X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Her yol Rusya’ya çıkıyor (mu?)
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Her yol Rusya’ya çıkıyor (mu?)

  • Giriş Tarihi: 28.8.2014 09:59

Bugünlerde her yol Rusya’ya çıkıyor. Küresel gündemi meşgul eden finans, enerji, gıda, tarım, savunma ve daha pek çok alana ilişkin hangi haberi ucundan aralasanız; Rusya meselesi kafasını uzatıyor ve “ben buradayım!” diyor.

Rusya, Ukrayna politikası nedeniyle kendisine yaptırım uygulayan ülkelere karşı ilk hamlesini, bu ülkelerden yaptığı gıda ithalatına bir yıl süreyle yasak getirerek ciddi karşılık verdi. Pek çok uzman, bu yasaklamadan Rusya'nın daha fazla zarar göreceğini belirtiyor. Hemen her gün, ülkede gıda fiyatlarının tırmanmaya başladığı yönündeki haberleri okuyoruz. Dışarıdan görünen bu… Ancak madalyonun öbür yüzü de önemli. Mesela, İngiliz süt üreticileri Rusya'nın yasağı ile oluşan son durumu, "Vahim!" olarak niteliyorlar. The Independent'a konuşan 'Farmers for Action' başkanı David Handley: "Biz her geçen gün daha fazla süt üretiyoruz ancak bunun için pazarımız kalmadı. Şu anda uçurumun kenarına geldik yani durum çok vahim." diyor. Bana göre, abartılı olmayan, çok da yerinde bir tespit. Bir önceki yazımda, Amerika'nın gıda yasağını pek de önemsemediğini yazmıştım. Gerçekten de ABD'nin Rusya'ya yaptığı süt ürünleri ihracatı az olmasına rağmen, AB'nin durumu öyle değil. 2013 yılında süt ürünleri ihracatı, AB'nin Rusya'ya yaptığı 11 milyar Euro'luk tarım ihracatının 1,5 milyar Euro'sunu oluşturmaktaydı.

Rusya, AB'nin tereyağı ihracatındaki en önemli pazar. AB, 2013 yılında Rusya'ya 420 bin ton tereyağı ihraç etmiş. Bu miktar AB'nin toplam tereyağı ihracatının %28'ini oluşturuyor. Öte yandan, son yıllarda AB peynir ihracatının yaklaşık üçte biri bu ülkeye yapılıyordu (1 milyon 460 bin ton süt eşdeğeri peynir). Litvanya, Letonya, Estonya ve Finlandiya gibi peynir üreticisi AB ülkeleri bu yasaklardan en çok etkilenecek ülkeler. Rusya'ya ihracatta başı çeken Letonya ise yasaklamadan en çok etkilenen ülke olacak gibi görünüyor. Ambargonun Letonya süt ürünleri ticaretinin %12'sini etkilemesi (27 milyon Euro civarında) bekleniyor ama yan faktörler de devreye girdiğinde Letonya'nın GSYİH'da yüzde 10'luk bir kayıp yaşanacağı konuşuluyor.

Yani Rusya'nın ambargosunun, AB süt ürünleri endüstrisini zor durumda bırakmaya başladığı söylenebilir. Son yasakla birlikte Avrupa'da peynirler şimdiden depolanmaya başladı. Rusya'nın uyguladığı ithalat yasağından sonra AB Komisyonu'nun acil koruma önlemlerini açıklaması bekleniyordu. Komisyon nihayet birkaç gün önce, yasaktan etkilenen çiftçilere özellikle de süt üreticilerine, AB Ortak Tarım Politikası fonlarından 125 milyon Euro yardımda bulunacağını açıkladı. Ancak AB çiftçilerinin lobi örgütü olan Copa-Cogeca, sektöre yardım etmek için bundan daha fazlasının yapılması gerektiği görüşünde. Bu da aslında madalyonun öbür yüzünde de işlerin göründüğü kadar iyi olmadığını gösteriyor.

Ambargo kararı sonrasında Türkiye'nin durumuna gelince; Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Başkanı Harun Çallı'nın da ifade ettiği gibi, AB'ye Türk süt ve süt ürünlerinin ihracatının önünün açılmasıyla birlikte giremediğimiz iki büyük pazardan biri olan Rusya pazarına giriş için büyük bir fırsat doğdu. Dün (27 Ağustos), Rusya'ya ihracat yapmak isteyen ASÜD üyesi firmaların temsilcileriyle Ankara'da bir araya gelen Çallı, yaptığı genel değerlendirmenin ardından çeşitli uyarılarda bulunmayı da ihmal etmedi. Öncelikle ürün sağlık sertifikaları üzerinde en kısa zamanda anlaşma sağlanmasının amaçlandığını vurgulayan Çallı, "Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ihracat yapmak isteyen her bir firma için garanti belgesi ekinde, son bir yıl içinde yurt içi denetimlerini yaptığını belirtmesi Rusya'ya ihracat için yeterli olacak." diye konuştu.

Rusya'nın gıda ithalatında birinci sınıf, kaliteli, hijyenik ürünleri tercih ettiğine vurgu yapan Çallı, bu nedenle ihraç edilecek ürünlerde bu hususlara dikkat edilmesi gerektiğine de dikkat çekti.

Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Dairesi Başkanı Tayfun Kılıç da benzer bir uyarıda bulundu. Rusya'nın yılda 4,3 milyar dolarlık süt ve süt ürünleri ithalatı yaptığına işaret eden Kılıç; "Türkiye'nin ihracatı ise 300 milyon dolar seviyesinde. Karşımızda yılda 430 bin ton sadece peynir ithal eden bir ülke var. Bizim peynir ihracatımız ise 40 bin ton, yani bunun %10'u kadar. Rusya pazarında bırakın %10'u, %1-5 pay alabilirsek, bu, Türkiye için, hayvancılık sektörümüz için çok güzel olacak" dedi.

Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nden Kubilay Tamer ise Rusya'nın gıda ithalatına ilişkin mevzuatının çevirisinin yapılarak Bakanlığın internet sitesine konulduğunu, ihracat için yapılması gerekenler konusunda da il müdürlüklerine gerekli talimatın verildiğini söyledi.

Tamer, Rusya tarafının ambargo nedeniyle bu yıl Bakanlığın vereceği garantiyi kabul edeceğini, gelecek yıl ise denetimleri kendilerinin yapacağını vurguladı.

Bakanlık da dün yaptığı açıklamada, denetim elemanları tarafından talepte bulunan işletmelere yönelik denetimlere başlandığını, uygun bulunan ve Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğüne bildirimi yapılan işletmelere ait bildirimlerin Rusya Federasyonu'na iletileceğini kaydetti. Rusya Federasyonu'na yönelik olarak ihracat talebinde bulunan işletmeler için henüz garanti mektupları verilmediği, garanti mektuplarının hazırlanma süreci devam ettiği bilgisi de açıklamada yer aldı. Bakanlık bu çalışmaların yanı sıra, Rusya Federasyonu ile sertifikasyon ve laboratuvar analiz yöntemlerinde birlikteliğin sağlanması konularında da çalışmalarını sürdürüyor.

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Bu kadar Rusya üzerine konuştuktan sonra, meseleyi bir bütün olarak değerlendirdiğim için konuyla ilgili son dakika kulislerini de verip yazımı bitireyim.

Rusya ile ilgili gelişmelerde son olarak Rublenin uluslararası dolaşımdan men edilmesi gündeme getirildi. Önerinin sahibi, Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Ryszard Czarnecki. Ama uzmanlara göre bu kayda değer bir açıklama değil ve Rusya böyle bir yaptırımdan etkilenmez.

Karşılıklı ambargoların 3 ay içerisinde son bulabileceği de kulislerde konuşulanlar arasında. Bu ne derece gerçekleşir bilinmez. Ama kış yaklaşıyor ve Rusya henüz elindeki enerji kozunu masaya sürmüş değil. Muhtemeldir ki yaptırımlar devam ederse, bu kozu da çekinmeden kullanacak. Fitch Ratings, son raporunda Avrupa'nın daha en az 10 yıl Rusya'nın gazına muhtaç olduğunu açıkladı.

Bir kulis haberi daha… Pek çok AB ülkesinin Rusya'ya yaptırımlara derhal son verilmesi gerektiği hususunda AB Komisyonu ve Parlamento'ya gizlice baskı yaptığı söyleniyor. Bu sayı şimdilik 6 ülke ile sınırlı ancak birkaç ay içerisinde yaptırımların kaldırılmasını isteyen ülke sayısı artabilir.

Ve son olarak ABD ve Rusya, Ukrayna konusunda Finlandiya'da gizli bir görüşme yaptı. Görüşmenin Finlandiya'da gerçekleşmesi de bana göre bu ülkenin, AB içerisinde yaptırımlara karşı çıkan ülkeler arasında olduğunu gösteriyor.

Peki, ülkemiz açısından bakıldığında tüm bu gelişmelerden ne sonuç çıkarmalıyız? Bence, hangi sektör olursa olsun, ihracatta, "Her yol Rusya'ya çıkar!" rahatlığına girmemeliyiz. Hazırlıklarımızı çok ciddi yapmalı ve önümüze böyle bir fırsat çıkmışken hiçbir işimizi şansa bırakmamalıyız. Ve tabii, ne yapıyorsak biraz daha hızlı yapmalıyız. Yasakların 1 yıl süreceğinin garantisi yok ne yazık ki…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.