X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dünya zeytinyağı üreticilerinin gözü Çin’de
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dünya zeytinyağı üreticilerinin gözü Çin’de

  • Giriş Tarihi: 13.3.2014 10:00

2009 yılında 14 bin 700 ton zeytinyağı ithalatı gerçekleştiren Çin, 2010’da 20 bin 200, 2011’de 32 bin 800, 2012 yılında 41 bin ton, 2013 yılında ise bir önceki yıla göre %5,8’lik artışla 43 bin 400 ton ithalat gerçekleştirdi.

İlknur Menlik - Sabah.com.tr
imenlik@comart.com.tr

Rakamlardan da anlaşılacağı üzere, son 2 yıldır Çin'in zeytinyağı ithalatındaki artış yavaşlamış görünüyor. 2014 yılında bu potansiyel harekete geçer mi şimdiden kestirmek güç olsa da dünya zeytinyağı üreticileri kazançlarını arttırmak için Çin'e güveniyor.

Zeytinyağı tüketimi, ülkenin toplam yemeklik yağ tüketiminin yaklaşık yüzde birini oluşturuyor. İthalat ise genellikle iki şehirden; Shanghai and Shenzhen'den gerçekleşiyor. Uluslararası Zeytin Konseyi'ne göre, Çin pazarını destekleyen 4 ülke arasında İspanya, İtalya, Avustralya ve Türkiye bulunuyor. Bu 4 ülke, Çin zeytinyağı pazarının %80'ini domine ediyor.

Madrid merkezli Uluslararası Zeytin Konseyi'nin Direktörü Jean-Louis Barjol, Çin'in büyüyen orta sınıfının, gıda ve sağlık trendleri nedeniyle her geçen yıl zeytinyağına olan ilgisinin arttığını belirtiyor.

İspanyol Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Genel Direktörü Yardımcısı Amparo Chozaz ise Çinli tüketicilerin, bu ilgi nedeniyle rafine zeytinyağına %20 daha fazla bedel ödemeye hazır olduklarını söylüyor.

İspanyol üreticiler, İtalya ve Yunanistan'dan gelen firmaların hakimiyetinde olan Çin pazarından pay kapmaya çalışıyorlar. Bu amaçla TV, gazete ve internet reklamlarına geçtiğimiz yıl 6,2 milyon dolar harcamışlar.

İspanya, dünyanın en büyük zeytinyağı üreticisi ve bu konumuyla dünya zeytinyağı piyasasını yönlendiriyor. Ülke, 2,5 milyon hektar arazide 310 milyon zeytin ağacından elde ettiği yağ ile dünya zeytinyağı üretiminin yarısını gerçekleştiriyor. Ancak son 1 yılda, İspanya'daki üretim sıkıntıları had safhaya ulaşmış durumda. Bunun en önemli yansıması geçen yıl Türkiye'nin küresel piyasalardaki önemini arttırması oldu. Türkiye'nin dünya üretimindeki payı %6'dan %8'e yükseldi.

Ancak İspanya'nın bu durumu ve Çin'in artan zeytinyağı talebi karşısında Çinli şirketler önümüzdeki yıllarda tedariki sağlamlaştırmak için yeni yollar bulmaya çalışıyorlar. 2012 yılında 6 Çinli yatırımcı, Batı Avustralya'da 3813 hektar kendine ait arazisi bulunan Organik Zeytinyağı işletmesini 15,5 milyon dolara satın aldılar. Başka bir grup olan Jiangxi Qinglong, 32 milyon dolara Tatiara Olive Processing isimli firmayı satın aldı. Çinli firmalar ayrıca 12 milyon dolarlık yeni ekipman yatırımı yaptılar. Bu yatırımla firmalar 15 yıl içinde 25 bin ton zeytinyağı üretmeyi ve hedef pazarları Avustralya ve Çin'de 157 milyon dolar satış geliri elde etmeyi hedefliyorlar.
Bu yatırımlar, Çin'in sofistike zeytinyağı ihtiyacının hız kesmeden devam edeceğini gösteriyor. Bu gelişmelerin ortasında Türkiye'nin zeytinyağı ihracatı düşük rekolte sebebiyle yeni sezonun başladığı 1 Kasım 2013-20 Ocak 2014 tarihlerinde geçen sezonun aynı dönemine göre yüzde 20 oranında geriledi. İhracat uzun süren düşüşün ardından, geçen yıl artış göstermişti. Ancak ay başında açıklanan ihracat verilerimize göre, Şubat ayı zeytin ve zeytinyağı ihracatımızın yüzde 55,5 azalarak 52,4 milyon dolardan 23,3 milyon dolara gerilediğini gösteriyor.

Çin özelinde baktığımızda, zeytinyağı tanıtımının etkisiyle 2011'de Çin'e gerçekleştirdiğimiz 477 ton zeytinyağı ihracatının 2012 yılında bin 45 tona ulaştığı ve 3 milyon dolar gelir elde edildiği görülüyor. Çin, gerek zeytinyağı sektörü gerekse de gıda sanayimiz ve ihracatımız için öncelikli hedef pazarlar arasında yer alıyor. Ancak zeytinyağının önünde halledilmesi gereken sorunlar var. Türkiye'de üretici teşvikleri, dünyanın en önemli zeytinyağı üreticisi ve tüketicisi olan AB'den yaklaşık 1 Euro daha az. AB çiftçileri, aldıkları devlet teşvikleri sayesinde dünya pazarında çok rekabetçi olabiliyorlar. Öte yandan AB tarafından Avrupa dışından Tunus, Suriye gibi bazı ülkelere ayrılan yüksek ihracat kotaları, Türk zeytinyağının AB'ye girmesine engel oluyor.
Tüm bunlara rağmen, Türkiye halen döviz kuru, AB fiyatları ve AB üretim miktarı gibi parametrelerde olumlu bir atmosfer yakaladığı zaman ihracat yapabiliyor. Ama öyle zannediyorum ki şartlar tam da olgunlaşmış görünürken bu yıl da rekolte engeline takıldık.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.