X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kırım’a sıkışan dünya
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kırım’a sıkışan dünya

  • Giriş Tarihi: 20.3.2014 11:22

Kırım’daki gelişmeler ve bu gelişmelerin küresel etkileri beklenenden daha hızlı ilerliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, referandumun hemen ardından Kırım'ı bağımsız bir devlet olarak tanıyan, aynı zamanda Rusya Federasyonu’na ilhakını içeren bir anlaşmayı imzaladı.

İlknur Menlik - Sabah.com.tr
imenlik@comart.com.tr

Kırım'ın Rusya'ya bağlanmasını öngören referandumu ilk tanıyan ülke ise Kazakistan oldu. Kazakistan ayrıca, ABD, AB ve Rusya arasında arabuluculuk vazifesi görebileceğini de açıkladı. İlginç bir açıklama da National Geographic dergisinden geldi. Bunca ağır ekonomik yaptırımların konuşulduğu bir dönemde, çok önemli bir ayrıntı gibi görünmese de derginin harita birimi ilginç bir şekilde, Kırım'ı Rusya'nın bir bölümü olarak göstermeye hazırlandığını kaydetti.

Referandumun ardından ABD ve AB, Rusya ve Kırım'a karşı bazı yaptırımları uygulamaya koyduklarını duyurdular. AB, 13 Rus, 8 Ukrayna vatandaşına seyahat yasağı ve Avrupa bankalarındaki hesaplarını dondurma kararı alırken, ABD ise 7 Rus hükümet yetkilisinin ABD bankalarındaki hesaplarını dondurdu. Muhtemelen bugün ve yarın, Avrupalı hükümet ve devlet başkanları Brüksel'de bir araya gelerek, Rusya'ya karşı uygulanması düşünülen ekonomik yaptırımları konuşacak. Ancak bu kararların, pek de göründüğü kadar kolay alınamayacağını tahmin ediyorum.

Kırım referandumu ve Rusya'nın hamlelerinin ardından küresel endişeli bekleyiş sürerken, emtia piyasaları da doğal olarak bu endişelerden payını aldı. Bilindiği gibi "Avrupa'nın tahıl ambarı" ismiyle anılan Ukrayna ve Rusya, tarım ürünlerinin en büyük uluslararası ihracatçıları arasında yer alıyor. ABD Tarım Bakanlığı, küresel buğday üretiminin %10,4'ünün, buğday ihracatının ise %16,7'sinin bu iki ülkeden geldiğini tahmin ediyor. Her iki ülke aynı zamanda mısır, arpa, sorgum ve çavdar gibi kaba taneli tahılların da küresel ihracatının %18,3'ünü gerçekleştiriyor. Rusya'nın Kırım yarımadasını işgalini bildiren haberler sonrasında bölgeden tahıl ihracatının aksayacağı ve bunun da emtia fiyatlarının artmasına yol açacağı yönünde endişeler var. Nitekim Rusya'nın, Kırım'daki askeri varlığını artırarak Batı dünyasını alarma geçirmesinden bu yana hareketlenen emtia fiyatları, özellikle buğdayda %9, mısırda ise %8 oranında yükseldi. Şu ana kadar her iki ülkeden de ihracatın aksadığına dair bir bilgi gelmemiş olmasına karşın, uluslararası piyasalara Hedge fonlarının Ukrayna krizi ile birlikte yatırım aracı olarak buğdaya yöneldiği haberleri düşmeye başladı bile. Bu gelişme, krize farklı bir boyut kazandırıyor.

Endişe yaratan bir diğer konu ise gelecek üretim sezonuna ilişkin… Eğer ABD ve AB ekonomik yaptırımlara başlar, bu kriz uzar ve kargaşa devam ederse, mısır ve buğdayın ekilememesi ihtimali ortaya çıkıyor ki; bu da hemen şimdi olmasa da önümüzdeki 6 ay içinde buğday ve mısır fiyatlarının ve dolayısıyla gıda ve yem fiyatlarının küresel düzeyde yükselmesi anlamına geliyor.

