X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çok yönlü bir yatırımcı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çok yönlü bir yatırımcı

  • Giriş Tarihi: 22.4.2014 09:08

Ülkemizde girişimcilerin ve yeni fikirlerin sayısı gün geçtikçe artmakta. Bir girişimci fikrini gerçekleştirmek için iyi bir ekiple, finansmana ihtiyaç duyarken, 5 yıl öncesine bakacak olursak, artık finansman sorunu girişimcinin en kolay çözebileceği konulardan biri. Bir sürü melek yatırımcı, yatırım yapmak için heyecan verici, taze fikirler ararken, artık ülkemizden yurtdışına bile yatırım yapmak için giden melekler var. Bugün röportajını okuyacağınız kişi ise Amerika’da birçok girişime yatırım yapmış artık Türkiye’de de yatırımlar yapmaya başlayan aynı zamanda, dünyanın birçok farklı ülkesinde Dünya Bankası adına melek yatırımcılık eğitimleri veren bir uzman. Şimdi sizi girişimci, danışman, eğitmen ve uzman sıfatlarıyla birçok şapkası olan Oltaç Ünsal’ın röportajını okumaya davet ediyorum.

Duygu Eren - Sabah.com.tr

Eğitiminizi ve özgeçmişinizi öğrenebilir miyiz?

Washington'da Ekonomi, Politika ve Felsefe üzerine üçlü lisans yaptıktan sonra New York'ta Credit Suisse ve Goldman Sachs'de yatırım bankacılığı yaptım. Stanford Üniversitesi'nde işletme üzerine yaptığım yüksek lisans beni Silikon Vadisi ile tanıştırdı. 5 yarıiletken ve kurumsal yazılım şirketinde kurucu ortak olarak tatminkar başarı ve amansız başarısızlıklarla tanıştım. Melek yatırımcılığa insan orada otomatik olarak başlıyor. Diğer girişimcilerle birlikte olmak her zaman çok heyecanlı. Daha sonra Cisco ve Microsoft'ta daha çok yine girişimci duygularla başlattığım iki projede yönetici olarak yer aldım. Cisco'da ilk kablo üzerinden İnternet servisini gerçekleştirdik, Microsoft'da ise 150 milyon dolar ciro ile zarar eden kurumsal servisler grubunu 2.5 sene içinde 800 milyon ciro ve %15 karlılığa getirdik. Son 4 senede de meslek ve eğitim hayatımda kazandığım tecrübe ve birikimi dünyadaki özellikle Afrika, Ortadoğu gibi geri kalmış bölgelerdeki girişimci ve girişim ekosistemlerini geliştirmek için Dünya Bankası nezdinde kullandım. Bana bu yepyeni bir perspektif kattı. 23 sene Amerika macerasından sonra Türkiye'ye döndüm ve yeni bir proje peşindeyim. Ya tematik olarak eğitim teknolojileri üzerine girişimci birşeyler olabilir, ya da fonksiyonel olarak orta çapta bir şirketi alıp çok hızlı bir şekilde özellikle yurtıdışında 3-4 kat büyütüp sonrada Amerikan piyasalarında halka açmak gibi bir şey düşünüyorum. Tabi bu arada melek katılımcı ve yatırımcı olarak heyecan duyduğum takim ve projelere de desteğe devam ediyorum.

Yatırım yapacağınız girişimlerde aradığınız özellikler neler?

