X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Afrika: “Gelecek henüz gelmedi”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Afrika: “Gelecek henüz gelmedi”

  • Giriş Tarihi: 31.7.2014 11:57 Güncelleme Tarihi: 31.7.2014 11:59

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) 2014 İnsani Gelişme Endeksi, “İnsani Gelişimin Sürdürülebilmesi: Kırılganlıkları Azaltmak ve Dayanıklılık Oluşturmak” başlığıyla yayınlandı.

İlknur Menlik - Sabah.com.tr
imenlik@comart.com.tr

Türkiye'nin 0.759 insani gelişmişlik puanı ile BM'ye üye 187 ülke ve bölge arasında 69. sırada yer aldığı rapora göre, Norveç, Avustralya ve İsviçre en gelişmiş ülkeler olarak yer alırken, listenin sonundaki ülkelerin büyük bölümünü ise Sahra Altı Afrika ülkeleri oluşturuyor. Sıralamanın en sonunda da Nijer bulunuyor. Rapora göre Sahra Altı bölgesi, dünyanın en büyük gelir eşitsizliğinin yaşandığı yer olma unvanını bu yıl da devam ettiriyor.

Raporun sonuçları açıkladığında, aklıma 4 yıl önceki bir yazı dizisi geldi. BBC'nin 20 yıldan fazladır Afrika'daki gelişmeleri izleyen deneyimli muhabiri Mark Doyle, 'Afrika neden fakir?' sorusuyla çıktığı yolda, çok geçmeden soruyu değiştirmek gerektiğini anladığını söylüyor. Yaklaşık 4 yıl önce bu soruyla yola çıkarak ortaya çıkardığı yazı dizisinde Doyle, "Zira yoksul olan Afrika halkı. Afrika kıtası, toprağı değil. Peki, o topraktan adeta fışkıran doğal kaynaklar, ne zaman nakde dönüşüp Afrikalının cebine girecek?" diyor. Yazı dizisini birkaç bölümde toplayan Doyle, ilk bölümde yabancıların ve sömürgeciliğin sorumluluğunu araştırıyor, ikinci bölümde ise bu dünyanın en yoksul insanları olmalarında, Afrikalıların kendi paylarına bakıyor.

Ancak Nijeryalı şarkıcı Dr. Alban'ın o ünlü 'Born in Africa' şarkısında söylediği gibi, Kara Kıta için "Geçmiş geride kaldı, gelecek ise henüz gelmedi". Bugün pek çok Afrika ülkesinden, ekonomik büyüme rekoru haberlerini duyuyoruz.

Mayıs ayında gerçekleşen Dünya Ekonomik Forumu Afrika Zirvesi'nde de, kıtanın nasıl kalkınacağı ve kaynaklarını nasıl değerlendirebileceği konuşuldu. Enerji, tarım, gıda ve madencilik, Kara Kıta'nın en fazla öne çıkan özellikleri arasında. Zirveye Çin Başbakanı da katılmıştı. BRICS ülkeleri ve özellikle Çin'in Afrika'ya olan ilgisi biliniyor. Çin'in Afrika ilgisi, günümüzde petrol ithalatının üçte birini bu kıtadan yapacak kadar artmış durumda. Bu nedenle Çin ile ABD'nin Afrika konusunda yüksek sesle atışmalarına çok defa tanık olduk. Yeri gelmişken şu taze notu da düşeyim; Çin ile ABD arasındaki ekonomik yarışta bu yıl liderlik de değişecek gibi görünüyor. Çin'in, ABD ekonomisini 2019 yılında geçmesi bekleniyordu ancak Dünya Bankası'nın yeni Uluslararası Karşılaştırma Programı'na göre beklenenden çok daha kısa sürede, 2014 yılında ABD'yi geçerek dünyanın en büyük ekonomisi olacak.

Afrika'ya tekrar dönecek olursak; enerji ve maden dışında tarım ve gıda da Kara Kıta'nın kaderini değiştirecek önemli faktörler arasında yer alıyor. Kıta, dünyanın ekilmemiş ancak ekilebilir arazilerinin yüzde 60'ına ev sahipliği yapıyor. Dahası, ekili arazilerin sadece yüzde 10'u traktör ile sürülmüş ve bu toprakların da sadece yüzde 4'ü sulanıyor. Kıta bu haliyle dünyanın erzak deposu olmaya aday. Ancak umulan gelişmelerin gerçekleşmesi için, Kıtanın yıllık yaklaşık 100 milyar doları aşan altyapı ihtiyacının da karşılanması gerekiyor.

Afrika ile ilgili bir diğer gelişme de artan tüketim harcamalarında görülüyor. Afrikalı orta sınıf dikkat çekici bir şekilde büyüyor. Son yapılan araştırmalara göre, son yıllardaki siyasal ve ekonomik istikrar, birkaç yıl önce 600 milyon dolar olan tüketici harcamalarını, 2020 yılına kadar 1 trilyon dolara yükseltecek.

Kısacası, Kara Kıta'nın bahtı kara olmayacak. Şarkıda da söylendiği gibi; "Geçmiş geride kaldı, gelecek ise henüz gelmedi".

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.