X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER FED dolarda yeni bir dönem mi başlattı?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

FED dolarda yeni bir dönem mi başlattı?

  • Giriş Tarihi: 22.3.2015
FED dolarda yeni bir dönem mi başlattı?
FED dolarda yeni bir dönem mi başlattı?

FED'in parasal politikasında sıkılastırmaya gidecegine yönelik ilk isaretleri verdigi Mayıs 2013'ten bu yana dolar hemen hemen tüm para birimleri karsısında güçleniyor. Dolar rallisinin temel sebebi, iyilesen ABD ekonomik kosulları sebebi ile Fed'in politika normlizasyonuna dogru attıgı adımlar. Fed su ana kadar açıklamalarında faiz artırımına adım adım yaklasıldıgı sinyallerini verirken öte yanda Avrupa Merkez Bankası deflasyon ve zayıf Euro Bölgesi ekonomisi ile mücadele edebilmek adına gevseme adımları attı. Iki büyük merkez bankasının parasal politika baglamında zıt yönlerde hareket etmesinin sonucunda euro/dolar paritesinde ciddi hareketlenme oldu. Dolar, euro ve gelisen piyasa para birimleri karsısında sert deger kazanımları yasarken euro deger kaybetti. Ancak dolardaki sert yükselis ABD ekonomisinin rekabetçi gücüne zarar verdiginden hem yetkilileri hem de finansal piyasaları mutsuz etti. 18 Mart'ta sonuçlanan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından yapılan açıklamada Fed, "sabırlı" ifadesini kullanmadı ve enflasyonun yüzde 2 hedefine dönecegine dair "makul derecede güven"´ olusunca ve istihdam piyasalarında iyilesme devam ettigi takdirde faizlerin artacagını söyledi. FOMC toplantısının ardından yapılan açıklamada, "Sözlü ileriye dönük yönlendirmede yapılan bu degisiklik Fed´in ilk artırımın zamanlamasına karar verdigine isaret etmiyor" denildi. Açıklamada faizlerin Nisan ayı FOMC toplantısında artırılmasının muhtemel olmadıgı da vurgulandı. Fed, toplantı sonunda büyüme tahminlerini de asagı yönlü revize edince, faiz artırımının tahminlerden daha geç gelebilecegi beklentileri arttı. Goldman Sachs'ın Cuma günü yayınlanan raporunda, "Fed'in güvercinligi kısa vadede bir rahatlama getirebilir ancak 12 aylık dönemde gelisen piyasa para birimlerinde zayıflamaya sebep olan faktörlerin (cari açık, emtia fiyatlarında zayıflama, düsük enflasyon) hala mevcut olacagını düsünüyoruz" denildi. Raporda, gelisen piyasa merkez bankalarının Fed'in güvercinligine karsılık güvercin hamleler yapmaları halinde orta vadede gelisen piyasa tahvillerinin destek bulabilecegi ancak para birimlerinin yasadıgı yükselisin ortadan kalkacagı belirtildi. Goldman analistleri, "Euro/dolar paritesinde daha fazla düsüs beklentimize baglı olarak özellikle Orta ve Dogu Avrupa para birimlerinde zayıflık görülebilir." dedi. Fed Baskanı Yellen, faizin Haziran ayında artırılması ihtimalinin sürdügü yönünde açıklama yapsa da artık yatırımcılar bu ihtimali daha düsük görüyor. Ancak Deutsche Bank G10 kur stratejisi birimi baskanı Alan Ruskin, "Dolardaki güçlenmenin Fed politikasını etkiledigi bir sürece girilmis olsa da ekonomi yeteri kadar güçlü olursa Fed Haziran'da faiz artıracaktır ancak sıkılastırma süreci doların zayıf olması halinde gerçeklesecegi kadar sert olmayacak" diyor. BNP Kuzey Amerika döviz stratejisi birimi baskanı Dan Katzive de dolarda yükselis beklentisinin hala güçlü oldugunu ve geri çekilmelerin daha önceki yükselis hareketinden faydalanamayan yatırımcılar tarafından alım fırsatı olarak degerlendirilebilecegini ileri sürüyor.

DOLARDA YÜKSELİŞ, EURODA DÜŞÜŞ TRENDİ SÜRECEK Mİ?

Fed, ilk defa Mayıs 2013'te politika normalizasyonuna dair açıklama yaptı. O zamandan bu yana Euro/dolar paritesinde asagı yönlü hareket devam ediyor.

Tuncay Turşucu- İntegral Menkul Değerler Araştırma Direktörü

FED KARARLARI GENEL ALGIYI DEĞİŞTİRMEDİ
ABD Merkez Bankası (Fed) 18 Mart tarihindeki Açık Piyasa Komitesi toplantısında faizlerde beklentilere paralel olarak değişikliğe gitmedi. Bununla birlikte açıklama metninde sürekli kullanılan "sabır" ifadesi çıkarıldı ve enflasyona yönelik "makul güven " kelimesi getirildi. Makul güveni şu şekilde algılıyoruz; Fed faiz artırımı için istihdam piyasasında daha fazla iyileşme olmasını bekleyecek ve orta vadede enflasyonun %2 hedefine yükseleceğine yönelik makul düzeyde güven duyulacak gelişmeleri gözlemleyecek. Ancak bunların dışında Fed'in yayınladığı projeksiyonlarda, 2015 yılına yönelik büyüme beklentilerini %2.3-%2.7 seviyesine doğru aşağı yönlü revize ettiği görülüyor. İşsizlik oranında %5-%5.2 seviyesine doğru ve yine aşağı yönlü revizyon var. Çekirdek olarak hesaplanan kişisel tüketim harcamaları enflasyonu ise %1.3- %1.4 aralığına aşağı yönlü revize edilmiş durumda. Manşet kişisel tüketim %0.6-0.8 seviyesine nerdeyse yarı yarıya revize edilmiş. Kişisel tüketim harcamalarındaki artış TÜFE verisi için önemli bir deflatör özelliği taşıyor. Enflasyon projeksiyonlarının aşağı yönlü revize edilmiş olması, buna ek olarak büyümenin aşağı yönlü revize edilmiş olması sebebiyle açıklamanın ardından Dolar Endeksi 99.7 seviyesinden 97.2 seviyesine kadar geriledi. Buna karşın, açıklamanın aslında faiz artırımına yönelik genel algıyı ve dolardaki genel trendi etkileyecek nitelikte olmadığı söylenebilir. Dolar Endeksi geri çekildiği 97.2 seviyesinden hızla 99 seviyelerine yükseldi. Dolar Endeksi'ndeki harekete paralel USDTRY kuru 2.57 seviyesinin altına sarkmasının ardından tekrar 2.60 seviyelerine yükseldi. Dolar Endeksi'ni 97.50-100 aralığında takip ediyoruz. Bu aralıkta seyir sürdüğü sürece, USDTRY kurunda da 2.57- 2.65 aralığında dalgalanma sürebilir.

Artunç Kocabalkan - IFC-I Başkanı

FED YÜKSEK FAİZ, GÜÇLÜ DOLAR İSTİYOR
2008'den beri yaşanan tüm krizlerin nedeninin Amerikan bankalarının açgözlülüğü olduğunu söyleyen kişi ABD Hazine Bakanı Geithner. Geithner, 2012 yılında yaptığı bir konuşmada, "Finansal kriz aptallık, açgözlülük ve risk alma ile umut etme konusunda gösterilen dikkatsizlikler sebebiyle yaşandı." demişti. Mortgage kriziyle başlayan, Lehman'ı batıran, insanları evsiz bırakan, Arap ülkelerinde siyasileri deviren, Rusya'ya diz çöktüren, dünyayı derin bir ekonomik durgunluğa götüren tüm gelişmelerin nedeni açgözlülük. Finansal sistemler, ekonomik yapılar ne kadar karışık gözükse de özünde problem aynı: Açgözlü olmayacaksın; ne ifrat ne tefrit yapacaksın. Bunu gören TCMB düşük faiz döneminde Türkiye'nin sıcak para cenneti olmaması için faizleri düşürerek Türkiye'nin yeni bir sıcak para krizi yaşamasını engellemişti. Ama sonrasında TCMB, özellikle de iletişim politikası çöktü hatta enflasyonu düşürmek için gerekli en önemli silah olan iletişim politikası ortadan kalktı. Çevre şartları ne olursa olsun durumu idare etmeye çalıştı ve kimseye yaranamadı. Peki Fed ne yaptı? Bir yandan likidite pompalayarak ABD ekonomisinin toparlanmasını sağlarken öte yandan iletişim politikasını kullanarak tüm dünyayı yapacağı faiz artışına ve güçlü dolara alıştırdı. Fed, bugünlerde faiz artırmasa da doların gücünü koruyacağını ve paranın ABD'ye akacağını biliyor. Peki bu durumda Türkiye'nin konumu ne olmalı? Fed belli ki yüksek faiz, güçlü dolar istiyor. Bunun doğal sonucu zaten düşük Türk Lirası olacak. Türk Lirası'nın diğer para birimlerinden fazla değer kaybetmesi Türkiye'nin olduğundan fazla riskli algılanmasına neden olabilir. O yüzden TCMB bir an evvel iletişim politikasını düzelterek ne yapacağını ve nasıl yapacağını daha net ortaya koyacak bir iletişim politikası izlemeli.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.