Benim için takım en önemli faktör. Sevdiğim ve saygı duyduğum girişimcilerin elbet bir gün ve şimdi adını bile koyamayacağımız bir fikirle başarılı olacaklarına inanırım. Zaten takımlarla o kadar çok zaman geçiriyorum ki yatırımcıdan çok ortak sayıyorum kendimi bu insanlara, parayla satın alınamayacak faydalarımın olduğunu düşünüyorum. Bu ortaklık zamanla çoğu alana yayılıyor, onlar da bana fayda sağlıyor, yatırım yapıyor bir nevi. Mesela, Silikon Vadisinde eğitim verdiğim pırıl pırıl gençler gelip Türkiye'de Snitch diye bir girişime başladı, onlara yatırım yapmak bir nevi boynumun borcu. Son yaptığım yatırım PiWorks'de çok başarılı girişimci Bahadır Kuru'nun Veloxity adlı inanılmaz potansiyeli olan şirketi. Son olarak vakti zamanında kaçırdığım Twitter gibi yatırım fırsatlarını kaçırmamak için özellikle Silikon Vadisinde güvendiğim arkadaşlarımın girdiği yatırımlara giriyorum. Mesela Google Glass olayını kurumlar için yapan APX Labs ve kategori değiştirebilecek bir veritabanı teknolojisi olan Craxel. Bir de aramızda kalsın çok fantastik fikirler hoşuma gidiyor. Mesela yatırımcı bir arkadaşımla birlikte bir gün uçağa atlayıp Elazığ'a gidip elektrik araba projesine bakmıştık. Devr-i daim fikirleri geliyordu bir aralar. Kansere kesin çözümler filan. Bunlar milyarda bir hatta imkansız şeyler ama ben zevk alıyorum, bu da yatırımcılığın tasavvufu.

Bir girişimci neden yatırımcı olarak sizi seçsin?

Dediğim gibi ben kendimi yatırımcı olarak görmüyorum. Katılımcıyım, kendimi takımın bir parçası olarak görüyorum girdiğim projelerde. Tek bir projeye yatırım miktarım da zaten çok sınırlı o yüzden bir yönetim kurulu veya patron edasından çok deli gibi çalışan bir ortak formatı içinde olduğumdan şu ana kadar asıl soru beni niye seçmesinler oldu.

Melek yatırımcı kime denir?

Melek yatırımcılık ortaklık karşılığında hem çok riskli hem de maddi ve manevi büyük getirisi olabilecek projelere katkıda bulunmaktır. Araştırmalar gösteriyor ki bu tip çekirdek fikir ve projelere yatırım öncesi ve sonrası en çok zamanı harcayan bildikleri anladıkları sektörlerin içinde faaliyet gösteren melek yatırımcılar nicelik olarak başarısız olsa bile nitelik olarak yatırım başarısına daha yakınlar. Benim içinde olduğum projelerin çoğu başarısız oldu mesela.

Yapılan yatırım aralığı ne kadar?

Türkiye'de 20 bin TL - 200 bin TL aralığı makul diye düşünüyorum şahsi melek yatırımcılar için.

Ne kadar süre için yatırım yapıyorsunuz ve geri dönüş nasıl oluyor?

ABD'de şirket satışı veya halka arzdan oluyor genelde geri dönüşler bunların da süresi en az 5 yıl diye düşünmek lazım. Türkiye gibi yeni gelişen ekosistemlerde bazı anlaşmalara kar paylaşımı veya geri ödeme türevi maddeler de girebiliyor. O zaman karlılık ile birlikte yani mesela 2-3 senelik bir sürede geri dönüş beklenebilir. Daha önce de dediğim gibi benim ilgilendiğim projelerin risk ve olası başarı profilleri öyle ki çoğu zaten hemen başarısız oluyor. Hatta bu hızlı "yok olmaya" teşvik de benim katılım felsefemin bir parçası.

Türkiye'deki girişimcilik ekosistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ekosistemin içindeyim ve gelişmesi için ciddi çaba gösteriyorum ama daha kesin kanılara varmadım Türkiye için. Haliyle birebir karşılaştırabildiğim başka gelişen ekosistemlere göre çok daha ileride ama aynı yapısal sorunlar da yaşanıyor. Silikon Vadisi ile karşılaştırmak çok yersiz olur, oradan bir tane var, ama benim ülkemiz teknoloji girişimciliği ile ilgili tezim zaten rekabet endeksli. Şöyle bir örnek vereyim. Silikon Vadisinde aynı anda 100 şirket ile rekabet halindeyseniz burada belki 5 şirket ile. Dijital ekonomilerde birinci olan %80 ile devasa pazarı toplar, ikinci %15 ile birinciyi tekelleşmeden alıkoyar ve üçüncü de, işte, emekler. Bu kaba hesaba göre pazar hacmi çok daha az bile olsa ayakta kalan şirketlerin sürerliliği ülkemizde daha fazladır. Yapısal sorunlar da bu rekabet azlığını destekler. Genelde gördüğüm şirketlerin çoğu gerçek bir inovasyon veya teknoloji üretmediğinden bu anlattığım "rekabet" çerçevesi içinde algılanabilir. Bu coğrafyadan çıkan gerçek buluş ve teknoloji zaten hemen global alana çıkabiliyor, buna en güzel örnek mesela Udemy veya portföyümdeki Veloxity. Veloxity gibi bir şirketin Silikon Vadisine göre avantajı bile var o da Türkiye gibi daha çok "kimi ve nasıl tanıyorsun" ile yürüyen işlerde çok rahat ilk müşteriyi çekebilip kendini koruyabilmesi. Bu tip az ama öz gerçek buluş ve teknolojileri bulup geliştirmek de zaten bu ekosistem için örnek başarı hikayesi olarak çok önemli.

