X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bilgi kirliliğinden bilgi ekonomisine
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bilgi kirliliğinden bilgi ekonomisine

  • Giriş Tarihi: 24.2.2014 17:21 Güncelleme Tarihi: 24.2.2014 17:22

İlknur Menlik - Sabah.com.tr
imenlik@comart.com.tr

Bilgi, günlük konuşmalarımızda belki de en sık kullandığımız kavramların başında geliyor. Buna karşın tam bir tanımını yapmak zor. Ama en kısa şekliyle bilgiyi, işlenmiş "veri" olarak tanımlayabiliriz. Dolayısıyla 'doğru bilgi başarıya, yanlış bilgi felakete götürür', dersek abartmış olmayız. Bunun en güzel örneklerini, bugün bilgi ekonomisine geçmeyi başarmış ülkeleri ya da henüz başaramamış olanları incelediğimizde görebiliriz.

Tabii, bilgi, bir takım sınıflara ayrılmakta; bunların başında da bilimsel bilgi gelmekte… Bilimsel bilginin içerisine; matematik, fizik gibi temel bilimlerden ekonomi, hukuk, siyaset gibi sosyal bilimleri, tarih, coğrafya gibi beşeri bilimleri, tarım, gıda, inşaat gibi mühendisliği de içeren bilimleri koyabiliriz.

Ancak bilgiyi sınıflarken, biçimine göre de sınıflandırıyoruz. Bugün için en yaygın olan iki çeşidi var; ilki okul, kurs, seminer, danışmanlık gibi eğitim faaliyetlerini kapsıyor. Bir de bundan daha yaygın olan bir biçimi var ki son yıllarda bilginin bu biçimi cep telefonlarımıza kadar anında ulaşıyor. Buna medyatik bilgi diyoruz. Eskiden bu bilgiye çoğunlukla kitap, gazete ve dergilerden ulaşırdık, günümüzde bunlara internet, sosyal medya gibi yeni kavramlar eklendi. Buna yeni medya diyoruz.

Ve yeni medya, daha fazla bilginin daha hızlı ve daha çok kişiye yayılmasını sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre, sosyal medyada 1 dakikada; 100 binin üzerinde tweet atılıyor, facebookta 684 bin paylaşım yapılıyor, 48 saat uzunluğunda video ve 3 bin 600 yeni fotoğraf paylaşılıyor.

Bu iyi bir şey… Ama bir de madalyonun öbür yüzü var; yaratılan bir bilgi kirliliği de aynı hızla yayılıyor. Bilgi kirliliği, bu bilgi bombardımanının arasında kendisine rahatça gidebileceği kanallar bulabiliyor. Örneğin; ekonomik ve finansal bilgi kirliliği, bireylerin, yatırımcıların ve şirketlerin yanlış yatırımlar yapmasına neden olabilir. Sonuçları da çok ağır olur. Bunun birçok örneği var.

Bilgi kirliliği her sektörü farklı bir biçimde etkileyebilir ama söz konusu gıda sektörü olduğunda işin rengi değişiyor. Bu noktada sadece ekonomik bir takım olumsuzlukların yanında, toplum sağlığı gibi önemli kavramlar devreye giriyor. Ve ne yazık ki son dönemde, ülkemizde gıda ve beslenme konusunda kaosa doğru giden bir bilgi kirliliği oluştuğuna tanık oluyoruz. Gün geçmiyor ki medyada, tüketicilerin kafasını karıştıran, halk sağlığını tehlikeye düşüren önerilere, ifadelere rastlamayalım. Üstelik "Mikroplu sokak sütü istiyorum" diyeninden tutun, "Gıdanın mühendisliği mi olur" türünden bu ifadeleri, titrinde bilim adamı unvanı olan kişilerden duyuyoruz. Gıdaların güvenilir üretimi kadar, tüketicinin bu konuda doğru bilgi ile bilgilendirilmesi de çok önemlidir. Ama bugün tam tersine bir durum yaşanıyor ve bilimsel bilgiyi baş tacı etmesi gereken kişiler, bunu ayakaltına alıyor.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın hazırladığı 2014- 2017 Tarım Stratejisi'nde, geleceğe yönelik tehditler arasında şunlar sıralanıyor; "Yerleşmiş olan tüketim ve satış alışkanlıklarının değiştirilmesindeki zorluklar, Kayıt dışı üretim, Tüketicinin bilgi eksikliği ve Gıda güvenilirliği konusunda bilgi kirliliği ve bu yolla oluşan güvensizlik."

Stratejik planlarda bile önemli bir risk unsuru olarak belirtilen bilgi kirliliğinin önlenmesi konusunda artık bir şeyler yapılması gerektiği ortada. Yoksa Bakan Eker'in de dediği gibi, "yediğimiz içtiğimiz şeylerle kavgalı hale geleceğiz."

Eğer bu şekilde bilgi toplumuna, bilgi ekonomisine geçeceğimizi düşünen varsa yanılıyor. Biz o zaman ülke olarak hiç 2023 Vizyonu oluşturmayalım. 2023 Vizyonu'na bilgi kirliliği ile değil, bilgi ekonomisi ile geçebiliriz.

Benim de buradan tüketicilere bir önerim olacak; "Siz siz olun sağlığınızı bilgi kirliliğinden koruyun!"

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.