Avrupa'nın en borçsuzu Türkiye

Giriş Tarihi: 23.1.2014 15:27 Güncelleme Tarihi: 23.1.2014 16:43

Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, kamu net borcun milli gelire oranının Türkiye'de yüzde 28'e düştüğünü, yıl sonunda yüzde 27 civarında olmasını beklediklerini belirtti.

Prof. Dr. Akat, Kadın Girişimciler Derneği'nin (KAGİDER) her ay düzenlediği kahvaltı toplantılarının ocak ayı etkinliğine katıldı. KAGİDER Başkanı Gülden Türktan'ın moderatörlüğünü yaptığı toplantıda, "Türkiye Ekonomisi, Riskler ve Fırsatlar" konulu bir sunum yapan Akat, vatandaşın iktisatçıyla ilgilenme sebebinin, iktisatçının tahmin yapması olduğuna, tahminler yanlış da çıksa insanların yine bunlara bakmaya devam ettiğine değindi.

2001 krizi kadar zorla gerçekleştirilen bir kriz daha bulunmadığını dile getiren Akat, "Dünyada bu krizi çıkartacak başka millet bulamazdınız. 10 milyar dolar dış açık vereceğiniz önceden biliniyor. IMF size 20 milyar dolar yardım yapıyor tam ihtiyacınızın iki katı kadar. Bu koşullarda dış açıktan dolayı nasıl kriz çıkar? Parası peşin iki katı gelmiş" diye konuştu.

Akat, 2014 ve 2015 yılının Türkiye tarihinin siyaseten gergin anlarından olacağını 4 yıldır tahmin edildiğine dikkati çekerek, son dönemde yaşananların, tahminlerinden de gergin geçeceğine işaret ettiğini söyledi.

Türkiye'de cumhurbaşkanı seçiminin siyasi gerginlik nedeni olduğunu belirten Akat, üstelik bu seçimin Cumhuriyet tarihinde ilk defa halk tarafından yapılacağının, ayrıca Türkiye'yi yöneten kadroda nöbet değişimi olma ihtimalinin de sürece ek bilinmeyenlik kattığını öne sürdü.

Akat, siyasi sürecin düzgün ve yumuşak geçmeyeceğinin altını çizerek, mayıs ayındaki olayların veya cemaat konusunun öngörüler dışında gerçekleştiğini, ancak bu olayların 2011 veya 2012 yılında değil de Türkiye'nin ileri gittiği dönemde çıkmasının şaşırtıcı olmadığını ifade etti.

Doğrudan ekonomi içerisinde oluşmaya başlayan risklerin varlığına da dikkati çeken Akat, "Siyaset 2012 yılındaki gibi devam etseydi, Fethullah Gülen ile hükümetin arası iyi olsaydı, gezi olayları olmasaydı, Suriye ile hükümetin arası çok iyi olsaydı da 2014 yılında ilave sorunlar çıkabileceği ihtimalinin gözardı edilmemesi gerekir" dedi.

Akat, Fed'in kurulduğu günden bu yana bütçesinin ne kadar büyüdüğünü ve son yıllarda uyguladığı parasal genişlemeyle bütçesini nasıl artırdığına yönelik değerlendirmelerde bulunarak, "Eğer para basarak bu iş çözülseydi, Türkiye dünyanın en zengin ülkesi olurdu. Biz paramızdan 6 sıfır sildik, demek ki ABD'nin 1 milyon katı para basmışız, bir yere de gidememişiz. Bu iş para basarak olmayacağına göre, bir ara para basmayı durdurmaları, sonra da bastıkları parayı ne yapacaklarını düşünmeleri gerekecekti ve o gün geldi. Bu da tabi Türkiye'yi önemli bir sorunla karşı karşıya bırakıyor. Bu basılan paranın spekülatif kar amacıyla kendine mahreç ararken gelip ülkemizde park etmesini engelleyemedik. Sevindik demiyorum, engelleyemedik. Kimse bu sıcak paranın gelmesinden mutlu değildi. Biz ciddi bir sorunla karşı karşıya geldik" açıklamasını yaptı.


"BÜTÇE 2003 VE 2009 KRİZ YILI HARİÇ HER YIL FAZLA VERDİ"

Asaf Savaş Akat, Türkiye'de son 10 yılda ne oldu sorusunun çok gündemde olduğunu belirterek, bunun cevabının çok basit olduğunu ve Türkiye'nin nihayet iki yakasını bir araya getirdiğini söyledi.

Türk insanının genel olarak en gencinden en yaşlısına, en okumuşundan en okumamışına kadar komployu sevdiğini dile getiren Akat, bu kişilerin devlete özellikle güvenmediğini ifade etti.

Akat, 2000 yılı öncesinde bütçede çok büyük açık bulunduğunu hatırlatarak, 2000'li yılların başından itibaren bu durumun hızlı bir şekilde fazlaya dönüştüğünü aktardı.