Diğer emtialarda da durum pek farklı değil. Kriz, küresel enerji fiyatlarında da artışa yol açtı. Uluslararası Enerji Ajansı'nın mevcut son verilerine göre Rusya, dünyanın küresel üretim ve ihracatının yaklaşık olarak beşte birini sağlayan en büyük doğal gaz tedarikçisi konumunda. Rusya petrol üretiminde de benzer şekilde çok önemli bir tedarikçi. Dünya ham petrol üretiminin %13,5'ini ve toplam ihracatın %11,9'unu sağlıyor.

Sonuçta, Rusya ve Ukrayna arasındaki mevcut krizin tırmanması ve ABD ile AB'nin olası yaptırım ve mal varlığı dondurma uygulamaları, küresel ekonomik sarsıntılara yol açabilir. Bu sarsıntının, ABD ekonomisine yönelik doğrudan sonuçlarının minimum olacağı ve birkaç küresel şirketle sınırlı kalacağı tahmin ediliyor. Çünkü gerek Rusya gerekse Ukrayna, ABD'nin önemli bir ticaret ortağı değil ve her iki ülkenin ABD'nin tüm ihracat/ithalat akışındaki toplam payı yalnızca %1,1 oranında.

AB için ise aynı şeyleri söylemek pek mümkün görünmüyor. İş, bu noktada tam bir Rus ruletine dönüyor. Çünkü Rusya'nın gerek ABD'ye gerekse AB'ye karşı tüm finansal kozlarını Avrupa üzerine kurduğu konuşuluyor. Yani Rusya'nın elinde olan sadece enerji kartı değil.

Kırım krizinin ekonomik sonuçlarının ABD için minimum olacağı tahminleri yapılsa da şunu da eklemek lazım; olası bir ABD yaptırımı, sadece ABD'li bir petrol şirketinin Arktik Sahanlığı ve Batı Sibirya'da petrol yatırımı geliştirmek için 2011 yılında yaptığı yaklaşık 500 milyar dolarlık bir anlaşmayı sona erdirebilir. Olaya bir de bu yönüyle bakmak gerek.

Üstelik Kazakistan örneğinde olduğu gibi krizde henüz küresel saflar tam olarak belirlenmedi. Önümüzdeki günlerde bu ayrışmanın ve tutulan safların daha da netleşeceğini tahmin ediyorum. Örneğin; dünyanın dördüncü büyük buğday ihracatçısı Avustralya, eğer fiyat artışları devam ederse bundan büyük fayda sağlayacak. Görüntü böyle olsa da Avustralya-Rusya İş Konseyi, ikili ticarette 2 milyar dolardan fazla bir ticaret hacminin tehlikeye düşeceğini belirterek Abbott hükümetini, krizin üzerinden Rusya'ya karşı herhangi bir ABD ve Avrupa liderliğindeki ticari yaptırımlara katılmamaları yönünde uyardı. Konsey, olağanüstü koşullarda ticari yaptırımların uluslararası ilişkilerde meşru bir role sahip olabileceğini kabul ettiğini beyan etse de; "Kırım'daki son olaylar gerçek bir endişe kaynağı. Ancak Ukrayna ve Kırım'daki olaylara verilecek herhangi bir tepki, neyin kazanılıp neyin kaybedilebileceği göz önüne alınarak iki kez düşünülmelidir" açıklamasını yaptı.

Görünen o ki; Kırım krizinin ekonomik ve finansal yaptırım kararlarıyla kolay ve hızlı bir şekilde çözüme kavuşması mümkün değil. Çözümün uzaması ise başta tarım ve enerji emtiaları üzerinden, tıpkı 2007-2008 yıllarında Arap Baharına yol açan dünya çapında siyasi ve sivil huzursuzluklar gibi benzer sıkıntılara yol açması ihtimalini beraberinde getirecek. Gelinen noktada ya aklıselim çözümler ortaya konacak ya da bu kriz Rus ruletine dönecek. Ama altıpatlardan çıkan kurşun hangi ülkeleri vurur, işte o şimdilik büyük bir muamma…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.