X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Altında korkutan tahmin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

da korkutan tahmin

  • Giriş Tarihi: 11.12.2013 12:58 Güncelleme Tarihi: 11.12.2013 13:01

ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, "İskontolu tahvil alımları başlarsa bundan böyle altın fiyatları 2014 yılında kademeli olarak aşağı gidebilir. Bu çerçevede ilk etapta altının onsu 1.070-1.050 dolar daha sonra da 1000 dolara kadar gerileyebilir. Ben 2014 yılı için altının onsu 1.250 dolardan 1000 dolarlara kadar gerileyebileceğini düşünüyorum" dedi.

ın 2014 yılında nasıl bir seyir izleyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldırımtürk, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) hala parasal sıkılaştırma konusunda karar veremediği için 2014 yılının kritik bir yıl olacağını, bugüne kadar yapılan Fed'in aylık toplantılarında dikkat çekilen konulardan biri olan ABD büyümesinin yüzde 3'ler civarında gerçekleştiğini yani bu konuda sıkıntı olmadığını ancak istihdam konusunda aylara göre çelişkili veriler geldiğini söyledi.

Enflasyon konusunda da sorun olmadığını ifade eden Yıldırımtürk, şunları kaydetti:

"2008'deki finansal krizle birlikte Fed, diğer gelişmiş ülke merkez bankalarıyla piyasaya müdahale ederek, Q1, Q2 dediğimiz parasal genişlemeye gitti. Bununla beraber geçtiğimiz ocak ayında da daha önce 40-45 milyar dolar olan tahvil geri alımlarını, Q3 ile 85 milyar dolara çıkarttı ve hala o uygulanıyor. İlk etapta bu 85 milyar dolarlık tahvil geri alımlarında sınırlama bekleniyor ancak henüz onun kararını verebilmiş değil. Sonra da o mevcut 2 trilyon 200 milyar dolarlık piyasada fazla olan parayı çekme girişiminde bulunacak. Bu parasal sıkılaştırma özellikle gelişmekte olan ülkelerde gitmiş olan paraların o ülkelerdeki yerel para cinsinden yatırım araçlarına yatırılmıştı. Şimdi onlar da dolara çevrilecek ve dolar ülkesine dönecek. Bu bir noktada doların toparlanması anlamına geliyor" diye konuştu.

Yıldırımtürk, bütün bu gelişmelerden en çok altının etkileneceğini dile getirerek, 2014 yılı mart ayı sonunda, parasal sıkılaştırmaya başlanması halinde "altın fiyatları düşebilir, biz şimdiden açık altın pozisyonu oluşturalım, açığa satalım" gibi pozisyonlar olabildiğini ancak işsizlik başvuruları gibi istihdamın göstergesi olan aylık veriler olumsuz geldiğinde pozisyonların kapatıldığını ve altın düşecek derken tam tersine yükselişe geçtiğini anlattı.

Bu seyrin aşağı yukarı eylül ayından bu yana devam ettiğini vurgulayan Yıldırımtürk, şöyle devam etti:

"Çok kaygan bir zeminde çok dalgalı bir seyir izledik. Bundan böyle eğer mart ayına kadar böyle bir süreç yaşarsak, altın 2014'ün ilk çeyreğinde de bu dalgalı seyrini sürdürecek. Ancak bu arada 18 Aralık'ta veya Ocak ayındaki toplantı sonrasında takvim açıklandığında, ilk etapta sinyali bile gelmiş olsa altın fiyatları bir anda 1.200 doların aşağısına, 1.100 dolara kadar inebilir. Bundan böyle altında 1.250 dolarla 1.200 dolar arasında bir dalgalı seyir devam edecek diye düşünüyorum. Tabii içerde de yansımaları olabilir. Özellikle Dolar/TL'den kaynaklanan fiyat belirlemesi oluyor. Burada da TCMB'nin uyguladığı para politikası önemli.

