X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AB kabak tadı verdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AB kabak tadı verdi

  • Giriş Tarihi: 9.5.2014

İKV Başkanı Vardan, AB ile yürütülen ucu açık müzakerelerden şikâyetçi. Vardan "Bitiş tarihinin verilmesi lazım. Mesela 2018 olabilir" dedi.

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik görüşmeleri sürecinde etkin rol oynayan İktisadi Kalkınma Vakfı'nın (İKV) yeni Başkanı Ömer Cihad Vardan işe hızlı başladı. Yeni yönetim kurulu üyeleriyle birlikte AB müzakerelerinden vize konusuna, gümrük birliği uygulamalarından uyum sürecinin yavaş gitmesine kadar bir dizi çalışmayı aynı anda başlatan Vardan, 9 Mayıs AB Günü nedeniyle Avrupa'ya önemli mesajlar verdi. 9 Mayıs 1950, Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman'ın, Avrupa'da barışçıl ilişkilerin kalıcı şekilde kurulması ve organize bir Avrupa kurmak amacıyla verdiği kanun teklifi AB'nin ilk adımı olarak değerlendiriliyor. Ömer Cihad Vardan da AB'nin ilk adımının atıldığı 9 Mayıs nedeniyle 'Artık müzakerelerin bitişi için bir tarih verin" çağrısında bulundu. Vardan, AB ile ilişkileri SABAH'a değerlendirdi.
AB müzakere süreci sancılı geçiyor. Ucu açık bir işleyiş olduğu görülüyor. Bu sıkıntı yaratmıyor mu?
Müzakere süreci ilelebet bu şekilde devam edemez. Bir nihai tarihe odaklanılmalı. Örneğin 2018 sonuçlanması için uygun bir tarih olabilir. Bizim arzumuz bu tarihe kadar müzakerelerin tamamlanması. Artık bu iş ucu açık olmasın. Mesela 2018 yılı bitiş tarihi olarak belirlenebilir.
Burada Türkiye'nin hedefi nedir?
Hedef tam üyelik ve Türkiye'nin AB karar alma süreçlerinde ve kurumlarında hak ettiği yeri alması. Ama süreç uzarsa Türkiye'de AB sürecinin gerekli olup olmadığı bile tartışılabilir hale gelecek. Müzakereler bilinen sebeplerle tıkandı. Önümüzde açılması mümkün olan yani herhangi bir nedenle veto edilmemiş, sosyal politika ve istihdam, rekabet ve kamu alımları gibi fasıllar var. Ancak bundan sonra müzakerelerin nasıl ilerleyeceği belirsizliğini koruyor.
Olumlu bir gelişmeden söz etmek mümkün mü?
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından bloke edilen 15 numaralı enerji, 23 numaralı yargı ve temel haklar ve 24 numaralı adalet özgürlük ve güvenlik fasıllarının açılması için Türkiye ve AB'de olumlu irade var. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Başkanı Hollande gibi liderler ve AB yetkilileri bu fasılların açılmasını destekliyor. Bu konu, komisyonun 2013 raporunda da belirtildi. İki tarafa ve özellikle de AB'ye düşen bu sürecin önünü açmak için gerekli girişimlerde bulunmaktır.
Anketler halkın AB sürecine desteğinin azaldığını gösteriyor. Bu tam üyelik sürecini tehlikeye atmaz mı?
Türkiye'nin AB sürecinde bugüne kadar en önemli kayıplarımızdan biri kamuoyu desteğinin azalması oldu. Bu bir Türkiye projesi dolayısıyla sadece devlet eliyle götürülemez. Müzakerelere başladığımız 2004-2005'te Türkiye'de AB desteği yüzde 70'lerdeydi. Bugün yüzde 35'lerin altına indiğini görüyoruz.
Bir de vize sorunu var!
Hiç şüphesiz, Türkiye-AB ilişkilerinde en sorunlu alanların başında vize geliyor. Türk vatandaşları Schengen vizesi almak istediklerinde, AB'nin vize uygulaması ile karşı karşıya geliyor. Bu konuda çalışmalarımızı artırdık. Vizenin AB ve Türkiye-AB ortaklık hukukuna aykırı olduğunu biz değil, Avrupa Birliği Adalet Divanı, yani AB'nin en yüksek yargı organı söyledi. Artık herkes üzerine düşen görevleri eksiksiz yerine getirmeli.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.