X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER KOBİ’lerin zorlu yılı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

KOBİ’lerin zorlu yılı

  • Giriş Tarihi: 24.3.2014 11:05

İlknur Menlik - Sabah.com.tr
imenlik@comart.com.tr

Türkiye'de 3 milyon 470 bin Küçük ve Orta Büyüklükte İşletme (KOBİ) faaliyet gösteriyor. Ekonomimizin yüzde 99'unu oluşturan KOBİ'ler ekonominin de can damarı adeta. TÜİK'in 2012 yılı verilerine göre, istihdamın yüzde 76'sı, maaş ve ücretlerin yüzde 53'ü, toplam cironun ise yüzde 63'ü KOBİ'ler tarafından gerçekleştirildi.

Diğer taraftan, onlar sayesinde neredeyse ihracat yapmadığımız tek bir ülke kalmadı. İsmini bile bilmediğimiz, telaffuz etmekte güçlük çektiğimiz ülkelere, yine ismini bilmediğimiz pek çok KOBİ tarafından önemli miktarlarda ihracat gerçekleştirmeye başladık. İhracatımız içindeki payları her yıl yükselirken, bir taraftan da ihracat yapan KOBİ sayısı gün geçtikçe artıyor.

2011 yılında 134 milyar 907 milyon dolar düzeyinde olan Türkiye´nin ihracatı, KOBİ'lerin çantaları ellerinde o ülke senin bu ülke benim dolaşmaları neticesinde 2012 yılında yüzde 13,1 artarak 152 milyar 561 milyon dolara yükseldi. TÜİK verilerine göre, 2012 yılında ihracatın yüzde 62,6'sı, ithalatın ise yüzde 38,5'i, mikro ve KOBİ türü işletmeler tarafından gerçekleştirildi. Bu oranlara göre KOBİ'lerimiz yaklaşık 95 milyar dolar ihracata karşılık, 92 milyar dolar da ithalat gerçekleştirmiş. Olaya, her zaman konuştuğumuz 'cari açık sorunu' yönünden bakılınca, 3 milyar dolara yakın bir dış ticaret fazlası görülüyor.

Bu yıl cari açık en fazla başımızı ağrıtan konuların başında geliyor. Meseleye bu tarafından bakınca KOBİ'ler, daha fazla önem kazanıyor. Aslında sadece bizde değil, tüm dünyada (gelişmiş ekonomiler de dahil olmak üzere) ekonominin temelini mikro ve KOBİ işletmeler oluşturuyor. Bu nedenle hemen her ülkenin KOBİ'lere yönelik kendine özgü destekleri ve gelişim programları var. Bu yılın başında AB Komisyonu, üye ülkelerin KOBİ ve borsada işlem gören orta ölçekli şirketlerin finansmana erişimi için devlet yardımı sağlayabilmesinin yeni şartlarını belirledi. 2006 yılında kabul edilen ve Aralık 2010'da güncellenen "Risk Sermayesi İlkeleri" yerine kullanılmaya başlanacak olan devlet yardımının yeni ilkeleri, 1 Temmuz 2014 tarihinde yürürlüğe girecek. Komisyon tarafından belirlenen ilkelerle, AB üye ülkelerinin KOBİ, borsada işlem gören küçük ölçekli şirketler ile yenilikçi orta ölçekli şirketlere devlet yardımı sağlama hakkı ciddi anlamda genişletildi. İlkelerin yürürlüğe girmesinden sonra 15 milyon avrodan düşük miktardaki devlet yardımları AB Komisyonu'nun önceden incelemesine tabi olmayacak.

KOBİ'ler üzerine uluslararası sayılabilecek en son gelişme, AB ve ABD arasındaki Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) anlaşması müzakerelerinin dördüncü turunda yaşandı. Müzakerelerde sürpriz gelişme, KOBİ'lerin de kapsama alınması oldu. Küçük ve orta ölçekteki firmaların da (KOBİ) TTIP'ten yararlanabilmesini sağlayacak bazı düzenlemelerin getirilmesi için ayrı bir başlık altında ele alınmalarına karar verildi. Buna sebep ise AB ve ABD'de özel sektörde istihdamın yaklaşık 3'te 2'sinin KOBİ'ler tarafından gerçekleştiriliyor olması. TTIP anlaşmasının KOBİ'lerin farklı pazarlara açılmasına, dolayısıyla büyümelerine katkı yapması bekleniyor.

Türkiye'nin de masada yer almak istediği ya da AB ile paralel bir şekilde götürmeye çalıştığımız ABD ile serbest ticaret anlaşması görüşmelerinde KOBİ'ler de muhakkak gündem konusu olacaktır. ABD ile yürüttüğümüz görüşmelere bu açıdan da yaklaşmakta fayda var.

Öte yandan daha fazla sayıda KOBİ'mizin uluslararası arenada yer alması için yapılan çalışmalar devam ediyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, 10. Kobi Zirvesi'nde Bakanlık olarak 2014 yılında vermeyi planladıkları destekleri anlatmıştı. Bunlar arasında; Ar-Ge merkezlerinde 50 olan araştırmacı sayısının 30'a çekilmesi, teknolojik ürün geliştiren ama bunu üretmek için kaynağa sahip olmayan girişimci ya da işletmeye 5 milyon liraya kadar hibe olarak makine teçhizat desteği verilmesi ve kullanılan enerji bedelinin ve personelin sigorta priminin yüzde 75'ini 1 yıl süreyle kamunun vermesi gibi önemli başlıklar var.

Buna karşın dünya pazarlarında çantalarıyla dolaşıp ihracat yapmaya çalışan KOBİ'lerimizin 2014 yılında peşini bırakmayacak riskler de yok değil. Her şeyden önce yakın pazarlarımızdaki siyasi gerilim bitmek bir yana, en son Ukrayna meselesinde olduğu gibi artma eğilimine girdi. Döviz kurları, bir başka riski oluşturuyor. Bu noktada KOBİ'lerin yüzde 66'sının döviz borcu olmaması rahatlatıcı bir unsur. Ancak enerji, istihdam, vergiler ve seçim atmosferi ile gelen yeni belirsizlikler bu yıl ya da en azından ilk altı ay KOBİ'lerimizi zorlayacak faktörlerin başında geliyor.

Siyasi gerilimlerin yanında küresel ekonomide de en kötünün henüz geride kalmadığını belirtmek lazım. KOBİ'leri zorlu bir yıl beklediği muhakkak ama fırsatlar da yok değil…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.