İlk etapta altının onsu 1.070-1.050 dolar, daha sonra da 1000 dolara kadar gerileyebilir. Ben 2014 yılı için altının onsu 1.250 dolardan 1000 dolarlara kadar gerileyebileceğini düşünüyorum. 2014 yılındaki gerek ABD'deki ekonomik gelişmeler gerekse petrol fiyatları, Ortadoğu'daki gerginliklerin seyri veya dünyanın herhangi bir yerindeki stratejik gerginlikler de zaman zaman altın fiyatlarını etkileyebiliyor. Bu arada MB'nin de bu parasal sıkılaştırma sırasında alacağı tedbirler çerçevesinde doları 2 TL civarında tutmaya çalışacak diye düşünüyorum. İyimser bir beklentiyle 1.95 dolarları görebiliriz ama 2-2.10 arasında hareket edecek gibi görünüyor. İçeride ise 24 ayar altının fiyatı şimdilerde 82 liradan seyrediyor. Önümüzdeki günlerde 78-80 liraya kadar geri çekilme söz konusu olabilir. Altının onsu eğer 1000 dolara gerilerse o zaman da 65-70 liraya kadar gerileyebilir. Bu fiyatlar geriledikçe içeride de altın talebi artacaktır. Bu yıl itibariyle yaklaşık 270 ton ithal ettik. Bunun bir kısmı yıl başında İran'a ihracattan da kaynaklandı ancak şu anda İran'a herhangi bir altın ihracatı olmadığını görüyoruz.

Yıldırımtürk, 2008 yılında finansal krizin çok şiddetlendiği dönemde içeride hanehalklarının krize borçlu yakalandığını hatırlatarak, bu borçların araba, ev veya kredi kartı şeklinde olduğunu vurguladı.

Bu süreçte krizden korkan vatandaşın haklı olarak elindeki altını satarak borçlandığını, şimdi o altınların borç kapatma amaçlı alımlarının piyasayı biraz daha hareketlendirebileceği öngörüsünde bulunan Yıldırımtürk, "Bu süreçte kuyumculuk sektörü olarak ürün bazında yüzde 90'a varan kayba uğramıştık. Fiyatlar çok yüksek olduğu için alımlar oldukça azalmıştı. Alternatif ürüne yönelinmişti. Düğün gibi törenlerde Türk Lirası takı olarak kullanılmaya başlanmıştı. Büyük oranda ciro kaybına uğramıştık. Şimdi altın fiyatları düştüğünde bu kaybettiğimiz ciroyu sektör olarak tekrar kazanma eğilimine gireceğiz. Belki o kayıplarımızın yüzde 50-60'ını tekrar geri alabileceğiz. Bu kuyumculuk sektörüne bir hareketlilik getirecektir diye düşünüyorum" diye konuştu.

Yıldırımtürk, dışarda altın fiyatları düşerken içerdeki vatandaşın borcunu kapatmak amaçlı altın alımı yapabildiğine değinerek, bunun sadece Türkiye'de değil aynı şekilde Ortadoğu ülkelerinde hatta Hindistan'da da görülebileceğine işaret etti.

Altındaki düşüşünün en büyük sebebinin Amerikalı büyük fonların ellerinde yüklü miktarda altın olmasından kaynaklandığını belirten Yıldırımtürk, "Bu yıl doların 2 TL olmasına kimse ihtimal vermiyordu. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde de dövizde aşırı talep olur da TCMB değişik enstrümanlarla bunları önlemeye çalıştığı halde başarılı olamazsa, dolardaki yükseliş altının iç piyasa fiyatının daha sınırlı gerilemesinde etkili olabilir. Benim düşüncem altının en az 2 yıl 65-75 TL aralığında seyretmesi yönünde" ifadelerini kullandı.


"2,70 SEVİYESİNDE OLAN TAHVİL FAİZLERİNİN 3-3,5 GİBİ ORANLARA ÇIKMASI BEKLENİYOR"

Garanti Bankası Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Alper Kalyoncu, 2014 yılında Fed'in sıkılaştırmaya devam etmesinin beklendiğini, bu sıkılaştırmaya yönelik 10 yıllık Amerikan tahvil faizlerinin yukarı gelmesini ve şu anda 2,70 seviyesinde olan oranın 3-3,5'lara çıkmasını beklediğini dile getirdi.

