X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkiye'nin dönüşümü için maestro gerek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkiye'nin dönüşümü için maestro gerek

  • Giriş Tarihi: 7.7.2014

AK Parti Milletvekili Prof. Bakır, kentsel dönüşüme tek beden gömlek mantığıyla yaklaşılmaması gerektiğini söyledi. Bakır, "Dönüşümde projeleri yürütecek bir otorite, bir maestro gerek" dedi

AK Parti Kayseri Milletvekili, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği Fakültesi'nde profesörlük yapmış Pelin Gündeş Bakır ile bir araya geldik. Kentsel dönüşümü ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini konuştuk.

Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle başlayalım. Adaylara ne diyorsunuz?
Artık Cumhurbaşkanlığı siyasi bir makam. Dolayısıyla Sayın Başbakanımız gibi 18 yaşından beri siyasetin içinde yer alan, haksız yere hapse girmek, suikast ve darbe teşebbüsleri geçirmek dahil her türlü badireyi ve taarruzu atlatarak bugünlere gelmiş, milletin gönlünde taht kurmuş bir dava adamını seçimlerde devirmek mümkün değil. Millet vesayetler sistemini bitirdiği için Başbakanımızda kendisini görüyor.

KAYSERİ'DEN OY ERDOĞAN'A ÇIKAR

Ekmeleddin İhsanoğlu'nun memleketi Yozgat. Sizin seçim bölgenize yakın. O bölgede Ekmeleddin Bey'e nasıl bakılıyor?
Kayseri tek vücut Sayın Başbakanımızın arkasında duruyor. Diğer adayların burada bir karşılığı yok. Kayseri müteşebbis bir şehir. Şunun bilincindeler: Cumhurbaşkanının Anayasa'ya göre kuvvetli yetkileri var. Böyle bir makama hayatında hiç siyaset yapmamış, devlet yönetim tecrübesi olmayan bir kişinin atanmasını Kayseri kabul etmez. Bunun ekonomi üzerinde de son derece menfi tesirleri olur.

MASTER PLAN HAZIRLANMALI

Son dönemde sık sık deprem haberleri duyuyoruz. Bu açıdan kentsel dönüşüm çok önemli. Uzman biri olarak çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kentsel dönüşüm hamlesi, depreme dayanıksız, mühendislik hizmeti görmemiş binaların oy kaybetme pahasına yıkılması doğrultusundaki güçlü siyasi iradenin bir yansımasıydı. İnsan hayatıyla siyasi iktidar arasındaki seçimi hiç düşünmeksizin insandan tarafa yapan bir felsefenin tezahürüydü. Kentsel dönüşüm için atılacak ilk ve en önemli adım şehir bazında parçacıl değil, bütüncül bir kentsel dönüşüm master plan hazırlanması. Ada bazında projeler başlayıp gerçekleştirildikten sonra bir master plan hazırlamak çok geç olur. Master plan hazırlanırken, mikro bölgeleme çalışmaları baz alınarak zemin durumu tespit edilmeli, heyelan, zemin büyütmesi, sıvılaşma vb. gibi tüm riskler de dikkate alınarak bölge bazında imar haklarına, irtifaya ve emsallere karar verilmeli. Ayrıca kentsel dönüşüm projelerini yürütecek ve planlarını hazırlayacak tek bir otorite, bir maestro lazım. İlçelerin tüm kentsel dönüşüm planları da birbirleriyle entegre olmalı.

Kentsel dönüşüm için reçete ne?
Kentsel dönüşüme herkese tek beden gömlek uyar mantığıyla yaklaşılmaması çok önemli. İstanbul'da çarpık kentleşmiş ilçelerde uygulanacak çözümler ile planlı ilçelerde uygulanacak çözümler birbirinden farklı olmalı. Planlı ilçelerde toptan göçme riski olan binalar saptanmak suretiyle noktasal, bina bazlı çözümlere gidilebilir. Ancak, çarpık gelişmiş daha düşük profilli semtlerde ise parsel veya ada bazında değil 2-3 veya daha fazla ada birleştirilmek suretiyle her türlü sosyal donatısı, yolları ve otoparkları ile kentsel dönüşüm projeleri uygulanmalı.

EMSAL ARTIŞINA 2 YIL SINIRLAMA ÖNERİSİ

Kentsel dönüşümde bazı eleştiriler var...
En çok emsal artışları eleştiriliyor. Dönüşüm için yeterli orandan fazlası verilmemeli. Verilse de aradaki farkın bir kısmı, başka alanların dönüştürülmesi için kullanılmalı. İstanbul'da nüfus yoğunluğu artışını asgaride tutmamız önemli. Ayrıca kademeli süreli imar artışı sağlanmalı. Mesela vatandaşa "Eğer iki yılda kentsel dönüşüm projesi bu bölgede başlamazsa size verilen emsal artışı iptal edilecek, eski imarınıza döneceksiniz" denmeli. Vatandaşlar müteahhitlerle değil belediyelerle muhatap olmalı.

Kentsel dönüşüm adına lüks siteler yapılmalı mı?
Belediyelerimizin, daha çok düşük ve orta gelir grubundaki vatandaşlarımıza yönelik, güneş gören ve her türlü sosyal donatıya sahip konutlar inşa etmeyi hedeflemeleri gerekiyor. Sosyal konutlar, bir yüzme havuzunu değil, medeniyetimizde yüzyıllardır örneklerini gördüğümüz gibi camiyi ve külliyesini (okul, üniversite vb.) merkezine almalı.

HAZİNE ARAZİLERİ İŞGALCİYE SATILMASIN

Son dönemde dönüşüme büyük tepki var. Ne diyorsunuz?
Kamuya, hazineye ait arazileri işgal etmiş kişi ve gruplar, kentsel dönüşüme büyük direnç gösterebiliyor. Bu kişiler ödüllendirilmemeli. Gecekondulara tapu verilmeden kentsel dönüşüm yapılmalı. Hazine ve devlet arazileri hiçbir surette işgalcilere satılmamalı. Araziler devlete ait iken dönüşüm sağlandıktan sonra gecekondunun enkaz bedeli katılım payı olarak kabul edilerek geri kalanını borçlandırmak suretiyle işgalcilere daire vermek daha uygun bir yöntem olarak düşünülebilir. Çok yoksul, kira öder gibi aidat ödeyemeyecek durumda olan vatandaşlarımız için ise devlet yardımı gerekli olabilir. Bazı kanunlarda revizyonlar yapmamız şart.

VATANDAŞI TABUT BİNADA YAŞATAMAYIZ

Siluet tartışması başlıyor o zaman...
1980 darbesi döneminde, bir anda Boğaziçi Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgelerindeki bazı araziler siluet ilan ediliyor. Hem de hiçbir bilimsel veriye dayanmadan, keyfi olarak. Boğaziçi'nin iki yanındaki koperatiflerin bazıları 40-50 yaşında yani ömrünü tamamlamış. İTÜ'deyken bunları incelemiştim. İnşaatlarda deniz kumu kullanılmış, binalarda korozyon var. Şimdi vatandaşlarımız bu çürük binaları yıkıp yerine yenisini yapamıyor. Silüet ilan edilmiş. Yani iki kat imarı var. Bunlar öngörünümde değil geri görünümde. Deniz gözükmüyor bile. Sokağın karşısında aynı kottaki başka binalar onbeş kat. Milyonlarca vatandaşımızı bu tabut binalarda yaşamaya mahkum edemeyiz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.