X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 55 yıldır bitmeyen serüven
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

55 yıldır bitmeyen serüven

  • Giriş Tarihi: 22.4.2015 12:31
55 yıldır bitmeyen serüven
55 yıldır bitmeyen serüven

Aşçı yamaklığı yapan Eyüboğlu, âşık olduğu kadın tarafından eğitimsiz olduğu için reddedilince 23 yaşında liseye başladı, doktora yaptı, dershane açtı. Şimdi 2 bin 500 öğrencili Eyüboğlu Eğitim Kurumları’nın sahibi

22 Nisan 1985... Kış çoktan terk etmişti İstanbul'u. Şehir griden çıkmış, yüzüne kan gelmişti. Pembe ve mora bürünen boğaz, bu haliyle güzel bir genç kızın gerdanlıkla süslediği ince ve uzun boynuna benziyordu. Çünkü İstanbul'da mevsim erguvandı. Baharı müjdeleyerek açmışlardı. Erguvanlarla birlikte gelen bahar heyecanı Mecidiyeköy Atakan Sokak'taki 14 nolu binada daha coşkulu yaşanıyordu. "Türkiye'nin en iyi gazetesi" SABAH bu binada, bir erguvan mevsiminde doğdu. Daha ilk günde gazetenin neredeyse tamamı satıldı. SABAH'ın bu ilk sayısını okuyan binlerce İstanbulludan biri de 45'li yaşlarda bir akademisyendi. O ilk sayının çıkarılışındaki telaşı, heyecanı, başarının verdiği özgüveni tanıyarak okuyordu her satırı. 1985 yılı SABAH gibi onun da doğum tarihi sayılırdı. Bugün 2 bin 500'den fazla öğrencisi olan Eyüboğlu Eğitim Kurumları'nın Başkanı Dr. Rüstem Eyüboğlu, ilk okulunu bu tarihte açtı. O günden beri de erguvanları hiç solmadı. 30 yıldır her öğrenci ona yeni bir baharı müjdeliyor.

ZEYTİNİ ÜÇ KEREDE ISIRIN

Eyüboğlu Rize'nin Çayeli ilçesinde doğdu. 1941'de okula başladı.Baba gemiciydi, gurbetteydi. Yokluk ve sefalet Çayeli'ndeki o evde gittikçe büyüyordu. Anne çocuklarını kurtarmak için İstanbul'a gitmeye karar verdi. Koca şehirde varolmak daha zordu. Aileyi geçindirmek çocuk yaştaki Rüstem'e düştü. Gazete sattı, ayakkabı boyadı. Çok çalışıyordu. Ama yetmiyordu. Anne aldığı bayat ekmekleri 5 kardeşe birkaç zeytinle yedirirken sıkı sıkı tembihliyordu: "Hemen öyle yutmayın, zeytini ısıra ısıra, üç kerede yiyin"

DENGİM DEĞİLSİN!

Rüstem bu yokluklar içinde 22 yaşına geldi. Bir gemide aşçı yamağı olarak çalışmaya başladı. Gemi yurtdışına da çıkıyordu. Ama o her limanda sevgilisi olanlardan değildi. Bir kıza vurgundu. Aklı fikri ondaydı. Gittiği her ülkeden kız arkadaşına naylon çorap, gecelik, ruj, oje alırdı. Yine bir seferden eli kolu dolu dönmüştü. Karaköy'deki Tarihi Liman Lokantası'nda buluştular. Rüstem pat diye sordu kıza: -Benimle evlenir misin? Kız bir an duraksadı. Şaşkınlığı böyle bir teklif almasından değil, Rüstem'in böyle birşeye cesaret etmesinden kaynaklanıyordu. Mağrur bir ifadeyle "Sen benim dengim değilsin. Ben lise mezunuyum. Sen eğitimsizsin" dedi.

ÖĞRENCİLERE DERS VERDİ

Rüstem'i hiçbir yokluk bu kadar vurmamıştı. Kitabı yoktu, defteri yoktu, ayakkabısı yoktu, zeytini yoktu, parası yoktu...Hiçbir yoksunluk Türkçe'deki bu yokluk eki "–siz" kadar fakir hissettirmedi. Kız arkadaşının "Eğitim"in sonuna yapıştırıverdiği bu yokluk eki hayatının dönüm noktası oldu. Kendini eğitime verdi. Ortaokulu dışarıdan bitirdi. 23 yaşında Vefa Lisesi'ne başladı. Üniversiteyi kazandı. Yıldız Teknik Üniversitesi elektronik bölümünü bitirdi. O sırada para kazanmak için özel ders de veriyordu. Bir gönül kırıklığı işte bu zamanlar O'nu gerçek sevdasıyla karşılaştırmıştı. Kendisinden ders alan öğrencilerin temel eğitimlerinin yetersiz olduğunu görmeye başlamış, lise ve ortaokul seviyesindeki gençlere tam teşekküllü bir eğitim vermenin hayallerini kurmaya başlamıştı. Daha sonra yedek subay olarak askere gitti.

SUBAY MAAŞIYLA DERSHANE

Askerdeyken aldığı maaşları biriktirerek 3500 lira ile 1970 yılında Arı Dershaneleri'ni kurdu. Ardından İngiltere'de doktora yaptı. "Benim gerçek sevdam" dediği eğitimle bu kadar içiçe olduğu dönemde hayat arkadaşıyla tanıştı. Kendisi gibi bir eğitim aşığı olan Buket Eyüboğlu ile evlendi. Bugün 7 farklı noktada toplam 12 okulu var. Bu yıl Burçak Eyüboğlu Batı Ataşehir Anaokulu, İlkokulu, Ortaokulu ve Doğu Ataşehir Anaokulu olmak üzere 4 yeni okul daha açacak.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.