X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Operasyon olmasaydı dolar 1.92'ye yaklaşırdı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Operasyon olmasaydı dolar 1.92'ye yaklaşırdı

  • Giriş Tarihi: 30.12.2013

2012'de döviz düşük olduğu için şirketlerin kâr ettiğini söyleyen İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, "Operasyon olmasaydı yılı 2 TL'nin altında 1.92'ye yakın bir dolar kuruyla kapatabilirdik"dedi

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan ile 17 Aralık operasyonunun ekonomiye yansımalarını ve 2014 yılını konuştuk.
17 Aralık'taki operasyon ekonomiye darbe vurdu. Doların yükselişi durmuyor. Bu sanayiciyi nasıl etkileyecek?
Türkiye 10 gününü kaybetti. Geçen iki haftaki olayları yaşamasaydık yılı 2 TL'nin altında 1.92'ye yakın bir dolar kuruyla kapatabilirdik. Dünya borsaları yükselirken Türkiye fazla ayrıştı. 2012'de döviz düşük olduğu için İSO şirketleri faaliyet kârı düşük olmasına rağmen kâr etmişti. Bu yıl 2012'den en önemli farkımız bilanço ve kârların darbe yiyecek olması. Dolardaki yükseliş yılsonu bilançolarına kâr kaybı olarak yansıyacak. Türkiye'de olağanüstü siyasi riskler oluşmazsa kurlar gelecek yıl daha aşağı gelecektir. Bugünden sonra risk, siyasetin ekonominin üstüne çıkma riskidir. Öyle anlaşılıyor ki, 2014 uzun bir süre siyasetin ekonomik hesapların üzerinde olacağı bir yıl olacak. Enerjimizi bolca siyasetle geçireceğiz. Umarım kazanımlarımızı rahat harcamayız. Finansal istikrara herkesin gözünün nuru gibi bakması gerek.

ALGI DEĞERİ KORUNMALI


Kurdaki artış özel sektörün dış borcunu da etkileyecek…
250 milyar dolarlık borç şirket bilançolarında bir iz bırakacaktır. Bazı arkadaşlarımız 'devalüasyon olacaksa olsun' diyor. Bunu diyenler eski ve yeni Türkiye'yi ayıramayanlardır. TL'de değer kaybını savunanların oturup 10 kere ekonomi okumaları lazım.
17 Aralık'ta başlayan operasyonu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Herkesin Türkiye'nin algı değerinin düşmemesine dikkat etmesi gerek. Biz en olumsuz dönemlerde ekonomiyi büyüttük, dünya çalkalanırken notumuzu artırdık. Hepimize düşen sorumluluk enerjimizi içeriye dökerek, çıkmaz hesaplaşmanın içine girerek, düşmanları sevindirecek duruma gelmemek. Herkes dikkatli olsun. Bir tane Türkiye var. Koyduğumuz hedeflerin çok daha ötesinde bir koşuya girip enerjimizi bu doğrultuda kullanmamız gerek. Enerji kaybıyla bu değerleri heba edemeyiz. Bu iş, Türkiye'nin marka değerini bozacak noktaya getirildi. Krizlerde nelerin kaybedildiğini hepimiz biliyoruz.

49 YILLIĞINA ARSA KİRALAMA ÖNERİSİ

Bankalarla aranız nasıl?
Geçtiğimiz günlerde toplantı yaptık. Onlar da bir şeyler yapmak istiyorlar. Bugün bankalardaki limitleri sanayici devlete teminat mektubu olarak veriyor. Devlet performans ve firmaların kredibilitesine göre teminat çıkartıp bankadaki mektupları serbest bıraksa bizim önümüz açılır. Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu'nu insanlar bankadan kredi alarak ödüyor. Bu kalkarsa o para yatırıma dönüşür. Alacak sigortasının yaygınlaştırılması, Kalkınma Bankası'nın sanayicinin Eximbank'ı olması gerekir.
Bu saydıklarınız sorunlarınızı çözecek mi?
Marmara'da sanayicinin en önemli sorunlarından biri arsa. Metrekaresi 300-500 bin dolardan başlıyor. Bu fiyattan arsa alıp fabrika yapmanızın maliyeti 50 milyon doları buluyor. Arsayı farklı bir enstrümanla verseler sanayiciye çok büyük fırsat olur.
Nedir o?
Mesela devlet 15 bin metrekare arsaya ihtiyacı olan sanayiciye 49 yıllığına arsayı kiralasın. Kira gelirlerinin asetini de her türlü finansmana erişebilen bir GYO üzerinde toplasın. İç piyasada da gayrimenkul şirketi kurarak sanayi firmalarının taşınmazlarını nakde çevirecek bir modelle finansman sorunu aşılabilir.

KAPRİS YAPMIYORUZ SANAYİ HAMLESİ GEREK

Bu yılın ve 2014'ün büyümesi ne olur?
Bu yıl büyüme yüzde 4'ü zorlar. İşler dengeli giderse önümüzdeki yıl da yüzde 4'e yakın olur. Sanayiden kaynaklanan bir büyüme modeline geçmemiz gerekiyor.
Büyümenin kaynağında bir düzelme var…
Var ama henüz tam olarak kaliteli büyümeye geçilemedi. Büyüme sadece tüketimden geliyorsa sağlıklı olmuyor. Katma değer üreterek değil, cari açık ithal ederek büyüyorsanız sıkıntı oluyor. Özel sektör yatırımları son veride yükseldi. Özel sektörün yatırım iştahını daha da artırmak lazım.
Birçok teşvik veriliyor…
Bu iş sadece teşvikle değil, eğitim, ara elemanı, bilimsel işbirlikleri, arsa yaratma, finans, kamunun yatırımcının önünü açmasıyla olur. Bugün işsiz de olsa insanlar sanayide çalışmak istemiyor. Hizmet veya kamuyu tercih ediyor. Yani sanayiye dönük algılama toplumda başlıyor.
Sanayici hep 'yapılanlar iyi ama yetmez' diyor…
Sanayici kapris yapıyor demek yerine teşhisi doğru koymak lazım. Ekonomik istikrar, düşük faiz ortamı, kamunun disipline edilmesi çok iyi kazanımlar. Ancak sanayi hamlesini yaratacak turbo motora ihtiyacımız var. Sanayinin GSYİH'deki payı yüzde 25'lerden 15'e indi. Demek ki, değer üretmeyi sanayiden değil inşaat veya hizmetten sağlıyoruz. Hak etmediği halde imrendirilen birçok sektör, sanayinin önüne geçiyor. Sanayici de o sektörlerle kendini kıyaslayınca 'Bu zahmete neden katlanıyorum' diyor. Üçüncü nesil üretimle uğraşmak yerine kısa yoldan rant getirecek işlere yönetmek istiyor. Temel sorunumuz aslında sanayideki müteşebbislik ruhunun kaybolması.
Ekonomik istikrar, düşük faiz ortamı, kamunun disipline edilmesi gibi gelişmelerin çok iyi kazanımlar olduğunu söyleyen İSO Başkanı, "Ancak sanayi hamlesini yaratacak turbo motora ihtiyaç var" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.