Girişimcilere tavsiyeleriniz nedir?

Senelerdir söylerim aslında şimdi daha da önemli bir hale geldi: Herkes girişimci olarak düşünebilmeli ama yeni bir işe veya proje herkese göre değil. Neye girişildiğinden önce niye girişiliyor onu çok ama çok iyi anlamak lazım. Para kazanmak için girişimcilik averajda hüsranla bittiğinden tavsiyem girişimcilerinin ya projeyi düşünmekten geceleri gözlerine uyku girmiyor olması ya da sabah kalktıklarında akıllarına ilk gelen şeyin bu proje olması. Yani aşık olmaları, onsuz yaşayamayacakları. Bir de iyi ve uyumlu takım ile çalışmak. Böylece ilk aşk bitse bile takım ile yeni ilişkilere yelken açabilirler. Son olarak iş geliştirme fonksiyonundan gelen girişimcilere tavsiyem zaten ya uzman oldukları bir konuda küçük bile olsa ciddi problemleri çözmek yani pazarı çok iyi bilmek; teknoloji veya bilim fonksiyonundan gelen girişimcilere tavsiyem de yeni kullanım şekillerini önce hayal ve sonra teyit etmek olurdu. İkisi de birbirini bulup takım kuracaklar tabi.

Türkiye'de hangi sektörlerde girişimcilik alanında açık görüyorsunuz?

Kendi stilim daha çok arz edilen yüksek teknolojiye alan bulmak sektör yaratmak olduğu için yani yeni iş alanları olduğu için ve herhangi bir sektörü çok ama çok yakından tanıyıp da oradaki akut problemleri iyi bilmediğim için bu soruya net bir cevap veremem. Yani global trendlere bakıp enerji sektörü iyi veya işte ne bileyim süt açığı var çiftlik açılsa iyi olur diye bir girişimcilik felsefem yok. Benim sektörel olarak özel ilgi alanım eğitimsel teknolojiler, o alanın önü çok açık. Daha da tahminde bulunsaydım dijital güvenlik, yeni para ve ödeme şekilleri gibi konularda takım oluşturmaya fikir geliştirmeye çalışırdım.

Bugüne kadar kaç yatırım yaptınız?

25'in üstünde.

Ekosistemi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Benim kendi oluşturduğum ve dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleştirdiğim Dünya Bankası müfredatı ile melek yatırımcılık nedir nasıl olur adlı atölyeler düzenliyorum. İlkini, 29 Nisan'da International Finance Corporation'da Şirket Ortağım Melek Yatırım Ağı işbirliği ile vereceğiz. Bu atölyeyi TEB Özel Melek Yatırım Platformu desteği ile yapıyor olacağız. Bu atölyenin benzerlerinden ayıran farkı benim de yatırımcı olmam nedeniyle hali hazırda üzerinde çalıştığım bir yatırım üzerinden gerçek zamanlı gidip gerçek bir örnek ile pratik bilgi kazanmak olacak. "İşi beceremeyenler eğitim verir" sözünü yalancı çıkarmaya çalışıyorum bir nevi. Ayrıca, Mayıs ayından itibaren bu atölyenin devamını Anadolu'da Smart PRC aracılığıyla yapmaya hazırlanıyoruz. Haziran ayı başında da Sabancı Üniversitesinde sosyal girişimcilere vereceğim bir atölye olacak. Bir de melek yatırımcı fonları üzerine yine Dünya Bankası aracılığıyla çalışmalarım var. Kronik fon yetersizliğini çözebilecek çözümler olabilir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.