Faizler yükseldikçe altındaki düşüşün hızlanabileceğini vurgulayan Kalyoncu, "Beklenti, altının onsunun 1.200 doların altına kadar sarkması yönünde ama ben 1.100-1.200 dolar arasında denge olacağını düşünüyorum. 1.100 dolarlara doğru düşüşlerde fiziksel talep artacak ve fiyat 1.100 -1.200 dolar arası dengelenecektir. Hedge fonları açığa satışlarını hızlandırabilir ancak bu açığa satışları da seviye 1.100 dolara yaklaştıkça donduracaklardır. Hatta pozisyon kapamaya başlayacaklardır diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Kalyoncu, bu anlamda 2014 yılının satıcılı geçmesinin ve 1.100 dolar seviyeleri kapandıktan sonra tekrardan 1.200 dolar seviyelerine çıkma çabasının olacağına dikkati çekerek, "Fiziksel talebin de 1.100 dolar seviyesinde geleceğini düşünüyorum. Altının yeniden güvenli liman olup olmaması, tamamen yatırımcıların altın almaya yönelmesi ile alakalı bir durum . Finans sistemine olan güven sarsılmadıkça altına yöneliş olmayacaktır" diye konuştu.

ALB Menkul Değerler Araştırma Müdürü Yeliz Karabulut da altının 2014 seyrini görebilmek için Fed'in 18 Aralık'ta ne açıklayacağının önemli olduğunu vurgulayarak, "Şu ana kadarki süreçte talep oldukça zayıf seyretmişti. Buna bağlı olarak altını destekleyici faktörler yeterince etkili olamamıştı. Cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam değişimi verisi 18 Aralık Fed toplantısına kadar altına bir yön verebilir" ifadelerini kullandı.

Karabulut, bu durumda yükselişler için beklentiden düşük gelecek verilerle beraber Fed'in 18 Aralık'ta tahvil alımlarına devam kararı vermesi gerektiğini dile getirerek, tapering ihtimali canlı kaldığı sürece altında yükselişlerin anlamlı olmayacağını söyledi.

Olumsuz ABD veri akışı ve aralıkta Fed'in parasal genişlemeyi azaltmaması durumunda altının 2014 yılının ilk çeyreğinde 1.300 dolar seviyesi üzerine toparlayacağını beklediklerini belirtti.

Karabulut, altında yükseliş için 1.250 dolar seviyesinin önemli direnç seviyesi olarak göründüğüne dikkati çekerek, "Altında 1.300 dolar seviyelerinin üzerine toparlanma için 1.250 dolar ve 1.270 dolar dirençlerine bakılmalıdır. 1.200 dolar seviyesi aşağıda önemli bir sınır oluşturuyor. Kırılması halinde 1.180 dolar ve 1.150 dolar destekleri izlenecektir" dedi.

Şu anki seyrin altın için güvenli olmadığını, önce önemli bir seviyenin destek alınması gerektiğini, Fed'in politikaları şekillenmeden altının bir yön bulamayacağını ifade etti.

Karabulut, bu yüzden altını olanların tutmaları, altın almayı düşünenlerin ise biraz daha beklemesinin şu an için iyi göründüğünü söyledi.

kalan karakter 1000

rabia4 rabia4

Erbakan hocanın 400 kg altını vardı varisleri bir an önce elde cıkartır da zarar etmezler

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır0
cevapla 11.12.2013 21:02
turgut turgut

bu analistin bu zamana kadar tutturduğu birtane ekonomik beklenti olmuşmu.dediğinin zıttını yapın kazanırsınız.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 11.12.2013 19:29
elif elif

kalkayım da yemek yapayım...

Aynı Görüşte misiniz?
evet8
hayır1
cevapla 11.12.2013 16:40
altıncı altıncı

evet.elimdeki altınları hemen sattım tanıdıklarıda aradım satın dedim. bir haftaya 85 görür .

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 11.12.2013 20:12
haktan haktan

metalden bir farkı kalmayacak inşaAllah.. zaten belirtileri de yok değil.. (bakınız altın kaplamalı msuluklar, tuvaletler felan..)

Aynı Görüşte misiniz?
evet3
hayır12
cevapla 11.12.2013 15:23
karasakal karasakal

insanların ALGISI ile çok güzel oynuyorlar.dünyada karşılıksız basılan milyarlarca dolar aleni dolaşırken altın nereye kadar düşecek..düşüşler alım fırsatıdır diye düşünürüm naçizane..

Aynı Görüşte misiniz?
evet16
hayır2
cevapla 11.12.2013 15:01

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.