X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Coğrafi İşaretli ürünler pazarı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Coğrafi İşaretli ürünler pazarı

  • Giriş Tarihi: 21.4.2014 10:24

İlknur Menlik - Sabah.com.tr
imenlik@comart.com.tr

Antep Baklavası'nın ünü dünyaca malum. Geçen hafta, Avrupa Parlamentosu'nun Fransız Üyesi Philippe de Villiers'in, baklava adının hangi ülke adına tescilli olduğu konusunu bir yazılı soru önergesiyle Avrupa Parlamentosu'na taşıması, dikkatleri, henüz Avrupa'da yeni tescil edilmiş olan baklavaya ve coğrafi işaretli (Cİ) ürünlere çekti. Antep Baklavası, 21 Aralık 2013 tarihinde "korunmakta olan coğrafi işaret" olarak tescil edilmiş ve AB resmi gazetesinde yayınlanmıştı. Türkiye'nin Avrupa Komisyonu'na tescil başvurusunda bulunduğu diğer 3 ürün; Aydın inciri, Afyon sucuğu ve Afyon pastırması. Bu ürünlerde Avrupa Komisyonu'nun değerlendirme süreci devam ediyor.

Ancak burada dikkat çekici olan nokta şu; Fransız vekil, soru önergesinde baklavanın geleneksel üreticisinin Yunanistan olduğunu iddia ediyor. Bir Fransız vekilin bunu iddia etmesi tuhaf. Fakat her ne şekilde olursa olsun, coğrafi işaretli ürünlerin yeniden gündeme gelmesi belki de iyi oldu.

Coğrafi İşaretli ürünler pazarı tüm dünyada 200 milyar doları aşmış durumda. Sadece AB'de pazar büyüklüğü 55 milyar Euro'ya yaklaşıyor. AB, korunmakta olan menşe adı ve korunmakta olan coğrafi işaretler konusunu oldukça önemsiyor ve dünya genelinde bu ürünlerde ciddi bir pazar payı var. AB'de bu işin başını 3 ülke çekiyor. Fransız vekilin ülkesi, İtalya ve İspanya. Özellikle Fransa ve İtalya diğer ülkelere göre öne çıkıyor. Örneğin, menşe işaretli şarap ve likörler, toplam 360'dan fazla adlandırma ile toplam bağ alanının %59,7'sini, Fransız şarap rekoltesinin ise %47,8'ini oluşturuyor. Toplam ciro ise 14 milyar Euro'yu buluyor. Bunun yanında menşe işaretli Fransız süt ürünleri 1,5 milyar Euro, diğer gıda ürünleri 1,2 milyar Euro ciroya ulaşıyor. Aynı şekilde İtalya Cİ ürünlerden 12 milyar Euro, sadece Parmesan peynirinden 1,5 milyar Euro ciro elde ediyor.

AB bu konuda epey ilerlemişken, dünyanın en önemli tarım üreticisi Brezilya ise coğrafi işaretli ürünler konusunda daha yolun başında görünüyor. Ülke; kahve, şeker ve dondurulmuş portakal suyu konsantresi üretim ve ihracatında dünya birincisi, soya fasulyesi, tütün, sığır eti ve kanatlı üretiminde ise ikinci sırada yer alıyor. Buna karşın, 2012 yılı itibariyle 35 Cİ ürün tescili yapılmış durumda. Hindistan'da 200 Cİ bulunurken, Çin ve Güney Kore'de yavaş yavaş gelişiyor. Aynı şekilde coğrafi işaretli ürünler, ABD'nin yeni ilgi göstermeye başladığı bir alan olmaya başladı.

Türkiye'yi ayrı ele almak lazım, zira Türk Patent Enstitüsü'nün yaptırdığı bir araştırmaya göre ülkemizde Cİ alabilecek 2 bin 500'e yakın gıda ve gıda dışı ürün var. Şu ana kadar toplam tescilli Coğrafi İşaret sayısı 178 ve bunların 120 adedini tarım ve gıda ürünleri oluşturuyor. Toplam 214 adet coğrafi işaret başvurusunun işlemleri ise devam ediyor.

Bu alanda bir önemli nokta ise Türkiye'de kalite ve köken işaretlerinin yasal düzenlemesinde hızlı gelişmeler görülmesi. Türkiye Patent Enstitüsü (TPE) tarafından tescili kolaylaştırmak için hazırlanan kanun tasarısı, coğrafi kimliğin üreticilere sağladığı katkının artırılması ve sistemin iyileşmesi için değişiklikler içeriyor. Bugüne kadar iş 1995 yılında yürürlüğe giren 555 sayılı "Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK)" ve "KHK'nin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik" ile gerçekleştiriliyordu.

Ancak kanun bu işin bir boyutunu oluşturuyor. En az bunun kadar elzem olan bir diğer konu ise gıda güvenliği. Gerek Cİ ürünler gerekse geleneksel gıdalarımızın tamamı için oldukça önemli bir konu bu. Kültürel mirasımızı temsil eden bu ürünlerimizin korunmasında, kayıt altına alınmaları, envanterlerinin çıkarılması ve tescillenmesi kadar, risk değerlendirmelerinin yapılması, mevzuata esas oluşturacak kriterlerinin belirlenmesi, hijyenik ve modern üretimlerinin sağlanması da önemli. Çünkü bunları dünya piyasalarına sunmanın yolu gıda güvenliğinden geçiyor. Türk geleneksel gıda ürünlerinden, Cİ alabileceklerin ve Cİ'ye sahip olanların ayırt edici özelliklerinin belirlenmesi, bu ürünlerin kendine has yapılarının korunarak modern işletmelerde üretiminin sağlanmasının ve böylece ihracatının arttırılmasının da önemine işaret etmek istiyorum. Çünkü Cİ ürünler, 11,5 milyar Euro ile AB gıda ve içecek sektörü ihracat gelirlerinin yüzde 15'ini oluşturuyorlar. Bu alanda önde gelen Fransa, bu ürünlerin ihracatından 6 milyar Euro gelir elde ediyor. Türkiye'de Cİ ürün potansiyeli iyi değerlendirilirse bu ürünlerin ihracatımız içindeki payı artacaktır. Bunun için 3 şeye dikkat etmek gerekiyor; yasal alt yapının tamamlanması, gıda güvenliği ve modern üretime geçmek.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.