X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hintliler Köşebaşı'na göz dikti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hintliler Köşebaşı'na göz dikti

  • Giriş Tarihi: 12.4.2015
Hintliler Köşebaşı'na göz dikti
Hintliler Köşebaşı'na göz dikti

Garsonluktan patronluğa geçen Ali Akkaş, ünlü restoran zincirlerinin yakın takibinde. Hintli bir gruptan 100 restoran için teklif aldıklarını söyleyen Akkaş, "Çalışmalarımız sürüyor" dedi

20 yıl önce garsonluğu bırakıp patronluğa soyunan Köşebaşı restoranlarının sahibi Ali Akkaş, bu sürede 3 kıtada 7 ülkede 30 şubeye ulaştı. Akkaş, yılda 40 milyon dolar ciro yapan şirketini büyütmek için yurtdışında işbirliklerine yeşil ışık yakıyor. Körfez bölgesinde yatırımlarının devam edeceğini anlatan Akkaş, son olarak Hintli bir grubun kendileriyle temasa geçtiğini ve birlikte çeşitli ülkelerde 100 restoran açmak istediklerini anlattı.

Son yıllarda yurtdışına yaptığınız yatırımlarla dikkat çekiyorsunuz? Yatırımlarınız sürecek mi?
Artık asıl büyümemiz yurtdışında olacak. Körfez'e odaklandık. Çünkü orada ciddi bir müşteri kitlesine ulaştık. Ancak Avrupa'da da büyümek istiyoruz. Özellikle hedefimde Londra var. 20 yılda 30 şubeye ulaştık. Amacımız 30 yılda bu sayıyı 50'ye çıkarmak. Önceliğimiz Avrupa. Burası olursa 70 şubeye de ulaşabiliriz.

Yurtdışında gözünüzün olduğu başka ülkeler yok mu?
Geçen sonbaharda Hinli bir grup geldi. Birlikte 10 yılda Malezya ve Tayland'da 100 şube açmayı teklif ettiler. 3-4 ay kadar görüştük. Ancak bu çok büyük bir operasyon. Biraz süre istedik. Şu an o pazarları araştırıyoruz. 2-3 bin kişilik restoranlar açmak istiyorlar.

Kuzey Irak ve İran için ne düşünüyorsunuz?
Körfez'deki ortağımızla birlikte önümüzdeki yıl Kuzey Irak ve İran'a girmeyi düşünüyoruz. Şu anda orada yerler bakılıyor. Özellikle İran'a ağırlık veriyoruz.

ANADOLU'DA MARKA BAKIYOR


Markanızı satın almak isteyen yatırımcılar var mı?
Çok ciddi teklifler geliyor ama satmayı düşünmüyorum. Çünkü benim işim bu başka bir iş yapmayı bilmiyorum. Satsam da gidip bir lokanta daha açarım. O zaman da doğru olmaz. Ama satın alma yapabiliriz. Anadolu'da yerel markalar var. Bunları alıp, elden geçirip büyütmek istiyoruz.

Anadolu'dan Köşebaşı için talep alıyor musunuz?
Anadolu'nun her yerinden büyük talep var. Ama şimdilik düşünmüyoruz. Bizim hazır olup kendi standartlarımıza göre altyapıyı da kurmamız, ekibi ona göre yetiştirmemiz lazım. Şimdilik çok düşünmüyoruz. Ama bünyemize yerel markalar katmak istiyoruz. Urfa, Antep ve Mardin'de başarılı olmuş ustalar var. Onlarla görüşüyoruz. Körfez ülkelerine gittiğimizde onları da yanımızda götürmek istiyoruz.

Arap müşterileriniz en çok neyi tercih ediyor?
Kebabın her türlüsünü yiyorlar. Mezeyi de çok seviyorlar. Yurtdışında en yüksek ciroyu Suudi Arabistan'daki Riyad ve Cidde şubelerimizin yanı sıra Dubai'deki restoranlarımız yapıyor. Bu nedenle bölgede yatırımlarımıza ara vermeden devam edeceğiz. Çok yakında Katar ve Bahreyn'de şube açacağız. Ama Avrupa pazarını da çok yakından takip ediyoruz.

70 METREKARE EVDE OTURUYORUM

Ali Akkaş, yeni bir sektöre girmeyi düşünmediğini söylüyor. Akkaş, "Ümraniye'de 70 metrekare evde oturuyorum. Yeni aldım, kredi borcunu ödüyorum. Villada oturmak gibi hayallerim yok. Sonuçta ben 'Hamal Aziz'in oğluyum ona göre yaşarım. Lükste gözüm yok. Biz hep korku içinde yaşarız. Garsonluktan gelmeyim o günlerimi unutmuyorum. Elimdekini kaybetme korkusu vardır bende. Bu yönde çok kötü örnek gördük. Onları hep örnek alırım kendime. Onlarla sohbet ederim. İbret alırım. Benim arabam bile kiralık. Gün içinde ulaşım için metro ve tramvay kullanırım. Metro kartım var" dedi.

BİR PORTAKALI 3 GÜNDE YERDİK

İstanbul'un en meşhur kebap restoranlarından biri olan Köşebaşı'nın sahibi Ali Akkaş, "Çocukken doğru düzgün et yiyemezdik. Ancak çok hastalanan ve öleceği kesinleşen hayvanlar kesilirdi. Etler güneşte kurutulur, kışın azar azar yemeklere konurdu. Bir defada oturup bir kilo et yemek diye bir şey yoktu. Annem yağda kuru üzüm ve kayısı kızartırdı çok severdik. Köye kışın çok nadiren portakal gelirdi. Yemeye kıyamadığımız için bir portakalı 3 günde bitirirdik. Kabuğunu sobada kuruturduk. Kabağı salatalık diye yerdik. Soğan ve patates boldu. Çok değişti Türkiye" diye konuşuyor.

YAZLIĞA DEĞİL KÖYÜME GİDİYORUM

12 yaşında Sivas'ın Zara ilçesindeki Bolucan köyünden ayrılan Ali Akkaş, köyüne çeşitli sosyal sorumluluk projeleriyle destek veriyor. Aynı zamanda Zara Sanayici ve İşadamları Derneği (ZASİAD) Yönetim Kurulu Üyesi olan Akkaş, ilçelerine yaptırdıkları üniversitenin bu yıl ilk mezunlarını vereceğini söylüyor. Beydağları'nın eteğinde yolları olmayan köylere yönelik proje geliştirdiklerini söyleyen Akkaş, "Emekli olup doğdukları yerlere göç eden çok insan var. Ben de bunlardan biriyim. 8 yıl önce 40 kişilik bir ekip köyümüzde 15 ev yaptık. Meyve bahçeleri kurduk. Kiraz, ceviz, elma, erik ve böğürtlen yetiştiriyoruz. Ben yazlığa gitmek yerine oraya gidiyorum. Benim en büyük lüksüm köyüme gitmek" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.