X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ABD hep Halkbank'ın peşindeymiş
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ABD hep Halkbank'ın peşindeymiş

  • Giriş Tarihi: 22.12.2013 14:21 Güncelleme Tarihi: 22.12.2013 16:53

17 Aralık operasyonunda İran ticaretiyle gündeme gelen Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın tutuklanması ABD-Türkiye ilişkilerindeki bir çatlağı gün yüzüne taşıdı. Wikileaks skandalında ortaya çıkan gizli diplomatik belgeler tehditleri ortaya koyuyor.

Nisan ayında ABD Kongresi'nden aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu 47 milletvekili Halkbank ve İran arasındaki finansal ilişkilerden rahatsızlığı ifade eden bir mektubu ABD dışişleri ve hazine bakanlıklarına göndermişti. ABD'deki resmi İsrail lobisi AIPAC tarafından kampanyayla desteklenen bu mektup özellikle ülkedeki Halkbank alerjisini göstermesi bakımından önemli.

Konuyla ilgili 28 Şubat 2008'de ve 4 Aralık 2009'da ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nden Washington DC'ye gönderilen gizli iki diplomatik not ise Halkbank meselesinin bu ülke tarafından oldukça ciddiye alındığını gösteren güçlü deliller sunuyor. ABD hazine müsteşarları iki ziyaretlerinde de Halkbank yetkilileriyle görüşerek İran'la gerçekleştirdikleri finansal işlemler konusunda uyarılarda bulunmuş. Müsteşarlar BM ve ABD yaptırımlarını hatırlatarak Halkbank'ı üstü kapalı tehdit etmiş.


ABD HAZİNE MÜSTEŞARI LEVEY: İRAN'LA İŞ YAPMAYIN

2008 tarihli "Türkiye: Levey İran'la iş yapmanın tehlikeleri üstüne" adlı Büyükelçi Ross Wilson imzalı notta ABD Hazine Bakanlığı Müsteşarı Stuart Levey'nin 28 Ocak'ta Ankara'da Türkiye Dışişleri, Hazine ve Halkbank yetkilileri ile yapılan görüşmelerin özeti bulunuyor. Levey bu görüşmelerde İran'la yapılan finansal işlemlerde ekstra önlem ve dikkat talep ederken bunun tehlikelerine de işaret ediyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İran yaptırımlarını takip amacıyla kurduğu 1747 numaralı Finansal Hareket Hedef Gücü'nü hatırlatarak İran'la yapılacak işlemlerin para aklama ve terörizm finansmanı suçlamasıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Levey henüz çıkarılmamış olan "terörizmin finanmasını" yasasını çabucak TBMM'den geçmesi için de lobi yapıyor. Zamanın Hazine Bakanı Mehmet Şimşek'e Türkiye'nin İran'la ticareti dolayısıyla finansal bağlarını tamamen kopartamayacağını anlayışla karşıladıklarını söyleyen Levy, bunun yanında tüm finansal işlemler için tedbir alınması gerekliliğini vurguluyor.

Dönemin Halkbank Genel Müdürü Halil Çelik ve Yardımcısı Erdal Ersoy ile görüşen Levey, İran ve Halkbank arasındaki finansal ilişkilerle ilgili detaylı bilgi talep ediyor. Halkbank yetkilileri İranlı bankaların kendi nezdinde uzun süredir atıl durumda olan işletme hesapları olduğunu belirtirken, Levey bu hesapların hemen kapatılmasını talep ediyor. Levey bankayı İran'ın uluslararası ortak bulmak için oldukça istekli olduğunu ve bu ülkedeki finansal kuruluşlarla ilişkilerin geliştirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Ersoy ise Halkbank'ın Pamukbank'la birleşme işlemi sırasında devralınan İran'da bir temsilciliği olduğunu fakat aktif olmadığını söylüyor.


MÜSTEŞAR COHEN: İRAN'LA FİNANSAL İŞLEM YAPMAYIN

Halkbank ile ilgili ikinci diplomatik not ise 4 Aralık 2009'da hazırlanmış. Büyükelçi James Jeffrey imzalı notun başlığı ise "Hazine yetkilisi terörizm finansmanına karşı mücadeleleri üstüne."

19-20 Ekim tarihlerinde Ankara'yı ziyaret eden ABD Hazine Bakanlığı Terörist Finansman ve Finansal Suçlar Güvenliği Müsteşarı David Cohen'in görüşmeleri bu notta geniş bir şekilde ele alınmış. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Mali Suçlar Araştırma Komisyonu (MASAK) temsilcileriyle buluşan Cohen, Türkiye'nin BM yaptırımlarını bazı alanlarda uygulamakta yetersiz kaldığı eleştirisinde bulunuyor. Şimşek bu görüşmelerde İran'la ilgili uluslararası yaptırımların varlığını iyi bildiklerini ve buna tam ölçüde uygun davranmaya çalıştıklarını söylüyor. Bakan Şimşek aynı zamanda Türkiye'nin coğrafi koşulları nedeniyle İran'la ticaret yapmasının bir zorunluluk olduğunu ve ABD'nin bunu aklında tutması gerektiğini belirtiyor.

Daha sonra Halkbank Bilişim Daire Başkanı Bilgehan Kuru ve Dış Operasyonlar Müdürü Levent Balkan ile görüşen Cohen burada Halkbank'ın İran işlemleriyle ilgili görüşlerini paylaşmış. Kuru, Halkbank'ın tüm işlemlerinde BM yaptırımlarına uygun davrandığını ve İran'ın bankayı manipüle ederek yaptırımları delme ihtimaline karşı dikkatli olacaklarını söyledi. Bankanın Tahran'da bir temsilciliği bulunduğunu ve Halkbank'ın İranlı Bank Sepah ile uzun süredir aktif olmayan bir işletme hesabı olduğunu söyledi. Balkan, Halkbank'ın ticari faaliyetler için finansal hizmetler ve ürünlerin sunduğunu fakat üçüncü taraflara ait finansal ya da transit işlemler gerçekleştirmediğini açıkladı. Balkan, "Türkiye'nin petrol alımları dışında İran'la ticaretinin 10 ila 15 milyon Euro" civarında olduğunu bildirirken, Kuru ise Halkbank'ın hisselerinin yüzde 25'inin İstanbul Borsası'nda işlem gördüğünü ve bu hisselerin de yüzde 90'nının yabancılar tarafından alındığını vurguladı. Halkbank yetkilileri bu sırada İran'dan yapılan işlemlerde ABD'nin "Yabancı Varlıklar Ofisi" (OFA) ve MASAK'ta bulunan listedeki isimlerle ilgili her zaman alarm halinde olduklarını ve danışarak hareket ettiklerini söyledi. Cohen Halkbank yöneticilerini İran'la yaptıkları finansal işlemlerde ekstra dikkatli olmalarını söyleyerek uyardı.

Kaynak: USASABAH

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.