Aslında 2009 yılında reel olarak her şey dahil edildiğinde, bütçenin 2003 ve 2009 kriz yılı hariç her yıl fazla verdiğinin altını çizerek, "Şu andaki açığımız 18 milyar lira yani milli gelirimizin 1,2'sidir. Halbuki 30 milyar lira kadar faiz dışı fazlamız vardır. Borç stokumuz, reel faizimiz bellidir. Bunun sonucu borçlar hızla düşüyor. Avrupa'nın ve IMF'in son popüler tanımı olan kamu net borcu (kamu borcu/GSYH) tanımı, Türkiye'de yüzde 30'un altına yüzde 28'e düştü, yıl sonunda yüzde 27 civarında bekliyoruz. Aynı tanım, Amerika'da yüzde 90'dır, Almanya ve Fransa'da yüzde 80'dir. Avrupa'da borcu bu kadar düşük başka ülke neredeyse yoktur. Enflasyon ise artık bitmiştir, böyle kalır. Artık enflasyondan korkmuyorsanız, enflasyon yoktur. Enflasyonun fazla yükselmesi de çok düşmesi de sorun olur. Yüzde 3-5 oranı belki daha iyi olur" diye konuştu.

Akat, yol haritalarının iyi olduğunu ancak şoför kötüyse bunların insanı bir yere götürmeyeceğini belirterek, aynı haritayı Amerika'nın Irak'a da verdiğini ancak değişen çok bir şey olmadına işaret etti.

Türkiye'de bir reform arayışı olduğunu dile getiren Akat, şunları kaydetti:

"Bunların içinde en önemlisi mali disiplindir. Gerek Babacan'ın gerek Başbakan'ın mali disipline sezgisel olarak inandığı ortadadır. 2002 sonrasında doğru tahminlerimin hepsinin gerisinde, onların mali disiplini tutturacağını doğru tahmin etmem yatıyordu. Türk halkı popülizme o kadar alışmış ki, her yıl derler ki, 'hükümet bu bütçe hedefini tutturamaz'. Siyasetçi dediğin popülist olur derler ancak öyle değil, artık öğrenin aradan 10 yıl geçti. Bir de bu millet her şeyin iyi gitmesini sevmez. Siz karşılarına geçiş şöyle iyi işler yapıldı diye anlatırsanız bunların göz bebekleri yavaş yavaş küçülür, mutsuz olurlar. Ancak ne zaman ki arkadaşlar kriz var, öldük bittik mahvolduk derseniz o zaman heyecanlanırlar, gözleri pırıl pırıl olur.

Kamu maliyesi iyi gidiyor, dışa açılma iyi gidiyor, borçlar düşüyor, bu millet dertsiz mi kalacak? İmdadımıza dış açık yetişiyor. O da olmasa ne yaparlardı Allah saklasın… Allah, gayet bilinçli şekilde aşağı hiç petrol koymamış. Yoksa biz de İran, Libya, Irak gibi olurduk. Petrol olmayınca araba lastiği, kağıt üretiyoruz. İktisat bile öğrenmeye başladık. Bunların nedeni petrolümüzün olmaması. Ayrıca demokrasimizin de temel garantisidir. Çünkü İran'da, Rusya'da diktatörlük kurmak kolay, bunu kurduktan sonra ekonomin bozulsa da elektrikler çalışıyor neden çünkü petrol sende. Bizde ise turist gelmeyince kusura bakmayın elektrik yok, benzin yok durumu olur. Petrolün olmaması bunun için iyidir, demokrasimizin garantisidir. Buna başarının laneti denir. Eğer kötü bir şey olduysa mutlaka bunun bir komplosu vardır diyorlar. Düşünün bunların hepsi Türk, ayrıca komploya ihtiyaç var mı?"

Akat, 2000 sonrasında TL'nin değer kazanmasıyla dış açık aşağı gidince tasarrufların da düştüğünü, bunun paralelinde sanayinin milli gelirdeki payının azaldığını anlattı.

2014 yılı tahminlerine ilişkin de değerlendirmelerini paylaşan Akat, büyüme tahminin yüzde 2,5 oranında, dış açığın yüzde 4,8 oranında, enflasyonun yüzde 6,8 oranında gerçekleşeceği ve kurun ise yüzde 2,30'a yükseleceği tahmininde bulundu.

KAGİDER Başkanı Gülden Türktan ise geleneğinde temel direkleri olduğunu belirterek, bunları, "kadın için hükümetten bir şeyler talep etmek, kurumlardan kadınlar için bir şeyler istemek, şirketlerin kadına karşı tutumu ve kadınların muhakkak çalışma hayatında yer alması için kadınların eşlerine, çocuklarına çağrıda bulunmak" şeklinde sıraladı.

ARKADAŞINA GÖNDER
Avrupa'nın en borçsuzu Türkiye
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz