X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Düşük faiz ve düşük kur seviyesine ulaşacağız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Düşük faiz ve düşük kur seviyesine ulaşacağız

  • Giriş Tarihi: 22.4.2015 13:23 Güncelleme Tarihi: 22.4.2015 13:25
Düşük faiz ve düşük kur seviyesine ulaşacağız
Düşük faiz ve düşük kur seviyesine ulaşacağız

Önümüzdeki dönemde gündemin stabilize olmasıyla birlikte taşların yerine oturacağını belirten Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, “Seçimlerin başarıyla geçilmesinden sonra arzulanan düşük faiz-düşük kur seviyesine ulaşılır” dedi.

Türkiye ekonomisinin 2001 krizi sonrasında, kamu sektöründen bankalarına kadar kapsamlı bir yapısal değişim geçirdiğini hatırlatan Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, enflasyon tek haneye indirilirken, ekonominin yüzde 5'e yakın bir hızla büyütüldüğünü ve kişi başına milli gelirin kısa sürede 10 bin doların üzerine çıkarıldığını söyledi. Ateş, "Uygulanan modelde büyümenin ana motoru ülkenin kendisine has özelliklerinden de güç alan iç tüketim ve ağırlıklı iç tüketime yönelik yapılan yatırımların finansmanıydı. Artan borçluluk ve yüksek cari açık bu sürecin riskleri olarak ortaya çıktı. Ama yapısal olarak önemli bir değişiklik geçirmiş olan kamu sektörü ve bankacılık sistemi bu risklerin doğru bir şekilde yönetilmesini sağladı. O nedenle de Türkiye ekonomisi dünyada yaşanan krizlerden de diğer ülkelerinki kadar etkilenmedi" dedi.

% 3 BÜYÜME SÜRDÜRÜLEMEZ

2010 yılında ihtiyati olarak alınmaya başlanan tedbirlerle ekonomi yavaşlamaya başlayınca bu risklerin de azalmaya başladığını ifade eden Ateş, " Dünyada gerileyen emtia fiyatları da buna önemli bir katkı yaptı ve artık Türkiye ekonomisi yılda yüzde 3 civarında büyürken enerji açığı dışında cari fazla veren bir konuma geldi. Ne var ki, aynı zamanda da kişi başına milli gelirin 10-11 bin dolar arasında sıkışması yüzde 3 civarındaki bu büyüme oranını uzun süre sürdürülemeyeceğini ve bunun için yeni bir ekonomik yapısal reform sürecinin başlamasının gerektiğini gösteriyor" diye konuştu.

TEKNOLOJİ İLE GÜÇLENDİK

Bankacılık sektörünün dünyada inovasyona dayalı bir gelişim sürecinden geçtiğini ve Türk bankacılık sektörünün de bunu takip ettiğini ifade eden Ateş, Türk bankalarının teknolojiye yatırım yaparak alt yapılarını güçlendirdiğini ve dünyada üst düzeye geldiğini kaydetti. Denizbank'ın da inovasyona dayalı gelişimi bakış açısının merkezine yerleştirdiğini ve teknolojik gelişmeleri takip etmede lider konumda bulunduğunu hatırlatan Ateş, " Inter-Vision Bankacılık Platformumuz sayesinde geliştirdiğimiz ürün ve hizmetler dünyanın en inovatif bankası ödülünü aldık. Ayrıca bu sistem ile Türkiye'de ve yurtdışında birçok bankaya teknoloji satar hale geldik. Finansal hizmet sektörünün bankacılık yönetimi alanında dünya çapında en saygın kurumlarından ABD merkezli Bank Administration Institute (BAI) ve ABD Bankalar Birliği (ABA) tarafından inovasyon alanında verilen 2014 yılı BAI Bankacılık İnovasyonu Ödülleri'nde 3 ayrı kategoride 5 inovasyon projesi ile "Dünyanın En İnovatif Bankası" seçildik. Toplam 105 finansal kuruluşun 220 proje ile başvuruda bulunduğu yarışmada, Türkiye'yi final sahnesinde temsil eden tek kurum olduk" dedi.

FED ACELE ETMEYECEK

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasının global piyasaların gündemindeki konuların başında yer aldığını kaydeden Ateş, "Piyasaların yapısı itibarı ile fonlama hala daha ziyade ABD doları cinsinden oluyor. Bu nedenle Fed'in faiz artışı hem ABD doları cinsi borçlanma maliyetini artırması hem de uzun vadeli faizlere de yansıyacağı varsayımıyla ABD doları cinsinden yatırımların cazibesini arttıracak. Bu da Türkiye dahil gelişmekte olan ülkelerin dışarıdan yatırımları cezbetmek için daha fazla getiri sunmak zorunda kalabilecekleri anlamına geliyor. Genel beklenti, Fed'in bu yıl ortasında politika faizini artırmaya başlaması ve artırım da ölçülü yapılacak olması. Bu çoğunlukla fiyatlarda. Ben ABD ekonomisi ve global ekonomideki gelişmelere bakarak faiz artırımının biraz daha geç ve beklenenden de yavaş olabileceğini düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

SORUNSUZ YÖNETİLİR

2015'in, bankacılık sektörü açısından da 2014'ün benzeri zor bir yıl olacağına işaret eden Ateş, "Sermaye kârlılığının yüzde 10-11 civarında seyrettiği; düşen kârlılığa paralel sermaye yeterlilik oranının gerilemeye devam ettiği; kredi büyüme oranlarının bu yıl olduğu gibi yüzde 15 civarında kalacağı bir yıl olacak. Mevduattaki düşük artışa paralel kredi/ mevduat oranı 2013 sonunda yüzde 108 iken 2015 Mart ayında yüzde 112'ye kadar yükseldi. Bankalar mevduatlarını toptan fonlama kaynakları ile dengeleyerek kredi artışını devam ettirebiliyorlar. Sorunlu krediler oranının kredilerdeki düşüşe ve ekonomideki yavaşlamaya paralel 2014'te yavaş yavaş yükselerek yüzde 2.7'den 3'e yükseldiğini izlemiştik. Ama aynı zamanda bankaların bunu doğru bir şekilde sorunsuz yönetebileceklerini düşünüyorum" diye konuştu.

SABAH birçok yeniliğe imza attı

Sabah gazetesi ile ilgili olarak da değerlendirmede bulunan Ateş, "Türk basın hayatının önemli temel taşlarından olan Sabah gazetesi, kurulduğundan beri sürdürmüş olduğu habercilik anlayışıyla hem medya dünyasında birçok yeniliğe imza atmış hem de çok sayıda önemli fikir insanının yetişmesine hizmet etmiştir. Merak edilen tüm alanlarda doyurucu içeriği ile okuyucusunu kucaklayan Sabah gazetesine nice 30 yaşlar diliyorum" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.