2014’ün yeni eğilimleri

Giriş Tarihi: 3.2.2014 09:51

Küresel ekonomi 2014’te yeni bir döneme giriyor; ekonomistlerin tahminlerine göre küresel belirsizlikler yavaş da olsa azalmaya devam edecek ancak yine de temkinli olmakta fayda var. Çünkü gelişmekte olan piyasalara ilişkin öngörüler hala risk taşıyor. Gelişmiş ülkelerde iyileşme yavaş devam ederken, gelişmekte olan ve yükselen piyasalarda ise endişe hâkim. Peki, bu gelişmeler içerisinde tüketim trendi nasıl değişiyor, tüketicinin eğilimi ne yönde şekilleniyor, tüm bunlar karşısında markalar nasıl hareket etmeli?

İlknur Menlik - Sabah.com.tr
imenlik@comart.com.tr

Kısa bir süre önce 2014 yılının en önemli 10 küresel tüketici eğilimini açıklayan Euromonitor International'e göre tüketicilerin büyük bir çoğunluğu için finansal kaygılar önde geliyor. Diğerleri ise kişisel memnuniyetlerini ve hedeflerini sorguluyor ve daha basit bir yaşam tercih ediyorlar. Araştırmaya göre tüketicilerin üçte ikisi, mevcut hayatlarını kolaylaştırmak için etkin bir biçimde çalıştıklarını söylüyor. Fakat kurulamayan iş/yaşam dengesi, 2014 yılında tüketici stresinin en yaygın kaynağı olacak. Birçok kişi mobil bağlantının iş/eğlence ayrımını belirsizleştirdiğini ve mobil bağlantının çalışan tüketiciler üzerindeki baskıyı hafiflettiğine inanan diğer insanların aksine daha fazla strese neden olduğuna inanıyor.

Öte yandan mobil bağlantılar tüketicileri günümüzde görsel bir kitle haline getiriyor. Euromonitor'ün 2013 yılı Küresel Tüketici Eğilimleri Anketi'nde, dijital meraklısı olanların yaşamlarını resimlerle sergilemek için Vine veya Instagram gibi popüler yazılım uygulamalarını seçtiklerini ortaya koyuyor.

Dijital teknoloji aynı zamanda insanlara, kendilerini rahatsız eden şeylere anında tepki verme gücü de verdi. Bu durum tüketicilere, memnun oldukları kazançlı alışverişleri duyuran marka elçileri olma olanağı da sağladı. Bu sayede tüketiciler, sosyal ağlar aracılığıyla diğer insanların satın alma alışkanlıklarını da etkilemeye başladılar. Bu da 2014 yılında markaların müşteri bağlılığını kazanmak için hiç olmadığı kadar fazla çalışması gerektiği anlamına geliyor.

Finans kaygıları nedeniyle katılımcıların üçte ikisi, ucuz mal bulmanın alışverişte en hoşlandıkları şey olduğunu söyleseler de yine de çoğu tüketici, lüks mallar satın almak ve bu ürünlere daha uygun fiyatla sahip olmak istiyor.

Öte yandan tüketiciler, çevre dostu bir yaşam tarzı sürdürme ve daha iyi beslenmeye de çok daha fazla önem vermeye başladı. Bu nedenle, giderek daha fazla oranda, olumsuz çevresel veya sosyal etkileri olmayan marka, iş modelleri ve ürünlere bağlanmak istiyorlar.
Aralık ayındaki raporunda 2014′ün tüketim trendlerini açıklayan Trendwatching'e göre de tüketiciler artık satın alırken daha bilinçli hareket ediyor; satın aldıkları ürünün çevreye ya da başka insanlara zarar vermeden üretildiğini bilmek istiyorlar. Yani farkındalıkları artmış durumda. Bu nedenle markalar tüketiciye, tüketirken suçluluk duygusu hissetmeyecekleri ürünler sunmalı.

Trendwatching'in bir diğer öngörüsü ise "Küresel Beyin". Küresel Beyin, tüketimin globalleşmesi ve her an küresel yeni bir buluşla karşı karşıya olduğumuz anlamına geliyor. Bu durum markaları daha fazla yenilikçi düşünmeye ve inovasyona zorlayacak. Kısacası 2014, tüketicilerin kendilerini tüketirken suçlu hissetmeyecekleri ürünleri aradığı; markalar için ise rekabetin, çevreci üretimin, dijital platformun ve yenilikçiliğin ön planda olduğu bir yıl olacak.
ARKADAŞINA GÖNDER
2014’ün yeni eğilimleri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz