X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Modanın otoritesi Desa'yı koluna taktı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Modanın otoritesi Desa'yı koluna taktı

  • Giriş Tarihi: 5.10.2014

Desa, yurtdışında Desa Nineteenseventytwo koleksiyonuyla gaza bastı. Dünya moda merkezlerinde lüks butiklere girmeyi başaran firma, "modanın otoritesi" Suzy Menkes'in de markajına girdi. Menkes, ürünleri "arzu nesnesi" ilan etti

41 yıllık deri firması Desa, iki yıl önce dünya markası olma hedefiyle yarattığı Desa Nineteenseventytwo isimli çanta koleksiyonuyla yurtdışında kısa sürede önemli başarılara imza attı. Lüks segmente hitap eden koleksiyonla, İtalya'dan İngiltere'ye, Rusya'dan Güney Kore'ye 60'a yakın lüks butik ve departman store'a giren Desa, dünya moda sektörünün en ünlü eleştirmeni Suzy Menkes'in de kalbini çalmayı başardı. Koleksiyondaki çantaları "arzu nesnesi" ilan eden Menkes, Ninteenseventytwo'yu da gelecek vaat eden bir marka olarak tanımladı. Desa Yönetim Kurulu Başkanı Melih Çelet'le dünya markası olma yolunda attıkları adımları konuştuk.

Desa son yıllarda da yurtdışında atağa kalktı. Bu girişiminizden bahseder misiniz?
Global bir marka olma zamanımız gelmişti. Coach'tan Prada'ya, Marc Jacobs'tan Burberry'ye onlarca markaya üretim yaptık ve yapıyoruz. Lüks çantanın DNA'sını biliyoruz. İki yıl önce yarattığımız lüks çanta koleksiyonumuza Desa'nın yanı sıra kuruluş yılımız olan 1972'yi ekledik. Bu yurtdışındaki yüzümüz oldu.

Peki iki yılda nasıl bir yol aldınız?
Bu süreçte birçok prestijli organizasyona ev sahipliği yaptık. Sadece lüks markaları satan Excelcior gibi 45'ten fazla butikten sipariş almayı başardık. Geçtiğimiz temmuzda ise Roma'da büyük bir davet verdik. Yine orada da İtalyan aktristlerden Buvlgari, Fendi gibi markaların aile mensupları da dahil onlarca kişiyi ağırladık. Bunlar siparişe dönüşmeye başladı.

Geçen hafta Milano'da çok önemli bir davet daha verdiniz. Biraz bundan bahseder misiniz?
Geçen hafta Milano Moda Haftası'na giren ilk Türk markası olduk. Şehrin en eski saraylarından Palazzo Bovara'yı kiraladık. İtalya'nın en önemli TV yıldızları ve modanın en ünlü isimlerini ağırladık. Modanın otoritesi olarak bilinen ünlü eleştirmen ve Vogue International'ın baş editörü Suzy Menkes davetimize katıldı.

Menkes, markanız hakkında ne düşünüyor?
Desa Nineteenseventytwo'yu gelecek vaat eden bir marka ilan etti. Koleksiyonumuzdaki birkaç çantayı da "arzu nesnesi" olarak Vogue'da kaleme aldı. Böylece mutlaka takip edilmesi ve alınması gereken bir marka olarak Vogue'un dünyadaki bütün yayınlarında yerimizi aldık.

Excelsior gibi lüks butiklerdeki konumunuz nasıl peki?
Celine, Dior, Prada gibi dünya markalarıyla yan yanayız.Planımız bu marka için flagship adı verilen amiral mağazalar açmak. Paris, Milano ve Londra gibi moda merkezlerinde çalışmalarımız sürüyor.

Desa Nineteenseventytwo'da hedefiniz nedir?
Biz, Desa olarak Turquality kapsamında olan bir markayız. Ancak hedefimiz dünya markası olmak için onlarca yüzlerce mağaza açmak değil. Bahsettiğimiz lüks butiklerde olmak istiyoruz. Artık lükste trend bu. Bakın Hermes'e, Fransa'da sınırlı sayıda mağazası var.

ARTIK "MADE İN TURKEY" SORGULANMIYOR

Çelet, artık yurtdışında "Made in Turkey" etiketinin sorgulanmadığını söyledi. Geçmiş yıllarda Türk firmalarının koleksiyon oluşturmada yetersiz kaldığına işaret eden Çelet, "Artık Türk firmaları global bir duruş sergiliyor. Dünya takvimiyle aynı zaman dilimi içinde hareket ediyoruz. Şu anda benim şirketimde gelecek yazın koleksiyonu çalışıyor. Bütün firmalar koleksiyon yaratıp yurtdışından öyle sipariş alıyor. Dolayısıyla yurtdışından da saygı görüyorlar" dedi.

EN DÜŞÜK FİYATIMIZ 750 EURO
Melih Çelet, bu koleksiyonun sadece yurtdışında satıldığını söyledi. Çantanın maliyetinin ise 250-300 euro olduğunu belirten Çelet, "Ürünün fiyatını Celine'in ve Louis Vuitton'un yüzde 30 altında bir yere oturttuk. Bizde en düşük fiyat 750 eurodan başlıyor, 4 bin 500'e kadar çıkıyor. Bu, baktığınız zaman Türkiye'deki Desa algısının çok üzerinde bir fiyat. Tamamen katma değerli ve markalı ihracata odaklandık. Logosunu ise 'gizli lüks' trendine uyması için son derece yalın yaptık" dedi.

BİZ YAPTIK, BAŞKALARI DA YAPABİLİR
Melih Çelet, dünya markası olmak için emek veren şirketlere "Biz başladık, herkes de yapabilir" diye seslendi. Çelet'e göre yurtdışındaki başarının kilit noktası ürün. Armani, Max Mara, Moncler, Gucci gibi dünyaca ünlü moda markalarında çalışan veya geçmiş dönemde çalışmış olan tasarımcıları transfer ettiklerini söyleyen Çelet, kendi bünyelerinde de 10 kişilik bir tasarım ekibinin sürekli olarak görev yaptığını söyledi. İkinci önemli unsurun ise network olduğunun altını çizen Çelet, "Mutlaka katma değerli ihracata geçmeliyiz" diye konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.