X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sosyal duvarları yıkan proje
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sosyal duvarları yıkan proje

  • Giriş Tarihi: 16.3.2014

Devlet korumasındaki gençler, "kimsesiz" diye ayrıştırılmaktan şikâyetçi. Kurdukları Hayat Sende Akademisi, Sabancı Vakfı'nın desteğiyle bir "doğru sözlük" hazırladı. Hedef yeni imaj

Türkiye, Avrupa Birliği'ne verdiği entegrasyon sözü kapsamında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu çatısı altındaki devlet bakım evlerini kapatıyor. Yaklaşık beş yıl önce başlayan süreçte, Sevgi Evleri'yle buralarda kalan gençlerin topluma adaptasyonunda yumuşak bir geçiş hedeflenmişti. Ancak şimdi devlet korumasındaki 14 bin 800 çocuğun tamamının ya Sevgi Evleri'ne ya da koruyucu ailelere verilmesi gerekecek. Süreci yakından takip edenler sağlıklı yolun koruyucu aileden geçtiğini belirtiyor. Ancak Türkiye'de aileler bu çocukları kanatlarının altına almakta çok da hevesli değil. Sorunun devlet korumasındaki bu gençlerin sosyal imajlarıyla ilgili olduğunu belirleyen Hayat Sende Gençlik Akademisi yanlış algıyı kırmak için bir proje geliştirdi.

SIFATLAR DEĞİŞMELİ

Devlet korumasında yetişen ve topluma atıldıktan sonra başarılı olan bir grup idealist gencin kurduğu akademi, Sosyal Duvarları Yıkalım projesiyle Sabancı Vakfı'ndan hibe almayı başardı. Hedefleri kendileri gibi büyüyen gençlerin ayrımcılığa uğramadan hayata atılmasını sağlamak. Bunun için önce devlet korumasındaki gençlerle ilgili toplumdaki yanlış ifadeleri düzeltmekle işe başlandı. Bu çocuk ve gençler için medyada kullanılması gereken doğru ifadeler oluşturuldu ve medyayla paylaşıldı. Projenin başındaki Abdullah Oskay, her yıl hayata atılan 700 ila bin reşit gencin bu yurtlardan çıkıp toplumda kendine yer bulmaya çalıştığını vurguluyor. Oskay, "Toplum ortalamasının üzerinde eğitim düzeyine sahibiz. Ancak hepimiz yasa gereği işe yerleştirildiğimiz kuruluşlarda en alttan göreve başlıyoruz. Bunun nedeni yanlış imaj ve toplumsal algı" diyor

DİZİLER YANLIŞ ALGI YARATIYOR
Abdullah Oskay, bilerek ya da bilmeyerek yapılan etiketlemelerin, devlet korumasında yetişen çocuk ve gençlerin ötekileştirilmesine, dışlanmasına, özgüvenlerinin kırılmasına neden olduğunu söylüyor. Oskay, şöyle anlatıyor durumu: Dizilerde devlet korumasındaki çocuklar genelde sorunlu, hırsız, ezik gösteriliyor. Biz de medyada bir "doğru sözlük" oluşturduk. 15 kelimenin doğru kullanımını belirttik. Örneğin kimsesiz yerine devlet korumasındaki çocuk denilmesi gibi. Bizden de başarı hikâyeleri çıktığını anlatıp algıyı yıkmak istiyoruz

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.