AYRILMA HAKKI

Önemli nitelikteki işlemlere ilişkin ayrılma hakkı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Ertaş, bu hakkın 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile getirilen en önemli yeniliklerden biri olduğunu söyledi.

Ertaş, konuya ilişkin ikincil mevzuat çalışmaları devam etmekle birlikte, düzenlemenin kısa bir süre içerisinde yürürlüğe girmesini hedeflediklerini ve ikincil mevzuat hükümleri yürürlüğe girdiğinde ayrılma hakkının kullanım esaslarına ilişkin daha net bir resmin ortaya çıkacağını ifade etti.

Önemli nitelikteki işlemlerin tamamlanmasının uzun süreç gerektirebileceğine işaret eden Ertaş, bahsi geçen düzenlemenin Kurulun 25 Ekim.2013 tarih ve 1149 sayılı İlke Kararıyla yürürlüğe girdiğini anımsattı.

Ertaş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu düzenlememizdeki amaç ayrılma hakkı fiyatının belirlenmesinde esas alınacak tarih olarak önemli nitelikteki işleme ilişkin niyetin kamuya ilk açıklandığı tarihin esas alınmasına yöneliktir. Bu suretle aynı işleme ilişkin birden fazla kamuya açıklama yapıldığında hangi tarihin baz alınacağına açıklık getiren bir karardır. Bir başka deyişle ilgili önemli nitelikteki işlemin gerçekleştirilmesine ilişkin irade beyanının piyasa tarafından fiyatlara yansıtıldığı tarihin esas alınmasıdır. Yatırımcı, önemli nitelikteki işlemin yapılmasına ilişkin güvenilir nitelikte bir irade beyanının kamuoyuyla paylaşıldığı andaki şirket değeri üzerinden şirketten ayrılma hakkını kullanabilecektir.

Bu kararımızla birlikte önemli nitelikteki işlemin kamuya açıklanmasından sonra pay fiyatının yükselmesi durumunda zaten yatırımcı ayrılma hakkını kullanmayacaktır ya da piyasadaki fiyattan şirketten ayrılmayı tercih edecektir. Ancak pay fiyatında düşüş yaşanması durumunda yatırımcı, sahip olduğu daha yüksek fiyatlı ayrılma hakkı ile korunmuş olacaktır."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.